*** Eğitimdir ki bir milleti ya özgür, bağımsız, şanlı, yüce bir sosyal toplum hâlinde yaşatır veya bir milleti esaret ve sefalete terk eder.M.Kemal ATATÜRK ***
TASARRUF ÜZERİNE

               Günlük yaşantımızda yaptığımız her iş ve harekette direk yada dolaylı olarak mutlaka bir enerji kullanıyoruz. Ancak insanlarımızın, kullandığımız bu enerji kaynaklarını yerli yerinde ve yeterli düzeyde kullanmada ciddi problemleri var.
               Günlük hayatta kullandığımız enerji kaynaklarını elektrik enerjisi, su ve sudan elde edilen enerji, Güneş enerjisi, petrol ve türevlerinden elde edilen enerji, yakıtlardan elde edilen enerji vb. şeklinde sıralayabiliriz. Ülkemiz akarsularına baktığımız zaman enerji potansiyellerinin oldukça yüksek olduğunu görmekteyiz. Fakat bu potansiyelden yeterli düzeyde yararlanamıyoruz. Yararlandığımız kısmında da malesef ısrafı önleyemiyoruz. Düşünelim günlük yaşantımızda kaç kere boşa yanan bir lambayı söndürdük, boşa çalışan bir elektrikli cihazı kapattık yada cevremizdekileri elektrik ısrafı konusunda uyardık. Petrol bakımından dışa bağımlı bir ülkeyiz. Fakat dünyaya baktığımızda nüfusuna göre herhalde en fazla petrol ve türevleri ile çalışan araçların ülkemizde bulunmakta. Ve bu araçlarıda yerli yerinde kullanmada çiddi sıkıntılarımız var. Örnek verecek olursak yürüyerek gidebileceğimiz yerlere araçla gitmeyi tercih ederiz. Karayollarına baktığımız zaman tek başına bir araçla seyir halinde olan bir çok insan görürüz. Daha az enerji kullanan ve daha çok insan ve yük taşıyan tren ve gemi gibi ulaşım ve taşıma araçlarını fazla tercih etmeyiz. Halbuki kullandığımız araçlarda yakıt olarak kullanılan enerji kaynaklarının büyük çoğunluğunu dışarıdan alıyoruz. Bunları alırkende dışarıya ciddi miktarda para veriyoruz. Isınmada kullandığımız yakıtları da kullanırken oldukça ciddi boyutlarda israfa sebebiyet veriyoruz. Örnek sobalarımızı doğru yakmayı bile çoğumuz bilmiyoruz. Üstten yakılan sobalarda kullandığımız yakıtlardan daha çok enerji elde edilebilirken çoğumuz sobalarımızı alttan yakıyoruz. Yine yapılan hesaplamalara göre her yıl çeşitli şekillerde ısraf ettiğimiz ekmek sayısı, Avrupa kıtasının ısraf ettiği ekmek sayısından daha fazla.
               Gelin ısrafı önlemede daha titiz olalım. Ekmek alırken yeteri kadar alalım, yemek yaparken sonradan dokmeyecek miktarda yapalım, günlük yaşantımızda nerede olursa olsun boşa yanan bir lambayı, boşa akan bir musluğu kapatalım, bir yere yürüyerek gitme imkanımız varsa, oraya araçlarımızla gitmeyelim. Geri dönüşebilecek atıklarımızı gerekli yerlere ulaşmasını sağlayacak bir şekilde atalım. Hepsinden önemlisi de çocuklarımızı ısrafın ailemize ve ülkemize verdiği zararlar konusunda eğitelim. Unutmayalım ki ısraf dinimizce de haram sayılmaktadır.

Adem KÖRDİŞ
Akçabel İlköğretim Okulu Müdür Yardımcısı