|
|
BALIKESİR TARİHÇE
|
|
|
|

Balıkesir çevresinde bulunan pekçok höyük, iskan edilmiş mağara
ve düz yerleşim yerinde
yapılan araştırmalarda ele
geçen bulgular, buralarda
bilinmeyen çok eski
zamanlardan MÖ 8000-3000
yılları arasında
yerleşilmiş olduğunu ortaya
koymaktadır.
Bu arada Yortan Mezarlığı"nda
yapılan çalışmalar, burada
bir mezar kültü olduğunu
ortaya çıkarmıştır. Hitit
metinlerinde ASSUVA
diye anılan Batı Anadolu"nun
bu bölgesi Antik çağda
MYSIA diye anılmakta
idi. MÖ 3000-1200 yılları
arasında bu bölgede farklı
diller konuşan Pelasg
ve Leleg kolonileri
kurulmuştur.
4. Truva döneminde (MÖ
1800-1250) Antik çağda İda
diye anılan Kaz dağları
eteklerinde geçen efsanevi
Truva Savaşları bölge
halkını da derinden
etkilemişti. Homeros"un
Odeseus"unda anlatılan
Argonotlar Arteka (Erdek) ve
Kyzikos"a bu dönemde
geldiler.
MÖ 1200"de Anadolu"nun
batısındaki halkların
başlattığı "Deniz
Kavimleri Göçü" önlerine
gelen herşeyi yakıp yıkarak
ilerlerken ancak MÖ 1190"da
Mısır önlerinde
durdurulabildiler. Geri
dönenler Anadolu ve
Suriye"de boş buldukların
yerlere yerleştiler. Bu
tarihten sonra Hitit
Krallığı ile ilgili bilgiler
tamamen kesilmektedir.
MÖ 790-Miletoslu göçmenler,
Kyzikos ve Prokonnes"te
koloniler kurdu. MÖ 680-Kyzikos"a
büyük bir Miletos göçmen
grubu daha geldi.
Kyzikos"un "Altın çağı"
başladı.
MÖ 600"lerden itibaren Mysia
bölgesi de Pers
İmparatorluğu etkisi
altına girdi.
Batı bölgesi Satraplık
merkezi Deskileion
(Ergili Köyü) idi.
MÖ 546-547"de Persler
Atina tarafını tutan bütün
Adramytion"luları
öldürttü.
MÖ 500"de Persler"e karşı
yapılan Ionia
ayaklanmasına bölge
kentleri de katıldı. 494"de
isyan bastırıldıktan sonra
Mysia"da bulunan kentler de
cezalandırıldı.
MÖ 480"de Pers İmparatoru
Kserkses Yunanistan üzerine
sefere çıkarken Mysia
bölgesinden geçti
(Maraton Savaşı).
MÖ 478-477 Mysia
kıyılarındaki şehir
devletleri de Aktika-Dellos
deniz birliğine katıldılar.
MÖ 410 Kyzikos"u saran
Persler"e karşı yardıma
gelen Atinalı Alkibiades
Bandırma Körfezinde
yaptığı deniz savaşını
kazandı.
MÖ 334 Makedonya"lı Büyük
İskender Çanakkale
Boğazından Anadolu"ya geçti.
Biga yakınlarında Granikos
çayı 3. Dareios"un Pers
ordusunu yendi. Bölge
Persler"den temizlendi.
MÖ 323 İskender"in Babil"de
ölümü üzerine generalleri
arasında çıkan savaşlardan
sonra Mysia bölgesi
Selevkos"lara bağlandı.
MÖ 238-263"te Bergama hakimi
olan Fletairos döneminde
bölge bergama yönetimini
altına girdi. MÖ 133"te
Bergama Kralı Attalos 3.Filometor"un
vasiyeti üzerine bölge Roma
hakimiyetine geçti.
MÖ 88"de Adramytion
hakimi Diador, Pont Kralı
Mitridates"in tarafını
tutarak çevrede bulunan
Latince konuşan binlerce
insanı öldürttü. Sonra da
Romalıların intikamından
korkarak intihar etti. Roma
İmparatorluğunun ikiye
bölünmesinden sonra (MS 395)
buraları da merkezi Bizans
olan Doğu Roma yönetiminde
kaldı. Bu devirde Balıkesir
ve çevresi Bizans eyalet
sistemi içinde OBSİKİON
Theması teşkilatı içinde
kaldı. Körfez bölgesi bu
thema içinde Noecastron
Theması"na bağlı idi.
MS 670"de İstanbul"u
kuşatmaya gelen Arap ordusu
Kyzikos"u ele
geçirerek yedi yıl burada
kaldılar. 718"de ikinci defa
İstanbul"u kuşatmaya gelen
Ararplar Bergama ve
Edremit bölgesini
yağmaladılar.
1071 Malazgirt zaferiyle
Anadolu kapılaraı
Türklere bir daha
kapanmamak üzere açıldı.
1080"de Süleymen Şah
Kyzikos"u ele geçirdi.
1081"de Ulubat gölü
kıyısında bir Bizans ordusu
yok edildi. Kyzikos ve
Poimanenon (Manyas)
Türklerin elinde kaldı.
1085"de Süleyman Şah
doğuda savaşırken
emirlerinden İlhan Bey
kısa süre önce
ellerinden çıkmış olan
Kyzikos, Apollonia,
Poimanenon ve Edincik
dolaylarını geri aldı.
1086"da Vezir Ebu Kasım,
Süleyman Şah"ın ölümü
üzerine ayaklanan bazı
emirleri bastırıp
birleştirdi. Kyzikos"u üs
edinerek yaptırdığı gemiler
ile Sakız adasına kadar
akınlar yaptı. Türkmen
savaşçılar ilk kez
denizcilikle uğraşmaya
başladılar.
1090"da Bizans İmparatoru
1. Aleksios Komnenos
Mysia"da yurt tutmaya
çalışan Türkmenler üzerine
kumandan Eufuryanis
Alexaders"i yolladı.
Apollonia"yı kuşatan
Bizanslılar kanlı
savaşlardan sonra kale
kumandanı İlhan"ı iç kaleye
sığınmak zorunda bıraktılar.
Olayı duyan Türkmenler
imdada gelince Bizanslılar
çekildiler. Göl kıyısında
büyük zayiat verdiler.
Ertesi sene daha iyi
hazırlanan bir Bizans ordusu
bu kere önce Kyzikos"u aldı,
sonra bir baskınla
Apollonia"yı da ele
geçirerek kaledekilerle
birlikte kumandanı da esir
ettiler.
1092"de Vezir Ebu Kasım"ın
kardeşi İlgazi İznik"te baş
kaldırınca 1.Kılıçaslan
onu yendi ve burayı
başkent yaptı. Sonra Marmara
kıyılarını ve Edremit
körfezi"ne kadar olan
yerleri fethetti. Buradan
adalara ve Midilli"ye
akınlara başladı. Aynı yıl
İzmir emiri Çaka"da
Edremit"ten Abydos"a kadar
olan kıyılarıu zaptetti.
Selçuklular Oğuzların Kınık
boyundan, Çaka Bey Çavuldur
boyundan Kılıçaslan Emir
Çaka"nın kızı ile evli idi.
1093"de Bizanslıların
entrikalrı sonunda
Kılıçaslan Çaka Bey"i
öldürdü.
1099"da Anadolu"ya doluşan
Haçlılar, Marmara
sahillerinde bulunan bütün
Türkmenleri
katlettiler. Haçlı fırtınası
geçtikten sonra Oğuz boyları
Marmara bölgesine gene
dolmaya başladılar. 1110
yılında Mysia"daki Bizans
kentleri Türk akınlarına
karşı tahkim ettirildi.
1113"te Türkler Apollonia"yı
gene ele geçirdiler.
Türkler"in Kyzikos"a doğru
yürümesi üzerine kent valisi
burayı boşaltarak Bizans"a
kaçtı.
1115"te çok takviyeli bir
Bizans ordusu ani bir
baskınla Kyzikos"u ele
geçirdi. Buralara yerleşmeye
çalışan Türkleri kovdular.
1175"te Eskişehir ovasında
toplanan yüzbin çadır
Türkmen Denizli Bergama,
Karia, Mysia ve Edremit
bölgelerine dağıldılar.
1206"dan itibaren Türkmen
savaşçıları UÇ"lardan
hareketle Edremit ve
Mysia"daki Bizans
kentelerine sürekli akınlara
başladılar.
1237"de Selçuklu sultanı
Gıyaseddin 2.Keyhüsrev
Uç"ları teftiş için Edremit
ve Mysia"ya da geldi.
1242"den itibaren
Moğollar Selçuklu
devletinin bütün idari
işlerine karıştığı gibi
devletin başına sultan
atayabiliyor, devleti bir
iki hatta üç sultanla
yönetimi altında
tutabiliyordu.
1280"li yılların sonlarına
doğru başlarında
Danişmend Gazi soyundan
olduğu için büyük saygı
gören Karasi Bey"in olduğu
büyük bir Türkmen grubu
yanlarında Anadolu Batı Ucu
Ulu Bey"in olan
Germiyanoğlu Yakup Bey
ile beraber Mysia
topraklarına girdiler;
Kyzikos ve Bigados dışında
bölgeyi fethettiler.
Mysia"nın Marmara ve Ege
kıyılarını ele geçiren
Karasi Bey "Emir-ül
Savahil" oldu.
1301-1302"de topraklarını
savunamayan Bizanslılar
paralı asker olarak
kiraladıkları adamları
Karasili Türkmenler üzerine
yolladılar. Çok azı
kurtulabildi. 1304 Ocak
ayının ilk günlerinde
Bizanslılar tarafından
kiralanarak Kyzikos"a
gönderilen Katalan paralı
askerleri Edincik
taraflarında yurt tutmaya
çalışan bir Türk Boyunu
katlettiler. Bizans"ın
Anadolu"nun batısındaki son
kalesi olan Alaşehir"i
kuşatmış olan Sultan
Mesud"un üzerine
yürüdüler. Geçtikleri her
yeri yakıp yıkarak bir yıl
sonra Anadolu"yu terk
ettiler.
1306"da Saru Saltuk Baba"nın
gaze yolunda Dobruca"da
ölmesi üzerine ona bağlı
olan Türkmenlerden bir grup
Ece Halil
önderliğinde Trakya
üzerinden geçerek Karasi
topraklarına geçtiler. Kaz
dağları bölgesine
yerleştirildiler. Bu
tarihlerden itibaren çok
güçlenen Karasi Donanması
çevredeki diğer Türkmen
Beyliklerinin savaşçılarının
da katılımıyla adalara ve
Yunanistan"a pek çok akınlar
yaptılar.
1333"de Seyyah İbn Batuda
Karasi Eli"ni dolaştı.
1334"de çok güçlü bir haçlı
donanması Edremit Körfezi"nde
Karasi donanmasını yendi.
1336(37)"de Osmanlı Sultanı
Orhan Gazi Edremit
Bölgesi dışındaki Karasi
topraklarını ülkesine kattı.
1354"de Osmanlı ve Karasi
askerleri Şehzade
Süleyman Paşa
kumandasında Rumeli"ne
geçtiler. Rumelinin
açılması üzerine Karasi
Eli"nde bulunan Türk
oymakları da buraya
geçirildi.
1402"de Ankara Savaşında
Yıldırım Bayazıt Ordusu
içinde Şehzade Emir
Süleyman"ın grubu içinde
Karasi Askerleri Gazi İne
Bey Subaşı kumandasında
döğüştüler.
1403"de Yıldırım Bayazıt"ın
oğulları Musa ve İsa
Çelebi"ler arasındaki
taht kavgalarında Gazi İne
Bey Subaşı şehit oldu.
1428"de Hacı Bayram Veli
Şeyh Lütfullah ile
birlikte Balıkesir"e geldi.
1452-53"de Boğazkesen
Hisarı"nın yapılmasından
sonra İstanbul,
İsfendiyaroğlu İsmail Bey"in
ordusu ve Akçaylıoğlu
Mehmet Bey komutasında
Karasi birlikleri tarafından
Fetih ordusu gelinceye kadar
abluka altına alındı.
1461"de İstanbul
fatihlerinden Zağnos Mehmet
Paşa vefat etti. Çalışkan
bilgili, tedbirli,
hayırsever ve devlete
sadakatle bağlı bir vezirdi.
1502"de kuraklığa
bağlı bir kıtlık ve 1525"te
çekirge felaketi
halkı perişan etti.
1503"lü yılların ilk
yarısında medrese
öğrencilerinin (suhteler)
ayaklanması pek çok
karışıklıklar çıkardı.
Karışıklıklar uzun yıllar
devam etti.
1577"de bir deprem şehri
harap etti. Pek çok ev
yıkıldı.
1592"de Kalenderoğlu,
1624"te Kazdağı
Türkmenlerinden
Cennetkarıoğlu isyanları,
1632"de İlyas Paşa"nın ve
1780"de Kanlıoğlu Halil
Ağa"nın meydana
getirdiği olaylar halkın
huzurunu bozdu.
1821"de Yunan isyanı
ile birlikte ayaklanan
Ayvalık Rumları Davasoğlu
halil Bey önderliğinde
Kepsut Çepnileri
tarafından bastırıldı.
1853-56"da Kırım Harbi
sonrasında Kırım"dan ve
1859"da Şeyh Şamil"in
Ruslara teslim olmasından
sonra Kafkasya"dan büyük
çapta göçlerle gelenler
çevreye yerleştirildi.
1862-64"de Hüdavendigâr
Vilayeti valisi Ahmet Vefik
Paşa Karasi Eli"nde konar
göçer yaşayan Yörükleri
zorla iskâna tabi tuttu.
1877-78"de Osmanlı-Rus
Savaşı (93 Muharebesi)
sonunda çok büyük ve
felaketli bir muhacceret
hareketiyle Rumeli"den
gelenler iskân edildiler.
Pek çok yeni köyler kuruldu.
1880"de Karasi Ziraat
Cemiyeti kuruldu.
1881-1888 yılları arasında
Balıkesir "Karasi
Vilayeti" adıyla
müstakil bir vilayet oldu.
1885"de Balıkesir Lisesi "Karasi
İdadî Sultanî" adı ile
açıldı.
1886"da Balıkesir"de
Karasi Vilayet Matbaası
Kuruldu ve "Karasi"
gazetesi yayımlanmaya
başlandı. (1886-1888)
(ilk sayı 5 Mart 1886"da
yayımlandı)
1897"de Büyük Balıkesir
Depremi ile şehir adeta
yerle bir oldu.
Mutasarrıf Ömer Ali Bey"in
gayretiyle Balıkesir adeta
yeniden kuruldu. Hilâl-i
Ahmer Cemiyeti (Kızılay)
faaliyete başladı.
1908"de Balya-Karaaydın
Maden Kumpanyası"na karşı
Türkiye"de ilk işçi grevi
yapıldı.
15 Haziran 1909"da
Karasi, Hüdavendigâr
vilayetinden ayrılarak
müstakil sancak oldu.
1912"de Rumeli"den gelen
büyük bir muhacir grubu
iskan ettirildi. Gelenlerin
büyük bir kısmı Kalaçina
Boşnaklarıydı.
1913"de
Bandırma-Balıkesir-Soma
Demiryolu Hattı açıldı.
Donanma cemiyeti teşkil
edildi.
Memleket Hastanesi
kuruldu. 13 Şubat
1913"de Okuma yurdu açıldı.
14 Nisan 1914"de
Karasi Gazetesi
Çantayzade Basri Bey
tarafından yeniden
çıkarılmaya başlandı. 12
Haziran 1914"de Enver Paşa
ve iki sonra da Talat
Paşa Balıkesir"e geldi.
Temmuz 1914"de Balıkesir
"İzcilik Teşkilatı"
kuruldu. "Keşşaf Taburları"
çalışmalara başladı. Kepsut
Çiftlik (Ziraat) Mektebi
kuruldu. Köylerde tifüs
salgını görüldü. 18 Eylül
1914 Balıkesir Müdafa-yı
Milliye Cemiyeti
kuruldu.
14 Kasım 1914"de
Cihad2ı Ekber ilan
edildi. Seferberlik başladı.
Balıkesir"de gençlik
örgütlenmeleri hız kazandı.
Kısa zamanda Göç, Genç
Ginç ve Gürbüz
dernekleri kurularak gençler
harbe hazırlanmaya başlandı.
Kızıl çekirge felaketi
ürünleri tahrip etti.
25 Mayıs 1915"de
Balıkesir Hapishanesinden
261 mahkum af edilerek harbe
gönderildi.
Haziran 1915-Balıkesir
Tiyatrosu binası bitirildi.
İlk oyun Temmuz"da göserildi.
Bu aydan itibaren
Çanakkale"den gelen
yaralılar için Balıkesir
ovasında binlerce çadırlık
Harp hastanesi (Mecruhin
Hastanesi) kuruldu. Ayrıca,
Erdek, Bandırma, Gönen,
Susurluk, Balya"da da Harp
Hastaneleri açıldı.
1916-Çekirge felaketi devam
ediyor. Kıtlık köyleri kasıp
kavuruyor.
15 Ocak 1917 Balıkesir"de
İtibarı-ı Milli Bankası
hisseleri büyük ölçüde
satıldı.
16 Mart 1917
Balıkesir Talim-i Musiki-i
Osmani Cemiyeti kuruldu.
5 Mart 1917
Et"am-ı Fukara Cemiyeti
muhacirlere ve fakirlere
yemek dağıtımına başladı( 31
Mart 1917 günü dağıtılan
yemek 3286 kişilikti).
17 Ekim 1918-
Çantayzade Basri Bey
mütareke yıllarının
karanlıklarını delen basının
güçlü sesi "SES" gazetesini
çıkarmaya başladı.
15 Mayıs 1919
Yunanlılar İzmir"e asker
çıkardı.
16 Mayıs 1919 Okuma Yurdu
toplantısında Balıkesirliler
düşmanla silahlı mücadele
kararı aldılar.Millî
Mücadele Dönemi başladı. |
|
BALIKESİR VE
İLÇELERİ
AYVALIK
|
|
|
|
Antik kaynaklarda ‘Nesos,
Chalkis, Pordoselene,
Khidonia’ yerleşim
birimleri olarak belirtilen
ve Ayvalık civarında
lokalize edilen yerlerden
Nesos, bugünkü Alibey Adası,
Khidonia Alibey Adası’nın
Lale Adası’na bakan kısmı,
Korifantis ve Gümüşlük
civarında buluntular veren
birimler olarak karşımıza
çıkmaktadır
Ayvalık merkezini ele
aldığımızda Alibey Adası
girişindeki Khidonia’da
Helenistik,Roma ve Bizans
Dönemlerine ait kültür
kalıntıları gözlenmektedir.
Osmanlı kayıtlarında 1770
tarihindeki deniz savaşı ile
söz edilmeye başlanan
Ayvalık, 1789’dan itibaren
önemli bir metropolitlik ve
gayri Müslimlerin yaşadığı
özerk bir bölge olarak öne
çıkmaktadır. Bu özerklik
kentte yaşayan Rum ahalinin
1821 Yunan ayaklanmasına
katılmasına kadar sürer.
Sonraları ilçenin büyük bir
kısmı boşaltılır ve 1840
yılında Karesi Sancağına
bağlanarak Osmanlı
Devleti’nin bir ilçesi olur.
Daha sonra Rumların
dönmelerine izin verilmekle
beraber kent, eski
canlılığına kavuşamamıştır.

( Gündoğumunda da,
Günbatımında da Şeytan
Sofrası mevkiiğinden
Ayvalık"ı seyretmek bir
ayrıcalıktır)
29 Mayıs 1919 Yunan
kuvvetleri tarafından
İngilizlerin desteği ile
işgal edilen Ayvalık’ta,
Ulusal Kurtuluş savaşımızın
Ayvalık Cephesini kuran 172.
Alay Komutanı Yarbay Ali Bey
tarafından ilk kurşun
sıkılmış. Şirin ilçemiz, 19
ve 20.inci yüzyılın
başlarında en parlak
dönemini yaşamış. O
günlerden zamanımıza neo-klasik
mimarinin ender örneklerini
Ayvalık sokaklarında
görmekteyiz. Bu doku içinde
yükselen kiliseler ise göze
çarpmakta. Kentin yerleşim
düzeni amfiteatr şeklinde
olup, dar cadde ve sokaklar
ve birbirine bitişik evler
görülmeye değer.

(taksiyarhis Kilisesinden
görünüm)
100 km ‘den fazla kıyı
şeridi olan ilçenin
yüzölçümü 285 km², nüfusu
ise 50.000 civarı. Kendine
özgü kıyı iklimi olup, lodos
ve poyraz rüzgarları
hakimdir. Yazın ise kavurucu
sıcaklarda esen İmbat ve
Meltem rüzgarı serinletici
etki yapar.
Ekonomisi tarım ve tarıma
bağlı sanayiye dayalıdır.
Başlıca tarım ürünü; zeytin
ve pamuktur. Ayrıca çam
fıstığı ve mandalina
yetiştirilir. Zeytinyağı,
sabun ve zeytin fabrikaları
başlıca sanayii
kuruluşlarıdır. İlçede
turizm ise diğer önemli
gelir kaynağı olup,
Sarımsaklı Plajları ve
Şeytan Sofrası ilçenin en
tanınmış doğal
güzelliklerindendir.
COĞRAFİ DURUM:
28.500 hektar (285km2)
yüzölçümlü, (20.800 ha.
Tarım, 5.342 ha. Orman,
2.358 ha. Tarım dışı )
İlçenin en yüksek rakımlı
tepesi 1.114 m. İle Yaylacık
Dağıdır. En büyük ovası
Altınova’dır.(3.700 ha.)
NÜFUS:
58.738 (Merkez:31.986, Belde
ve Köyler:26.752)nüfusa
sahiptir.
EĞİTİM:
İlçede okur-yazarlık oranı
%98.6 olup, 10’u ilçe
merkezinde 2’si Küçükköy
Beldesinde, 3’ü Altınova
Beldesinde 4’ü köylerde
olmak üzere toplam 19
ilköğretim okulu vardır.
3 adet lise, 1 Anadolu lisesi, 3 Meslek Lisesi
mevcuttur.
YÜKSEK ÖĞRETİM: İlçemizde Balıkesir Üniversitesine bağlı
olarak 2002 yılında hizmete
başlayan ve İşletme, Turizm
ve Otel İşletmeciliği,
Pazarlama ve Restorasyon
bölümlerinden oluşan Ayvalık
Meslek Yüksekokulu
bulunmaktadır.
KÜLTÜR VE TURİZM: İlçemiz Kültür ve tabiat varlıkları bakımından
oldukça zengin olup; doğal,
arkeolojik yeşil ve kentsel
SİT alanlarında 1.868
taşınmaz korunma altındadır.
17.950 ha. Lık alanı
kapsayan ‘’Ayvalık Adaları
Tabiat Parkı’’ da önemli bir
hizmet alanıdır.
Ayrıca İlçede 6 adet tarihi cami ile 6 adet
kilise, 2 manastır kalıntısı
bulunmaktadır.
İlçemiz Turizm yönünden oldukça zengin olup,
özellikle Küçükköy
(Sarımsaklı) ve Altınova
plajları oldukça önemlidir.
Deniz turizmi, kültür
turizmi, yat turizmi, inanç
turizmi ile su altı ve su
üstü spor turizmi önem arz
etmektedir.
İlçemiz sualtı zenginlikleri ve dalış yerleri
yönünden oldukça iyi bir
durumdadır. Bu harika yer
mercan reefleri
(topluluklar) açısından açısından çok renkli zengin dip
yapısı ve tartışılmaz
berraklıktaki denizi ile,
sualtı fotoğrafçıları ve
dalgıçlar için vazgeçilmez
bir cennet köşesidir.
Bölgede mercan reefleri ile
birlikte 60’a yakın dalış
bölgesi bulunmaktadır.
İlçemiz İzmir- Bergama
üzerinden gelip
Truva,-Çanakkale- Edirne ve
İstanbul’a uzanan E-24
karayolu üzerinde, Ege’nin
Akdeniz sahil şeridinin
başladığı yerde kurulu.
Ayvalık, İzmir’e 2, Bursa’ya
4.5, Çanakkale’ye 3 saat
gibi kısa sürede
varılabilecek belli başlı
merkezlerin ortasındadır.
İlçemizden Midilli Adası’na
feribot ile yaklaşık 2
saatte ulaşmak mümkündür.

İletişim Bilgileri:
Kaymakamlık
:0 266 312 10 40
Emniyet
Müdürlüğü
:0 266 312 95 00
Jandarma Komutanlığı :0
266 312 10 11
Devlet Hastanesi
:0 266 312 63 00
Ayvalık Turizm Danışma :0
266 312 21 22
Merkez Sağlık
Ocağı :0
266 312 22 18
Otogar
Müdürlüğü
:0 266 331 16 03 |
|
BALYA
|
|
|
|
TARİHİ:
Balya’nın tarihi Balya
Merkezindeki ve çevresindeki
madenlerin tarihi olmuştur.
Tarihin ilk dönemlerinden bu
yana, çinko ve kurşun olmak
üzere manganez ve linyit
madenlerinin işletildiği, bu
nedenle Balya’nın sürekli
bir yerleşim yeri olarak
kullanıldığı bilinmektedir.

Balya 1317 yılından önce
‘’Koca Gümüş Köyü’’adıyla
anılmakta ve
Balıkesir(Karesi Sancağına
bağlı’’Ali Demirci Bucağı’’nın
bir köyü idi. 1310 yılında
Koca Gümüş Köyü çevresindeki
kurşun madenlerinin imtiyazı
alınmıştır. Madenlerin
işletilmesi için yurdun
çeşitli yerlerinden gelen
işçilerin nüfus yoğunluğunu
ve hane sayısını artırması
üzerine, Ali Demirci
Köyü’nde bulunan Bucak
teşkilatının nakli
gerçekleştirilmiştir.
Kocagümüş adı kurşun
madenlerinin
ambalajlanmasından
esinlenerek Balya’ya
dönüşmüştür.
Balya madenlerinin
işletilmesi Osmanlı
İmparatorluğu zamanında da
sürdürülmüş ve Osmanlılar
döneminde Kadılık olan
Balya’nın adının, 1650
yıllarında burada Kadılık
yapan ‘’BALİ BEY’’ den
geldiği de ileri
sürülmektedir.
Romalılar döneminde de
kurşun madenlerinin
işletildiği ve adının
‘’KRİSTİYAN’’ olduğu bilinen
Balya 1910 yılında İlçe
kuruluşuna sahip olmuştur.
İlçe 1920 yılında Yunan
işgaline uğramıştır. Balya
halkı Yunan işgalinden
kurtulmak için Yunan
askerleri yanında kuzeyde
Aznavur Ahmet Çetesi, batıda
Gavur İmamla savaşmak
zorunda kalmıştır.
İlçe 6 Eylül 1922tarihinde
düşman işgalinden
kurtarılmıştır. Bu bakımdan
6 Eylül kurtuluş günü olarak
her yıl kutlanmaktadır.
COĞRAFİ DURUM:
İlçemiz Marmara Bölgesinin
güneyinde Balıkesir iline
bağlı olup, yüzölçümü 952 km2
dir. Arazi dik yamaçlı
derin vadilerle ayrılmıştır.
Dik yamaçlı derin vadilerle
kasabanın 20 km. kuzey
batısındaki Konak, batıdaki
Ekizce, doğudaki Akçal
Dağları Balya’nın en önemli
engebelerini teşkil eder. En
yüksek tepesi doğudaki Akçal
Dağları üzerinde bulunan
Akçal Dedesi Tepesidir.
Balya’yı Kocaçay boydan boya
kat ederek Manyas Gölüne
dökülür.
İKLİM:
İlçemizin yazları kurak ve
sıcak, kışları sert ve
yağışlı geçer. Yağışlar kış
aylarında kar ve yağmur
şeklindedir. İlçenin deniz
seviyesinden yüksekliği 230
m.dir.
Balıkesir il merkezine 52
km. mesafede olan İlçemizin
doğusunda Balıkesir,
batısında Çanakkale ilinin
Yenice ilçesi, kuzeyinde
Manyas ve Gönen ilçeleri,
güneyinde de İvrindi ve
Havran ilçeleri yer
almaktadır.
NÜFUS:
2000 yılında yapılan en son
Genel Nüfus Sayımına göre
İlçemiz merkez nüfusu 1.916,
Bucak ve Köyler nüfusu
16.953 olup, toplam nüfus
18.869’dur.
İDARİ YAPI:
1 Belde ve 43 köye sahiptir.
İlçe ekonomisi tarıma
dayanmaktadır.Toprakları çok
verimli olmadığından sınırlı
üretim yapılmaktadır.
Başlıca tarım ürünleri
buğday,arpa, mısır ve
nohuttur.
230 m. rakımlı, 952 km²
yüzölçümlü olup,Okuma –
Yazma oranı %95’dir.
Marmara ile karasal iklim
özellikleri
görülmektedir.
Balıkesir-Çanakkale yolu
ilçenin ulaşımını sağlar.
Terminalden kalkan servisler
bulunmaktadır.
İletişim Bilgileri:
Kaymakamlık
: 0
266 486 10 09
Belediye
Başkanlığı :
0 266 486 10 01
Emniyet
Müdürlüğü : 0
266 486 21 50
Jandarma
Komutanlığı : 0 266
486 12 15
Otogar
Müdürlüğü :
0 266 486 10 20
|
|
BANDIRMA
|
|
|
|
www.bandirmakaymakamligi.gov.tr
TARİHİ:
Bandırma’nın içinde
bulunduğu bölgede yapılan
kazı ve araştırmalardan, bu
alanda M.Ö. 6. Bin yılının
ortalarına uzanan Neolitik
ve 5. Bin yılının sonlarına
uzanan Kalkolithik
yerleşmelerin olduğu tespit
edilmiştir.
M.Ö. 4000 yıllarında bölgede
Yortan kültürünü ve M.Ö.
3000’ li yıllarda ilk Tunç
çağı ile birlikte bölgede
Troia kültürü ile paralellik
taşıyan yerleşmelerin
varlığı görülmektedir. M.Ö.
2000 başlarında yörede
bilinmeyen nedenlerle
yerleşmelerin azaldığını
görüyoruz. Daha sonra Demir
Çağı (M.Ö. 1200 – 525) ile
birlikte Bandırma bölgesinin
belirgin bir şekilde yeniden
önem kazandığını, Antik
Ege’den ve Balkanlar’dan
Anadolu’ya göçlerin olduğunu
ve yörenin yeni kültürlerle
tanıştığını anlıyoruz.
M.Ö. 2000 yılı sonlarından
bölgenin Osmanlı
egemenliğine girinceye kadar
ki dönem içerisinde bölgede
büyük bir kültür mozaiğinin
yaşandığını, Frigler’in,
Lidyalılar’ın,
Mysialılar’ın, Traklar’ın,
Persler’in, Makedonlar’ın
Roma ve Bizanslılar’ın
etkili oldukları
anlaşılmaktadır.
M.Ö. 550 – 334 yıllarında
Persler’in egemenliğinde
kalan bölge Daskyleion’da
bulunan Pers (Akhaemenid)
Satrap’lığı (Genel Valilik)
nedeniyle çok önem
kazanmıştır.
Büyük İskender’in M.Ö. 334
yılında Persler’i yenmesiyle
bölge, Makedonyalılar’ın
eline geçmiş, sonraki
yıllarda Türkler’in eline
geçinceye kadar Roma ve
Bizans yönetiminde
kalmıştır.
Bandırma’ya Türkler’in
girişi ise Anadolu’da ilk
Türk Devletini kuran
Kutalmışoğlu Süleyman Bey’in
1076 yılında Kyzikos’la
birlikte Aydıncık ve
Bandırma’yı fethetmesiyle
gerçekleşmiştir. 1106
yılında Selçuklu Sultanı 1.
Kılıçarslan’ın vefatı
sonrası bölge tekrar Bizans
egemenliğine geçmiştir. 1115
yılında Bölgeye hücum eden
Türkler Bursa ve
Apollonia’yı alarak Kyzikos
ve Panormos üzerine
yürümüşler, ancak
Haçlılar’ın ardı arkası
kesilmeyen akınları
karşısında geri çekilmişler
bölge Bizans egemenliğinde
kalmıştır.
12. yüzyılın sonlarında
Selçuklu uç Beyleri
egemenliklerini ilan
etmişler, Bandırma’da Karesi
Beyliği’nin himayesine
girmişler. Merkezi Balıkesir
olmak üzere Bölgeyi idare
eden Karesi Bey daha
sonraları Marmara ve
Çanakkale sahillerini,
Karabiga ile birlikte bazı
şehirleri eline geçirmiştir.
Türkler’in bölgedeki
hakimiyetinden çekinen
Bizanslılar Anadolu’da Türk
Beylerinin ilerleyişini
durdurmak için İspanya’dan
Katalanlar adıyla bilinen
paralı askerler getirerek
Kyzikos’a
yerleştirmişlerdir.
Bir süre Aydıncık ve
Hüdavendigar’a bağlı olan
Bandırma 16. Yüzyılın 2.
yarısında Galata Kazası
Kapıdağ Nahiyesine
bağlanmıştır.
Bandırma’nın o yıllardaki
gelişmesinde Padişah’ın
Dergah-ı Ali çavuşlarından
Haydar Çavuş’ un Bandırma’ya
yerleşmesi önemli bir etken
olmuştur. Bazı kaynaklarda
Bandırma’ya sürgün olarak
gönderildiği belirtilen
Haydar Çavuş, sahilde kendi
adını taşıyan bir cami,
medrese, hamam, beş ev, on
dükkan yaptırmıştır. Bu
eserleri vakıf olarak
Bandırma’ya bırakan Haydar
Çavuş’un bundan sonraki
yaşamı konusunda herhangi
bir bilgi bulunmamaktadır.
Bandırma, 1830 yılında Erdek
ilçesi Kapıdağ bucağına
bağlanmış, Tanzimata kadar
voyvodalıkla idare edilen
Bandırma Tanzimatın
ilanından sonra
gerçekleştirilen idari
yapılanmadan sonra Erdek
ilçesine bağlı bir bucak
olmuştur.
1874 yılında büyük bir
yangın geçiren Bandırma’nın
tamamına yakını bu yangında
harap olmuştur. Yangın
sonrası Bandırma kısa
zamanda yeniden onarılmış,
Haydar çavuş camii de on bir
yılda kagir olarak yeniden
yapılmıştır.1876- 1878
Osmanlı- Rus savaşı sonunda,
Kırım ve Romanya’dan göç
eden Tatarlar’ın Bandırma’ya
yerleştirilmesi şehirde bir
canlanmaya ve nüfusunun
artmasına neden olmuştur. Bu
gelişmeler sonrası Bandırma,
1878 yılında Karesi
Sancağı’na (Balıkesir) bağlı
bir ilçe merkezi haline
getirilmiştir.
Bandırma’nın yüzölçümü 690
km2 olup,
denizden yüksekliği 1 metre
ile 764 metre arasında
değişmektedir. İlçenin
kuzeyinde yer alan ve kendi
adıyla anılan körfezin
uzunluğu 31
km’dir.Bandırma, önemli
bir liman kentidir.
İstanbul, Bursa ve İzmir
illerinin ortasında Güney
Marmara’nın en önemli
kentlerinden biridir.
Bandırma ilçesi, gelişmişlik
bakımından Balıkesir ili
içinde merkez ilçenin önünde
birinci sırada. Türkiye
genelinde 858 ilçe arasında
30.sırada yer almaktadır. İl
olabilecek ilçeler arasında
Bandırma 87 ilçe içinde
beşinci sırada bulunmakta ve
il yapılması gereken ilk üç
ilçe arasında yer
almaktadır.
Coğrafi konumu itibariyle
Bandırma Ekonomik
faaliyetlerin gelişimi
açısından uygun koşullara
sahiptir. Bandırma Limanının
önemli bir deniz ulaşım
merkezi olmasının temel
nedenlerinden biri , Kapıdağ
Yarımadası’nın fırtınaları
engellemesidir. Ayrıca arazı
yapısının ulaşımı
Kolaylaştırıcı nitelikte
olması bandırma açısından
bir avantaj olarak
değerlendirilebilir.
İlçenin en yüksek dağı,
doğusunda yer alan 764 metre
yüksekliğindeki Karadağ’dır.
İlçenin kuzeyinde yer alan
Kapıdağ ise Bandırma ve
Erdek Körfezi ile
çevrelenmiş bir yarımadadır.
Eskiden kıyıya oldukça yakın
bir ada durumunda olan
Kapıdağ, sonradan kara ile
birleşerek, bir yarımada
şeklini almıştır.
Bandırma Körfezinin 15 km.
güneyinde bulunan Kuş
Gölü’nün yüzölçümü 164 km2’dir.
Ortalama derinliği 2-3 metre
olan Kuş Gölünün en derin
yeri yaklaşık 4 metredir.
Bandırma, sahip olduğu kara,
deniz, hava ve demiryolu
ulaşım olanakları ile,
ulaşımı oldukça kolay bir
yerleşim birimidir. Karayolu
ile; Balıkesir üzerinden
Ege’ye ve güneye, Bursa
üzerinden tüm Anadolu’ya ve
İstanbul’a, Çanakkale
üzerinden de Trakya’ya,
kısaca yurdumuzun her yanına
rahat ulaşım olanağı olan
bir kenttir.
Denizyolu ulaşımında da
Bandırma, son derece rahat
bir konumda bulunmaktadır.
Gelişmiş ve donanımlı limanı
ile Marmara Bölgesinin giriş
kapısı özelliğini
taşımaktadır. 1998 yılında
başlatılan İstanbul-Bandırma
arasındaki hızlı feribot
(araç + yolcu) ve deniz
otobüsü (yolcu) seferleri,
Bandırma – İstanbul
ulaşımına büyük kolaylık
getirmiştir. Yaz aylarında
karşılıklı altı seferin
üzerine çıkan yoğun taşıma
programı ile, iki saat gibi
kısa bir zamanda, üstelik
rahat bir yolculukla
İstanbul’a ulaşmak
mümkündür.
Demiryolunu tercih edenler
için ise; her gün yapılan
Bandırma – Balıkesir - İzmir
arasındaki düzenli tren
seferleri, farklı bir ulaşım
alternatifi sunmaktadır.
Deniz yolu ulaşımı ile
Marmara’yı Ege’ ye ve
Akdeniz’e bağlayan İstanbul
Deniz Otobüsleri A.Ş. Bağlı
deniz otobüsleri periyodik
olarak seferler yapmaktadır.
Bandırma İstanbul arası 62
deniz mili olup yaz
sezonunda sefer sayıları
değişmektedir.
Demir yolu ulaşımı olarak
İlçemizden Balıkesir,
Akhisar, Manisa, İzmir’e
gitmek üzere karşılıklı
olarak Tren seferleri
yapılmaktadır.
NÜFUS:
22 Ekim 2000 yılında yapılan
Genel Nüfus Sayımının kesin
sonuçlarına göre, İlçemizin
toplam nüfusu 120.753’dür.
bu nüfusun 98.562’si
Merkezde, 22.191’i Belde ve
Köylerde yaşamaktadır.
İDARİ YAPI:
İlçemizin Merkez, Aksakal ve
Edincik olmak üzere 3
belediyesi,34 Köyü
mevcuttur. Aksakal ve
Edincik eski Bucak
Merkezleridir.
EĞİTİM:
İlçemizin Okuma- Yazma oranı
%99,5’dir. İlçemizde 1
Anaokulu, 40 İlköğretim
Okulu, , 2 Yaygın Eğitim ve
3 Özel Öğretim olmak üzere
toplam 56 okul vardır. 11
Lise bulunmaktadır.
YÜKSEK ÖĞRETİM:
Bandırma İktisadi ve İdari
Bilimler Fakültesi,
Balıkesir Üniversitesine
bağlı olarak 1993-19994
Eğitim- Öğretim yılında
faaliyete geçmiştir. Fakülte
bünyesinde toplam 7 bölüm
(İşletme, İktisat, Maliye,
Kamu Yönetimi, Uluslar arası
İlişkiler, Ekonometri ve
Çalışma Ekonomisi)
bulunmaktadır. Yine
Balıkesir Üniversitesine
bağlı Meslek Yüksek Okulu (
Gümrük İşletme, İthalat
İhracat, Et Endüstrisi, Gıda
Teknolojisi, İşletmecilik ve
Çocuk Gelişimi ) mevcuttur.
4 Yıllık Lisans Eğitimi
veren ve Hemşirelik Bölümü
bulunan Sağlık Yüksek Okulu
mevcuttur.
KÜLTÜR SANAT:
İlçemizin gelişmişlik düzeyi
oldukça yüksek olduğundan
çok sesli müzik dinletileri,
konferans, panel, şiir
dinletileri vb. etkinlikler
yapılmaktadır. 17 yıldan
beri gerçekleştirilen
Uluslararası Bandırma
Kuşcenneti Kültür ve Turizm
Festivali etkinlikleri İlçe
ve Bölgeye büyük canlılık
getirmektedir. Çok miktarda
Resim ve El Sanatları
sergileri açılmaktadır.
SANAYİ:
Bandırma, Türkiye’nin en
gelişmiş yöresi olan Marmara
Bölgesinde İstanbul-İzmir-
Bursa gibi en büyük
metropollerin köşelerini
teşkil ettiği üçgenin
nerdeyse tam ortasında
bulunan ve hızlı sanayileşen
bir kenttir. Sanayinin
yapısına bakıldığında Bağfaş
ve Etibank Fabrikaları
dışında; Un, Yağ ve Salça
Fabrikaları ile Maya
Fabrikası, Fabrika yapan
fabrikalar(Yemmak, Yemtar,
İşbay Makine,Paksan,
Şafaksan v.s.), Yem
Fabrikaları ve hayvancılığa
bağlı fabrikalar(Banvit,
Şeker piliç, Bozlar yem
v.s.), Madenciliğe bağlı
fabrikalar,limanla ilgili
sanayi hammadde depoları,
Deniz ve su ürünleri sanayi
v.s. ilk akla gelen
kuruluşlardır. Bandırma
Limanından ihracat ağırlıklı
olarak; sanayi ürünleri,
madenler, piliç-eti, yumurta
ve deniz ürünlerinden
oluşmaktadır.
TARIM:
İlçemizin 409.580 dekar
Tarım arazisinden;371.580
dekarı Tarla arazisi,800
dekarı Bağ arazisi, 500
dekarı Meyvalık, 21.350
dekarı Sebzelik, 15.350
dekarı Zeytinlikten
oluşmaktadır.
Belli başlı yetiştirilen
ürünler; buğday, ayçiçeği,
kavun, karpuz, arpa, pamuk,
çeltik, kuru soğan, şeker
pancarı, biber, domates,
fasulye, pırasa, karnabahar,
ıspanak, soğan, maydanoz,
hıyar, marul üretimi
gerçekleşmektedir. Bağ bahçe
ürünleri olarak; kiraz, bağ,
armut, elma, ayva, erik,
şeftali, dut,
incir,nar,badem, kestane ve
iğde’dir. İlçemizde 297.000
adet zeytin ağacından
ortalama 5.346 ton ürün elde
edilmektedir. Ayrıca
sertifikalı ceviz fidanı
yetiştirilip, Türkiye’nin
tüm illerine satılmaktadır.
İlçemiz Büyükbaş, Küçükbaş
ve küçük evcil hayvancılık
(Tavukçuluk)’da geçmiş
yıllara oranla belirgin bir
büyüme olmuştur. Özellikle
yumurtalık tavuk ve etlik
piliç yetiştiriciliğinde
ülke çapında önemli bir
potansiyele sahiptir.
İlçemiz Türkiye genelinde
ticari yumurta üretiminde
%25-30’luk üretimle 3.
sırada yer almaktadır.
İletişim Bilgileri
Kaymakamlık
0 266 714 65 65
Bandırma Kaymakamlığı
e-mail info@
bandirmakaymakamligi.gov.tr
Belediye Başkanlığı
0 266
714 25 25 – 713 27 27
Emniyet
Müdürlüğü
0 266 713 31 71
Devlet
Hastanesi
0 266 714 27 80
SSK
Hastanesi
0 266 714 53 00
(4hat)
Arkeoloji Müzesi
0
266 714 82 71
Otogar
Müdürlüğü
0 266 714 25 00
Bandırma
İDO
0 266 715 04 44
Bandırma Gar
Müdürlüğü
0 266 715 30 50
(İstanbul
(İDO)
0 212 516 12 12 |
|
BİGADİÇ
|
|
|
|
TARİHÇE:
İlçemiz, tarihi olarak MİSYA
Bölgesi önemli askeri geçit
noktalarından birini teşkil
etmektedir. Tarihi
kaynaklara göre beş bin
yıllık bir geçmişe sahip
İlçemiz; Frigyalılar,
Lidyalılar, Persler,
Romalılar, Selçuklular,
Karesi Beyleri ve Osmanlı
devrini yaşamış ve bir çok
değişikliklere uğramıştır.
Bilhassa Karesi Beyliği ve
Osmanlılar zamanında imar
görmüş olup, önemli tarihi
eserler meydana getirmiştir.
Bigadiç tarihi gelişimi
içerisinde “DİDİ MOTİ HE”,
“AKHYROUS”, “BİGADİA”
“BİGADOS”, “BUGADIÇ”,
“BİGADİÇ” isimlerini
almıştır.
Karesi Beyliği tarafından
imar edilen Bigadiç, bu
beyliğin kervan yolları
üzerinde idi. Ayrıca askeri
amaçla da kullanılıyordu.
Tarım alanları çok önemli
olan Bigadiç,Osmanlılar
zamanında daha
merkezileşerek büyüdü,
önemli bir kültür merkezi
oldu. Bu dönemde cami, han,
hamam ve medrese gibi bir
çok eserler yapılmıştır.
Meşrutiyet döneminde mülteci
iskânına yerli halkın karşı
çıkması üzerine zamanın
padişahı tarafından ilçe
statüsü Balya’ya kaydırıldı.
1942’de önemli bir depremle
harap olan Bigadiç, yeniden
imar edilerek 1943 yılında
ilçe statüsüne dönüştürüldü.
COĞRAFİ DURUM:
İlçemiz Marmara ile Ege
Bölgesi geçiş iklimi
şartlarının etkisi
altındadır. Genellikle
yazları sıcak ve kurak,
sonbahar mevsimi uzun ve
ılık, kış ayları zaman zaman
kar yağışlı, bazen kurak,
ilkbahar kısa ve yağışlı
geçmektedir.
Bigadiç, Marmara Bölgesi,
Güneydoğu Marmara alt
bölgesi içinde Balıkesir
İli’ne bağlıdır. Şehir eski
Balıkesir-İzmir yolu
üzerinde Balıkesir’e 38 km.
mesafeye kurulmuştur.
Denizden yüksekliği 180 m.
yüzölçümü 1007 km2’dir.
NÜFUS:
2000 yılı Genel Nüfus
Sayımına göre toplam
49.957’dir.
İDARİ YAPI:
Bigadiç’e bağlı Çağış ve
Yağcılar olmak üzere 2 Bucak
Merkezi bulunmaktadır.
Toplam 70 Köy ve 1
Kasaba’dan ibarettir.
EĞİTİM:
Merkezde 5 İlköğretim Okulu
ve 2 Lise bulunmaktadır.
Okuma – Yazma oranı %97’dir.
SAĞLIK:
50 yataklı Devlet Hastanesi
mevcuttur. 6 adet Sağlık
Ocağı,15 Sağlık Evi
Mevcuttur.
EKONOMİK DURUM:
İlçemiz ekonomisini tarım,
hayvancılık, madencilik,
orman, sanayi ve ticaret
gibi başlıklar
oluşturmaktadır.
TARIM:
İlçemiz hudutları
içerisinden geçen Simav Çayı
üzerinde kurulu bulunan
Yörücekler Regülatöründen
sulanan verimli Bigadiç
Ovasında narenciye ve
bağcılığın dışında her türlü
tarım yapılmaktadır. Başlıca
üretilen tarım ürünleri;
tütün, pamuk, domates,
ayçiçeği, kavun, soğan,
sarımsak, patates, nohut,
kuru fasulye, kiraz, ceviz,
kestane olarak
sıralanabilir. Hayvancılık
ilçe ekonomisi için oldukça
önemli yer tutmaktadır.
MADENCİLİK:
İlçemizde Bor İşletme
Müdürlüğü tarafından
işletilen Boraks madenleri
Yurdumuza olduğu kadar,
İlçemize de büyük bir kazanç
getirmekte ve İlçe
ekonomisine canlılık
kazandırmaktadır.
Bigadiç İlçesi orman
yönünden zengindir. İğne
yapraklılar en büyük paya
sahiptir. Toplam arazisinin
% 47’si ormanlık sahadır.
İlçe çevresinde orman
varlığı çok olmamakla
birlikte Alaçam ve Ulus
Dağı çam ormanları ile
kaplıdır. İlçede orman
ürünlerine dayalı mobilya,
kereste ve doğrama sektörü
gelişmiştir. İl ekonomisine
katkı sağlamaktadır.
İlçeye diğer komşu
ilçelerden kolaylıkla
ulaşılabileceği gibi il
merkezinden her saat düzenli
otobüslerle de gidilebilir.
İletişim Bilgileri :
Kaymakamlık
:(0 266) 614 10 01
Bigadiç Belediye
Başkanlığı :(0
266) 614 12 09
İlçe Emniyet
Amirliği
:(0 266) 614 10 49
İlçe Jandarma
Komutanlığı
:(0 266) 614 10 03
Bigadiç Devlet
Hastanesi
:(0 266) 614 13 00
Bigadiç
Müzesi
:(0 266) 614 28 38
Otogar
Müdürlüğü
:(0 266) 614 10 69 |
|
BURHANİYE
|
|
|
|
Şehrin
tarihçesi, bilinebilen ilk
yerleşim yeri olan ve
bugünkü İskele Mevkii
yakınlarında Lidya Kralı
KREZÜS’ ten çok önceleri
kurulan ANAHOR veya PİDASUS
adlarıyla anılan büyük bir
şehir ile başlar. M.Ö. 1443
yılında , ilk kez MYSİA
bölgesi halkı tarafından
inşa edilmiş olan kent,
Antik Çağda ADRAMYTTEİON’a
bağlı olarak kalmış ve tarih
boyunca da ADRAMYTTEİON
(latince adıyla ADRAMYTTİON)
veya ADRAMYTTUM adları ile
birlikte anılmıştır.
ADRAMYTTEİON adı Lidya Kralı
KREZÜS’ün kardeşi
ADRAMYS’ten kaynaklanır.
ADRAMYS , savaşlarda harap
olan kenti yeniden inşa
ettirmiş ve kendi adını
vermiştir.
Tarih kitapları
Edremit Körfezi’nin çok eski
çağlardaki en önemli
yerleşim yerinin Eski
Edremit diye bilinen,
bugünkü Ören İskelesi
yanında bulunan Karataş
Mevkii’nden itibaren 8
km.lik bir daireyi kapsayan
ADRAMYTTEİON olduğunu
yazar.Tarihçiler
ADRAMYTTEİON’un civarında
TROYA, PERGAMON ve TAİP gibi
ünlü şehirlerin bulunduğunu
, o devirde bölgedeki tek
Anayasa Mahkemesinin
ADRAMYTTEİON’da olduğunu ve
kentin Hukuk Merkezi olarak
anıldığını
belirtirler.Romalıların
istila devrinde Edremit ile
birlikte Roma İmparatorluğu
topraklarına katılmış olan
kent,bu devirde kültürel
bakımdan çok önemli bir
yerde bulunmaktaydı.MS.
280-305 tarihlerinde
Anadolu’daki 45
psikoposluktan biri
Adramytteıon’da
bulunmaktadır. Daha
sonraları Bizans
İmparatorluğu egemenliğine
giren şehir, bu dönemde
önemini giderek kaybetmiş ve
bu topraklar üzerinde sık
sık yaşanan savaşlardan
dolayı günümüze çok az
sayıda tarihi eser
kalmıştır. Selçuklu
İmparatorluğu’nun yükselme
devrinde bu
imparatorluğun egemenliğine
giren kente, Selçuklu
İmparatoru KILIÇ ASLAN
tarafından Sınır Komutanı
olarak TAYLI BABA
gönderilmiş; TAYLI BABA
bölgeyi Bizanslılardan
tamamen temizlemiş ve
dağınık halde yaşayan halkı,
bugünkü Taylıeli Köyü’nün
olduğu yerde toplayarak
burayı kendine merkez
yapmıştır. Ancak bölgenin
dağlık ve genişlemeye
elverişsiz olması yüzünden
Taylıeli Halkını daha sonra
bugünkü Memiş Mahallesi’nin
olduğu düzlüğe taşımıştır.
Selçukluların dağılması ile
Karesioğulları’nın eline
geçen kent,1323 yılında da
Osmanlı İmparatorluğu’na
bağlanmıştır. 1484 yılında
ise bugünkü Kızıklı Köyü’ne
doğru uzanan Su Kemeri’ne
atfen KEMER adını
almıştır.1866 yılına kadar
Edremit’e bağlı bir Bucak
olan kent, 1867 yılında
bağımsız İlçe olmuştur. 19.
yy’da Sultan Abdülhamit
zamanında oğlu
BURHANETTİN’in adına atfen
ilçenin adı BURHANİYE
olarak değiştirilmiştir.
Milli Mücadele döneminde tüm
Ege Bölgesi ile birlikte
işgale uğrayan Burhaniye
08.EYLÜL.1922’de
kurtulmuştur.
KÖY BELDE VE MAHALLE:
İlçemizde Merkez Belediye ve
Pelitköy Belediyesi olmak
üzere 2 Belediye teşkilatı,
25 köy, İlçe Merkezinde 11
Mahalle teşkilatı, Pelitköy
Belediyesinde de 3 Mahalle
teşkilatı vardır.
COĞRAFİ YAPI: Kuzeyde
Kazdağı güneyde Marda Dağı
arasında kalan Edremit
Körfezinin güney doğusundaki
geniş düzlükte yer
almaktadır.
Ege bölgesinin
kuzey batısında bulunan
ilçemizin kuzeyinde Edremit,
Kuzeydoğusunda Havran,
Doğusunda İvrindi,
Güneydoğusunda Bergama,
Güney batısında Gömeç
ilçeleri, Batı ve kuzey
batısında Edremit Körfezi
yer almaktadır.
NÜFUS: İlçenin toplam nüfusu
43.211 olup, bu nüfusun
31.336’sı İlçe Merkezinde
11.875’i köylerde ikamet
etmektedir. İlçemizin
sahilde olması nedeniyle çok
sayıda yazlık ev ve tatil
siteleri bulunmaktadır.
Tatil sezonunda İlçe nüfusu
normalin çok üzerinde artış
göstermektedir.
EĞİTİM: İlköğretim Okulları
Merkezde 21 adettir. Orta
Öğretim Kurumları Merkezde 7
lise ve Meslek Lisesi, 1
Özel Lise ve Mesleki Eğitim
Merkezi bulunmaktadır.
YÜKSEK ÖĞRETİM: Balıkesir
Üniversitesine bağlı
Burhaniye Meslek Yüksek
Okulu bünyesinde Muhasebe,
Turizm ve İşletme olmak
üzere toplam 3 bölüm
bulunmaktadır.
SAĞLIK: İlçe Merkezinde 175
yataklı Devlet Hastanesi,
Merkezde 4 Sağlık Ocağı, 1
Verem Savaş Dispanseri,
AÇSAP Merkezi, Pelitköy
Beldemizde 1 Sağlık Ocağı
mevcuttur.
SANAYİ VE TİCARET: İlçemizde
toplam 18 adet zeytin yağı
fabrikası bulunmaktadır. Bu
fabrikalarda zeytin el
değmeden hazırlanmaktadır.
Son yıllarda ilçemizde
yapılan çalışmalar
neticesinde yağlık olarak
değerlendirilen zeytin
çeşitlerimiz TSE tarafından
yeşil ve siyah sofralık
standartlarına alınmıştır.
Burhaniye
ilçemizde kuzey ege
bölgesinde yer alan, ege
bölgesinin iklim
özelliklerine sahip
mikroklima bir yöredir.
Arazinin %75’i
zeytinliklerle kaplıdır.
Yöre itibariyle dünyanın en
iyi naturel zeytinyağını
üreten ilçemizin 18.000
hektar toprak üzerinde
toplam 2.130.000 adet zeytin
ağacı bulunmaktadır.
İlçemizde
bulunan 2 salça ve konserve
fabrikası yörede ve civar
ilçelerde üretilen sebzeleri
mevsimlik olarak
işlemektedir. Yine ilçede 4
adet süt işleme tesisi ile
körfez bölgesine yönelik 1
ekmek fabrikası faaliyet
göstermektedir.
TARIM: ilçemizde geçim
kaynağı daha çok Tarım ve
Hayvancılığa dayalıdır.
İlçemizde toplam 4632 aile
geçimini doğrudan
çiftçilikle sağlamaktadır.
KÜLTÜR VE TURİZM: Eski
Edremit olarak bilinen
tarihi kent ADREMYTTEION’un
yerleşim alanı olan Ören’de
bu gün o dönemlere ait
tarihi kalıntılara pek
rastlanmamaktadır. Bunun
nedeni de şehrin tarih
boyunca sık sık istilaya
uğrayıp savaşmak zorunda
kalması ve 1090 yılında
tamamen terk edilmesidir. Bu
antik kentten geriye
Helenistik Roma ve Bizans
devirlerine ait kabartma
taşlar ve sütunlar
kalmıştır.
Yöremizde 1995
yılından beri yapılan
arkeolojik yüzey
araştırmaları sırasında
benzerleri ancak doğu ve
orta Avrupa ülkelerinde
görülen, Türkiye’de ise çok
sınırlı örnekleri bulunan
‘’KAYA SUNAKLARI’’ tespit
edilmiş ve ilk kez Bilim,
Arkeoloji, Kültür ve Turizm
çevrelerine sunulmuştur.
Yalnızca tarihi
değil aynı zamanda doğal sit
alanı olan Ören’deki asırlık
palamut ağaçlarının, Kültür
ve Tabiat Varlıkları Koruma
Kurulu tarafından tek tek
numaralandırılarak koruma
altına alınmasıyla Yeşil
Ören kimliğide güvence
altına alınmıştır. Tertemiz
suyu ve ince kumu ile ünlü
Ören Plajı, 2000 yılında bu
ününü Avrupa Çevre Eğitim
Vakfı (FEEE) tarafından
verilen ve artık tüm dünyada
‘’denize girilebilirlik
ölçütü’’ olan 4 mavi bayrak
ile tescil ettirilmiştir.
İlçe Merkezi,
denizden 4 km. içeride olup,
denizden 10 m.
yüksekliktedir. Akdeniz ve
Ege iklimlerinin
karakteristik özelliğini
gösterir. Kış ayları ılık ve
yağışlı, yaz ayları ise
sıcak ve kurak geçer.
Bölge, kara ve denizin
ısınma farkından doğan
Meltem ve İmbat
rüzgarlarının etkisi
altındadır.
Ekonomisi tarıma
dayalıdır. Başlıca ürünler
zeytin, pamuk, sebze
çeşitleri,şekerpancarı,
buğday ve çeşitli
meyvelerdir. Zeytinyağı,
sabun, un konserve ve salça
fabrikaları başlıca sanayi
kuruluşlarıdır. Turizm de
en önemli gelir
kaynaklarındandır.
Balıkesir -
İzmir - Çanakkale yol ayrımı
üzerinde bulunan
Burhaniye’den bu üç ilimize
günün her saatinde otobüs
bulunabilmektedir. Ayrıca
Bursa, Ankara ve İstanbul
gibi büyük illerimize de
her gün sabahtan gece
yarısına kadar çeşitli
saatlerde otobüs vardır.
İlçe girişinde kurulan ve üç
yıldır hizmet vermekte olan
Körfez Havaalanı da ilçeye
ulaşımda çok önemli bir
olanak sağlamaktadır. THY
haftada iki gün karşılıklı
olarak İstanbul - Burhaniye
seferleri yapmaktadır.

İletişim Bilgileri:
Kaymakamlık
: 0 266 422 10 21
Belediye
Başkanlığı :
0 266 412 64 50-51
Emniyet
Müdürlüğü : 0
266 422 17 43- 41260 99
Devlet
Hastanesi
: 0 266 412 69 99
Turizm Danışma Bürosu
: 0 266 412 35 00
Otogar
Müdürlüğü :
0 266 412 64 50 |
|
DURSUNBEY
|
|
|
|
TARİHÇE:
Roma Uygarlığı döneminde
Dursunbey civarına
ABRİETTENE adı verildi.
Abriettene bölgesinde merkez
olan Dursunbey" in ismi de
Hadrianeia idi. Hadrianeia
(Dursunbey) Romalılar
döneminde önemli para basım
yerlerinden biri idi. Roma
İmparatorları döneminde
başta Hadrian, Antonius,
Pivs, Faustina, Marcus
Aurelius, gibi önemli
imparator ve komutanlar
isimlerini ve resimlerini
taşıyan bakır ve gümüş
paralar darb ettirmişlerdir.
Hadrianeia ismi ünlü Roma
İmparatoru Hadrian"dan
gelmektedir. Dursunbey
yöresine verilen
"Hadrianeia" ismi de büyük
olasılıkla onun şerefine
kurulan bir şehir olduğunu
göstermektedir. Hadrianeia
şehrinin Milattan sonra
131-132 yıllarında kurulduğu
tahmin edilmektedir.
Osmanlı Devleti zamanında
İkinci Osmanlı Padişahı
Orhan Gazi, Emir Dursun’u
buraya komutan olarak
atamış; İlçeye Emir Dursun’a
izafeten DURSUNBEY
denmiştir. Dursunbey,
Balıkesir Mutasarrıflığına
bağlı "Balat" adi ile anılan
bir bucak merkezi iken 1918
yılında ilçe haline
getirilmiştir. Dursunbey
kurtuluş savaşı sırasında
düşman işgaline uğramış, 3
Eylül 1992 günü
kurtarılmıştır.
COĞRAFİ DURUM:
Balıkesir İlinin doğusunda
yer alan ilçemizin rakımı
639 m., yüzölçümü 1952 km²
dır. Dursunbey coğrafi
yönden Ege Bölgesi sınırları
içerisinde kalmaktadır.
Arazi yapısı itibariyle
dağlık ve çok engebeli bir
karaktere sahiptir. En
yüksek dağı Alaçam 1683 m.
yüksekliğindedir. İlçemizin
arazisinin büyük bir kısmı
orman ile örtülüdür.
İKLİM:
Dursunbey ilçesi, Ege iklim
bölgesi içinde yer almakla
birlikte yükseklik ve deniz
esintilerine kapalı olması
itibariyle yazlar daha
serin,kışlar daha sert
geçmektedir. Vejetasyon
süresi oldukça kısadır.
İlçemizin iklimi kısmen
Akdeniz, kısmen Karasal
İklim özelliklerini taşır.
Kışları soğuk, yazları sıcak
geçer, kış ve bahar ayları
bol miktarda yağış alır.
NÜFUS:
Son nüfus sayımına göre
Merkez 14.774, Köyler
32.928, toplam 47.702’dir.
İlçemize bağlı 102 köy
bulunmaktadır.
EĞİTİM:
İlk Orta ve Yaygın Eğitim
Kurumları olarak toplam 18
adet Okul bulunmaktadır.
SAĞLIK:
İlçemizde 75 yataklı bir
Devlet Hastanesi
bulunmaktadır.
SANAYİ :
İlçenin geçim kaynağı orman
ve orman ürünlerine dayalı
sanayi kollarından
sağlanmaktadır. İlçemizde en
önemli ticari faaliyet
keresteciliktir. Bu sektör
aynı zamanda nakliye
sektörünün de gelişmesini
sağlamıştır. İlçemiz çeşitli
maden rezervlerine sahiptir.
Bunlar; kömür, traverten
mermeri(Arizona Kırmızısı,
Verona Beyazı)
TARIM:
İlçemiz toprakları çok
engebeli ve verimsiz olduğu
için tarımsal faaliyetler
geniş araziler üzerine
kurulmuştur. İlçemizde
toplam 23.901 ha. Tarım
arazisi bulunmaktadır. Kuru
tarım ürünlerinden;buğday,
arpa, çavdar, yulaf,
mercimek ve nohut, meyva
üretimi olarak en çok Elma
üretilmektedir. Hayvancılık
yönünden 18.000 Büyükbaş,
60.000 Küçükbaş ve 177.000
kanatlı mevcuttur.
İlçenin en yaygın ulaşımı
Balıkesir iliyle
sağlanmaktadır .Günde 3 tren
ve her saat başı otobüs ile
ulaşmak mümkündür .İlçe
merkezinin Balıkesir’e
uzaklığı 72 km.dir. İlçe
Aynı zamanda İzmir-Ankara
demiryolu üzerinde
olduğundan Balıkesir-Manisa
ve İzmir güzergahı ile
Kütahya-Eskişehir ve Ankara
güzergahına günde 3 kez
tren seferi bulunmaktadır.
Ayrıca İlçe merkezinden
Bursa iline de günde 2 kez
düzenli toplu taşıma
araçları işlemektedir |
|
EDREMİT
|
|
|
|
www.balikesir-edremit.gov.tr/
İlçe, Ege
Bölgesi’nin
kuzeyinde-Çanakkale-İzmir
karayolunun üstünde Edremit
Körfezi’ nden 8 km. içerinde
kurulmuştur. İzmir’e 200 km.
ve Çanakkale’ye 135 km.
uzaklıktadır.Ticaret merkezi
olup zeytin ve zeytinyağı
başta olmak üzere birçok
ürün bulunmaktadır.
Eski Edremit
;Adramut,Adramyttion,Landramytti,Edremittin
gibi çeşitli adlarla
anılmıştır.Kent Lidya Kralı
Krezüs’ün eline geçtiğinde
kardeşi Adremis tarafından
yeniden
yaptırılıp süslenir ve onun
adını alır.Eski Edremit
kenti, M.Ö.548’de Perslerin,
422’de Delolusların, 334’de
İskender’in,132’de
Romalıların eline
geçer.Burada yapılan
tersanelerde büyük gemiler
yapılır.M.S. 600 yılında
Adli teşkilatın merkezi
olur.1076’da Selçuk Sultanı
Süleyman Şah’ın hücumuna
uğrar,halk çevreye
dağılır.1099’da Edremit ve
civarı Bizans İmparatoru
Aleksi Kommen’in eline
geçer.Edremit’in Türklerin
eline geçmesi üç ayrı koldan
Gerçekleştirilen mücadeleler
sonucu olur.Sonuçta Türk
akıncılarının komutanı Yusuf
Sinan
şehrin anahtarını alır ve
bir hamam ile cami
yaptırır.(Kurşunlu
Camii)Osmanlı döneminde ise
Edremit ve Akçay’daki
tersanelerde,
Kazdağları’ndan elde edilen
kerestelerle gemiler
yapılır.Midilli Adası’nın
alınmasında Edremit Körfezi
kıyılarında bir çok kahraman
denizciler yetişmiştir. 9
Eylül 1922 tarihinde Edremit
tam bağımsızlığına
kavuşmuştur.
COĞRAFİ DURUMU:
İlçemizin yüzölçümü 708km2’dir.
İlçe Merkezi deniz
seviyesinden 16m.
Yükseklikte olup, ilçe
sınırları içinde en yüksek
dağ olan Kazdağı’nın Sarıkız
Tepesi 1.767 m.
yüksekliktedir. Edremit
Körfezi ile efsaneler dağı
olan Kazdağı etekleri
arasında oldukça geniş
sayılabilecek verimli ve
bereketli, sulanabilir
Edremit Ovası vardır.
İKLİM:
İlçenin iklimi Akdeniz
iklimi karakterindedir.
Kışlar genellikle ılık ve
yağışlı, yazlar sıcak ve
kurak geçer. Deniz
seviyesinden 500 m.’ye kadar
genel olarak zeytin
ağaçları, bundan sonra çam
ağaçları ile kaplıdır.
İlçemizin deniz kıyısı
uzunluğu 35 km.’dir.
NÜFUS:
Edremit Merkez nüfusu
39.202, Akçay 9.039,
Altınoluk Beldesi 11.028,
Güre Beldesi 3.944, Kadıköy
Beldesi 4.404, Zeytinli
Beldesi 10.893, Köylerin
toplam nüfusu 14.841’dir.
İDARİ DURUMU:
İlçemiz Merkez, Altınoluk,
Güre, Zeytinlive Kadıköy,
Akçay Kasabaları ile 20
Köyden oluşmaktadır.
EĞİTİM:
İlçemizde Eğitim, 23 adet
Okul Öncesi Hazırlık Sınıfı,
36 adet İlköğretim Okulu, 2
adet Özel İlköğretim Okulu,
8 adet Orta Öğretim Okulu
mevcuttur.
YÜKSEK ÖĞRETİM:
Balıkesir Üniversitesine
bağlı Meslek Yüksek Okulu
mevcuttur.
KÜLTÜR:İlçemiz
hudutları içindeki
kalıntılar arasında;
Altınoluk Kasabası
çevresinde Şahin Kale Ören
ve mahzenleri ve Antandros
Kenti, Manastır Çayı
dolaylarında bir sağlık
merkezinin kalıntıları,
Ortaoba köyü yakınlarında
Paşasultan Zaviyesi(Diana
Mabedi), eski Tekke
dolaylarında taban mozaiki
bir aslan kalıntıları
mevcuttur. Osmanlı Dönemi
zamanında, (XV). YY.’da
Edremit’in tanınmış
ulemalarından Yusuf Bin
Habib için kesme taştan tek
kubbeli olarak yaptırılan
Kurşunlu Camii mevcuttur.
TARIM:
İlçemizin ekonomisi çok eski
yıllardan beri zeytin
tarımına dayanmaktadır.
Bunun yanında Seracılık,
Sebze ve Hububat, Meyva
tarımı da yapılmaktadır.
İlçemizin en önemli gelir
kaynağını teşkil eden
zeytinciliğin geliştirilmesi
için İlçemiz Zeytincilik
Üretme İstasyonu
Müdürlüğünce standart
ölçülerde zeytin fidanı
üretilip çiftçilere satışı
yapılmaktadır. Kültür
arazilerinde üzüm, meyva,
sebze, tarla ürünlerinden
hububat ve baklagiller,
sanayi bitkilerinden pamuk
ve şeker pancarı,
turunçgillerden mandalina
üretimi yapılmaktadır. Akçay
ve Altınoluk ‘da balıkçılık
önemli yer tutar.
SAĞLIK:
İlçemiz sağlık hizmetleri
yönünden Körfezin merkezi
durumundadır. Edremit Devlet
Hastanesi, Kazdağı Devlet
Hastanesi, diğer sağlık
kuruluşlarıyla sağlık
hizmetleri verilmektedir.
TURİZM:
İlçemiz 31 km.’lik sahil
şeridi, kaplıcalar, dağ ve
av turizmine müsait Kazdağı
Milli Parkı ile yurdumuzun
nadide turistik yörelerinden
biridir.
1671 hektarlık araziye
yayılan ilçemizde;
Kızılkeçili Çayı,Zeytinli
Çayı,Edremit Çayı
bulunmaktadır. Deniz
seviyesinden 300 m. sonra
kızılçam ve sarıçam
ormanları başlar. Beypınarı
bölgesinde dünyada çok nadir
görülen Kazdağı Göknarları
mevcuttur.
İlçe ekonomisinde Kazdağları
Milli Parkı, Altınoluk ve
Akçay önemli bir turizm
potansiyeline sahiptir.
Edremit – Merkez ve Akçay
otogarından yurdun çeşitli
yörelerine otobüs ve minibüs
ile ulaşım sağlanmaktadır.
Edremit’ten yaklaşık 7 km.
uzaklıkta İzmir karayolu
kenarında Körfez
Havaalanı’ndan İstanbul’a
yaz aylarında uçakla ulaşım
sağlanmaktadır.

İletişim Bilgileri:
Kaymakamlık
0-266-373 10 78
Edremit Belediye
Başkanlığı
0-266-373 44 24
Emniyet
Müdürlüğü
0-266-373 44 73
Jandarma Komutanlığı
0-266-373 10 89
Akçay Belediye
Başkanlığı
0-266-384 63
66
Altınoluk Belediye
Başkanlığı
0-266-396 15
64
Güre Belediye
Başkanlığı
0-266-387 30 71
Zeytinli Belediye
Başkanlığı
0-266-377 12
28
Turizm Danışma
Bürosu
0-266-384 11
13
Sağlık
Ocağı
0-266-384 20 60
Otogar
Müdürlüğü
0-266-373 10 70
Körfez
Havaalanı
0-266-376 13 36 |
|
ERDEK
|
|
|
|
TARİHÇE:
Marmara Denizi’nin
güneyindeki Kapıdağ
Yarımadasının (Antik
Arktonnesos) Erdek ve
Bandırma Körfezleri
arasındaki bataklığın hemen
kuzeyinde geniş bir alana
yayılmış olan Kyzikos,
bugün ‘Belkıs’ ve ‘Balkız’
olarak anılmaktadır. Bir
yarımada olan Kapıdağ, antik
çağlarda bir ada idi.
Zamanla çökme ve dalgaların
getirdiği çökeltiyle ada
niteliğini kaybetmiştir.
Hatta İÖ.334 yılında Büyük
İskender’in buraya bir köprü
yaptırdığı da antik
kaynaklarda vardır.
İzlenilen kalıntılara göre
kentin yerleşim alanı
kuzeyde Dyndimos Dağı(Ayı
Dağı), Hamamlı ve Belkıs
(Yeniköy) köyleri, batıda
Erdek Körfezi ve Düzler
Köyü, güneyde Erdek-Edincik
karayolu; Doğuda Aşağı
Yapıcı Köyü ve bandırma
Körfezi ile çevrelenmiştir.
Konumlandığı bölgeden de
anlaşıldığı gibi Kyzikos,
barındırdığı doğal limanlar
ve verimli topraklarla
Antik Çağda yörenin deniz
ticaretini elinde tutmuş;
zeytincilik,
balıkçılık,kozmetik ve
şarapçılıkta oldukça ileri
bir düzeye erişmişlerdir.

Tarih
çağlarında, Artake’den ilk
söz eden Herodot olmuştur.
Artake, MÖ. 7. yy’ başında
Miletoslular tarafından
kolonize edilmiş, MÖ. 361
yılından evvel bütün
Kapıdağ ile birlikte
Kyzikos’un egemenliğine
girmiştir. Helenistik çağ
boyunca sürekli olarak
yükselip parlayan
Kyzikos’un yanında gittikçe
önemini yitiren Artake,
Roma döneminde de bu
sitenin bir dış mahallesi
durumuna düşmüştür. Bizans
çağıyla beraber limanları
ihmal edilen, depremlerle
yıkılan binalarının,
taşları yağma edilen
Kyzikos’un gerilemesiyle,
gelişmeye başlamış ise de
Kyzikos’un ününe
yetişememiştir.
Tarihçi Herodot,
iktisadi durumunu da ele
alarak üzümünü, şarabını,
zeytin ve zeytinyağını
methetmiştir.
Artake, 1339 yılında Orhan
Gazi’ nin oğlu Süleyman Paşa
tarafından fethedilip, Türk
egemenliğine geçmiştir.
1807’de de Karesi Sancağına
bağlanmıştır.

COĞRAFİ
DURUM: Erdek,
Marmara Bölgesi’nin Marmara
Denizi’ne doğru uzanan
Kapıdağ Yarımadası’nda Erdek
Körfezi’ndedir. Eski adı
Arktonnesos olan Kapıdağ
Yarımadası ile kuzey ve
batı çevresindeki Marmara,
Paşalimanı, Türkeli(Avşa),
Ekinlik Adaları’ndan
oluşmaktadır.
Kapıdağ Marmara Denizi’nin
güney kıyısı ortasında
yaklaşık 300m2
lik üçgen şeklinde
yarımadadır. Uzun bir
kıyıya sahip olan Erdek’in
sahilleri genelde kumsal ve
doğal plajdır. Ayrıca
ormanlarla kaplı olup,
bütünüyle av koruma
sahasıdır. Kestane ve zeytin
ağaçları göze çarpmaktadır.
Denizden yüksekliği 0-10 m
‘dir.
İKLİM:
Tipik Marmara Bölgesi
iklimi etkisi altında olan
Erdek yazları fazla sıcak
olmamakla beraber genelde
yağmursuz, kışları ılık
geçer. Yarımadanın kıyıya
yakın kesimleri zeytinlik,
orta kesimler makilik
tepeler ve dağ kesimleri
tamamen ormanlıktır.
İDARİ YAPI:
2000 yılı Genel Nüfus
Sayımına göre 32.442’dir.
yüzölçümü 30.630 hektar
olup, 2 Belde ve 20 Köyü
bulunmaktadır.
EĞİTİM:
İlçemizde 3 Ortaöğretim
kurumu mevcut olup, Okuma –
Yazma oranı %99’dur. Ayrıca
Balıkesir Üniversitesine
bağlı Erdek Meslek Yüksek
Okulunun Turizm ve Otelcilik
Bölümü ile Yerel Yönetim
Bölümü olmak üzere 2 bölümle
yüksek öğretim hizmeti
verilmektedir.
KÜLTÜR:
Erdek’in 10-12 km. dışında
bulunan ve büyük medeniyetin
yaşadığı Kyzikos(Kizikos)
kentinde ilk yaşayanların
Dolion’lar oldukları ve
şehrin kurucusunun da Kral
Kyzikos olduğu
bilinmektedir. Kyzikos’dan
geri kalan ve bilinen tarihi
mimari zenginliklerini şöyle
sıralayabiliriz; Hadrianus
tapınağı, Kyzikos
Amfitiyatrosu, Altıköşe
kuleler, Bouleuterion,
Bergama Kraliçesi
Apoolonis’in adına oğulları
tarafından yaptırılan
tapınak, Kirazlı Yayla
Manastırı
İlçemizde 1990 yılından bu
yana Erdek Belediyesince
düzenlenen ‘’ Erdek
Şenlikler’’ adı altında
Kültür ve Sanat etkinlikleri
yapılmaktadır.
SAĞLIK:
İlçemizde 25 yataklı bir
Devlet Hastanesi ile 2
Merkez Sağlık Ocağı vardır.
TARIM:
İlçemizin en önemli tarımsal
faaliyeti zeytinciliktir.
Bunun yanı sıra kırmızı
soğan üretimi de bol
miktarda yapılmaktadır.
TURİZM:
1959 yılından bu yana
Türkiye’de Turizm
hareketlerinin öncülüğünü
yapan Erdek, sahilleri ve
kumsalı ile ülkemizin en
güzel plajlarından birine
sahiptir. 12 km.
uzunluğundaki sahil
şeridinde turistik otel,
motel ve dinlenme tesisleri
mevcuttur.

Erdek, Bandırma ve Gönen bağlantılı
olarak İstanbul-
Ankara,İzmir ve Bursa gibi
büyük illerle ulaşım imkanı
bulunmaktadır.
İletişim Bilgileri:
Kaymakamlık
: 0 266 835 10 01
Belediye
Başkanlığı :
0 266 835 10 50-1062
Emniyet
Müdürlüğü : 0
266 835 33 55
Jandarma
Komutanlığı : 0 266
835 17 69
Liman
Başkanlığı
: 0 266 835 10 44
Sahil Güvenlik Bot
Kom. : 0 266 835 10 70
Otogar
Müdürlüğü :
0.266.835 23 01
|
|
GÖMEÇ
|
|
|
|
Antik adı ‘Kisthene’dir. Yerleşim merkezinin
kuzeyinde, deniz kıyısında,
Eski Tunç Çağı’ndan
itibaren kesintisiz
yerleşilmiş Kızçiftliği
Höyüğü vardır. Buradan çıkan
seramik malzeme, ilçenin MÖ.
1200’den itibaren Ege
Adaları ve Batı Ege Kıyıları
ile sıkı ticari ilişkide
olduğunu anlatmaktadır.
İlçe merkezi 400-500 yıl önce 1
km. batıda, Balıbahçe
mevkiinde ‘Ağaköy’ adı ile
kurulmuş; daha sonra bugünkü
yerine taşınarak, Emrutabat
adı zamanla Armutova’ya
dönüşmüştür. Merkezde yoğun
arıcılık yapıldığından,
merkeze bal peteği anlamında
“Gömeç” adı verilmiştir.
Gömeç adı Bucak Merkezi,
Armutova adı ise, tüm
Bucak’ın adı olarak
kullanılmıştır. Gömeç
I.Dünya Savaşı’nda Yunan
işgaline uğramış, 6 Eylül
1922 tarihinde düşmandan
kurtarılmıştır. Karaağaç
Kasabamızda İstiklal Savaşı
sırasında Ali ÇETİNKAYA’nın
komutasında Karaağaç Cephesi
Komutanlığı kurulmuş,
savaş süresince görev
yapmıştır
Gömeç Belediyesi, 1913’de kurulmuş, 1928
yılında kaldırılmıştır. Daha
sonra 16.12.1955 tarihli
Müşterek Kararname ile
kurulmuş; 1956 yılında
faaliyete geçmiştir.
İlçemizin kuzeyinde Edremit Körfezi ve
Burhaniye İlçesi, doğusunda
Burhaniye İlçesi, güneyinde
Ayvalık İlçesi, batısında
Edremit Körfezi
bulunmaktadır.
İlçemizin yüzölçümü 223 km2.dir.
Merkezin rakımı 10’dur.
Yıllık ortalama sıcaklık 15-16
derecedir.
İlçemizin doğusunda Madra Dağı
bulunmaktadır. İlçemizde
akarsu olmayıp, arazinin %
70’i dağlık, %30’u
ovalıktır.
İlçemizin kıyı
şeridi uzunluğu ;
Merkez 4.400 m,
Karaağaç 10.600 m,
Keremköy 2.500 m.
Toplam 17.500 m.dir.
NÜFUS
22 Ekim 2000 yılı genel nüfus
sayımı geçici sonuçlarına
göre;
İlçe Merkezi: 4.102
Karaağaç Beldesi: 2.436
Köyler toplamı: 4.384
İlçe genel toplamı: 10.922
kişidir.
İDARİ DURUM
İlçemizde;2 belediye, 9
köy,Merkezde 3 ve Karaağaç
Beldesinde 1 mahalle
bulunmaktadır.
TARIM:
İlçemiz, jeolojik yapısı itibariyle % 70
dağlık, % 30 ovalık bir
görünüm sergilemektedir. Bu
yapısı içerisinde yer alan
kültür alanlarının yaklaşık;
Tarımda ana ürün zeytindir.
11.150 hektar
zeytinlik arazi,
1.250.000 adet zeytin ağacı mevcuttur.
Elde edilen zeytinlerin sofralık olarak
işlenen kısımları İlçe
içinde ve dışında piyasaya
sürülmekte, yağlık olanları
da İlçemizde faal durumda
bulunan 13 zeytinyağı
fabrikasında işlenerek
zeytinyağı olarak piyasaya
sunulmaktadır.
Sanayii bitkileri üretiminde, zeytin dışında
2005 yılı üretimi yaklaşık
1.808 dekar arazide 600 ton
pamuk üretilmiştir.
Sebze üretiminde domates, bakla, bezelye,
patlıcan, pırasa, biber,
salatalık, ıspanak, havuç,
bamya ve lahana üretimi
yapılmaktadır. Bu ürünler
civar İlçelerde
pazarlanmaktadır.
SAĞLIK :
İlçemiz merkezinde 1 adet Sağlık
Ocağı,
Karaağaç Beldesinde ise 1 adet Sağlık Ocağı
olmak üzere 2 adet Sağlık Ocağı ve 2 adet
Sağlık Evi bulunmaktadır.
İlçemiz arazisinin % 70’i dağlık, %30’u
ovalık olmak üzere 223km²
olup, doğusunda Madra Dağı
bulunmaktadır.
İlçemizin yüksek kesimlerinde Kızıl çam yer
yer fıstık çamı mevcut olup
denize doğru Zeytin ağacı,
tarım arazilerinde buğday,
pamuk, domates fasulye,
bezelye bamya ekimi
yapılmaktadır.
İlçemiz Çanakkale-İzmir (E-87) kara yolunun
kıyısında yer
almaktadır.Gömeç, İzmir’e
170 km Balıkesir’e 120 km
uzaklıktadır.
İletişim Bilgileri:
Kaymakamlık : 0 266 3571545
Belediye : 0 266
3571053
Jandarma : 0 266 3571042
Emniyet : 0 266
3571704-3571828
Sağlık Ocağı : 0 266 3571027
Otogar Müdürlüğü : 0 266 35712 34 |
|
GÖNEN
|
|
|
|
TARİHİ:
Kaplıcalar çevresinde
yapılan hafriyatlar
sırasında ortaya çıkan
mozaikler, yazılı taşlar
sütun başlıkları, madeni
paralar gibi tarihi eserler
Gönen’in, yerleşim yeri
olarak kullanılmasının
Milattan Önce’sine
dayandığını
göstermektedir.MS.II.yy. ait
bulunan kitabelerde şehrin
adı ‘Sıcak Su Şehri,
Thermi’, hamamlarda
‘Granikaion Hamamları’
olarak geçmektedir. Bu
kitabelerde, sıcak suyun
şehir için önemli olduğu ve
şifa dağıtan suyun
insanlara sunulması için
yardım yapan yönetici ve
kişilerin isimleri
belirtilmektedir.
Uzun süre Bizans yönetiminde
kalan bölge, 13.yy’da
Anadolu Selçuklularının
eline geçmiş, bu Devletin
dağılmasından sonra Karesi
Beyliği yönetiminde kalmış
ve nihayet 1334 yılında
Osmanlı idaresine
katılmıştır.
Doksan Üç Harbi denilen
1877-1878 Türk-Rus savaşının
ardından Balkanlar’dan ve
Kafkasya’dan çok sayıda Türk
boyu göçmen olarak gelip
Gönen’e yerleşmiştir.
1881 yılında
Erdek’ten ayrılarak ilçe
yapılmış, 1885 yılında
Belediye teşkilatı
kurulmuştur. 6 Temmuz 1920
de Yunan işgaline uğramış, 6
Eylül 1922 de
kurtarılmıştır.
COĞRAFİ DURUM:
İlçenin yüzölçümü 1152
kilometrekare olup, arazi
genellikle ovalık, batısı ve
güneyi dağlıktır.
Marmara Denizi’nin etkisinde
kaldığından ılıman bir iklim
hüküm sürmektedir. Yazlar
sıcak, kışlar yağışlı ve
ılıktır.
İDARİ YAPI:
İlçemize bağlı 1 adet Belde
ve 89 adet Köy mevcuttur.
Yüzölçümü 1.152 km2
ile geniş bir arazi
yapısına sahiptir.
NÜFUS:
En son Genel Nüfus Sayımına
göre Belde ve Köyler dahil
71.804’dür.
EĞİTİM:
Toplam 29 İlköğretim Okulu,
10 Lise ve Dengi Okul
bulunmaktadır.
YÜKSEK ÖĞRETİM:
Balıkesir Üniversitesine
bağlı olarak eğitim veren
Meslek Yüksek Okulunda
Muhasebe, Turizm ve
Otelcilik, Doğal Gaz Isıtma
ve Sıhhi Tesisat
Teknolojisi, İklimlendirme
ve Soğutma Teknolojileri ve
Bilgisayar Programlama ve
Teknolojisi Programları
bulunmaktadır.
KÜLTÜR VE TURİZM:
Gönen’in kültür yaşamında en
önemli yer tutan kişi
kuşkusuz Ömer Seyfettin’dir.
Her yıl Mart ayının ilk
haftası ‘’ Ömer Seyfettin
Kültür Sanat Haftası’’
kutlanmakta ve çeşitli
etkinlikler
düzenlenmektedir. Ömer
Seyfettin’in 1884 yılında
Gönen’de doğmuş ve
çocukluğunun ilk dönemi
Gönen^de geçmiştir. ‘’ANT’’
ve ‘’KAŞAĞI’’ isimli
hikayelerinde Gönen’den
hatırında kalan hikayelerini
dile getirmiştir. Ayrıca
yöremize özgü İĞNE OYASI çok
ilgi gördüğünden Gönen Oya
Çeyiz Fuarı
düzenlenmektedir. Bu
etkinlik aynı zamanda
Gönen’in düşman işgalinden
kurtuluşunun yıl dönümü olan
6 Eylül tarihini de içine
alması nedeniyle dolu dolu
bir kültür haftası
yaşanmaktadır.
SAĞLIK:
İlçemizde 200 yataklı Devlet
Hastanesi, 3’ü İlçe Merkezi,
1’i Sarıköy Beldesi ve
diğerleri Tütüncü ve
Buğdaylıda 6 Sağlık Ocağı,
Ana Çocuk Sağlığı ve Aile
Planlaması Merkezi, Verem
Savaş Dispanseri, Semt
Polikliniği, 29 Sağlık Evi,
Hastaneye entegre 112 Acil
Merkezi hizmet vermektedir.
EKONOMİK DURUM:
Dünyaca ünlü kaplıcalarıyla
turizminden; ham deri işleme
tesisleri ve gıda sektörleri
ile sanayisinden; et, süt
gibi hayvansan ürünlerin
yanı sıra büyük şehirlerde
GÖNEN BALDOSU olarak tanınan
ve aranan çeltik üretimiyle
tarım ve hayvancılığından,
iğne oyacılığı ile de ayrıca
adından sıkça söz ettiren
ilçemiz bölgesinde önemli
bir ekonomik güce sahiptir.
SANAYİ:
Geçmişte ekonomisi yalnızca
tarım ve kaplıca turizmine
dayanan Gönen giderek bir
sanayi kentine
dönüşmektedir.
Sanayileşmenin lokomotifi
deri ve gıda sektörleridir.
TARIM:
Verimli topraklara sahip
Gönen Ovasında tarım çağdaş
tekniklerle yapılmakta,
hemen her türlü sebze,
hububat, bakliyat, endüstri
ve yem bitkileri ile meyva
yetiştirilmektedir.
TURİZM:
Gönen sahip olduğu şifalı
sularıyla çok eskiden beri
bilinen bir beldedir. Yurt
içinden yılda 200.000’i
aşkın insan başta romatizma
ve kireçlenme
rahatsızlıkları olmak üzere
hastalıklarına şifa bulmak
için İlçemize gelmektedir.
İlçemizin turizmi
kaplıcalara dayalıdır. Son
yıllarda ‘’OYA PAZARI’’ na
alışveriş için gelenler İlçe
turizmine hareketlilik
getirmektedir. Özellikle yaz
aylarında büyük ilgi gören
Ekşidere köyündeki ‘’DAĞ
ILICASI’’’da büyük ilgi
görmektedir. Alacaoluk
Kalesi, babayaka Kalesi ve
Güvercinli Köprü Gönen’in
çevresindeki başlıca tarihi
kalıntılardır.
İlçeye ulaşım karayolu ile
sağlanmaktadır. Bandırma 45
km mesafede olduğundan
hızlı feribot ile İstanbul’a
da ulaşım çok kısa zamanda
yapılabilmektedir.
İletişim
Bilgileri:
Kaymakamlık
: 0
266 762 10 01
Emniyet
Müdürlüğü : 0
266 762 10 32
İlçe Jandarma
Komutanlığı : 0 266 762
10 04
Devlet Hastanesi
: 0 266
762 18 28
I. Nolu Sağlık
Ocağı : 0 266
762 99 85
SSK Dispanseri
: 0 266
762 47 99
Otogar
Müdürlüğü :
0 266 762 37 00 |
|
HAVRAN
|
|
|
|
TARİHÇE:
Çok eski bir yerleşim yeri
olarak, Havran’nın bilinen
ilk ahalileri Lelejler ve
Pelasglardır. M.Ö.546 ‘da
Lydia Devleti, Persler
tarafından yıkılınca Havran
Bölgesi de Pers egemenliğine
girdi. M.Ö. 334 ilkbaharında
Makedonyalı İskender ile
Persler arasındaki savaştan
galip çıkan İskender tüm
Mysia Bölgesi ‘nin ( Uludağ
ile Kaz Dağları arasındaki
bölge) hakimi oldu. M.Ö. 283
yılında kurulan Bergama
Krallığı, bu bölgede
hakimiyet kurdu.
1071 Malazgirt
Zaferinden sonra Türklerin
eline geçmiştir.
1175 de Eskişehir Ovası’nda
toplanan 100.000 Türkmen hiç
bir sultandan emir almadan
Muğla, Denizli, Bergama ve
Edremit havalisine gelerek
kıyı kentlerine
yerleştiler.
Bölgedeki
dağlardan birine adı verilen
Eybek Bey de bu akının
içinde yer almıştır.
1280 de Danişmend soyundan
geldiği için bölgedeki
Türkmenler tarafından büyük
hürmet gösterilen Karesi
Bey, kısa sürede bölgede
hakimiyet kurdu.Böylece
bölge kesin olarak Türklerin
eline geçti.
1402 Ankara savaşında
Osmanlı ordusu yenilip geri
çekilince Timur’un askerleri
Bursa’ya girerek hazineye el
koydu. Kazdağları’na
saklanan Osmanlı askerlerini
ele geçirmeye çalışan
Timur’un torunlarından Şeyh
Nurettin Mahmut emrindeki
orduyla, bunları izleyip
Havran’a geldi. Ele
geçiremeyince de yıllardır
barış içinde yaşayan ve
zenginleşen Havran ve
çevresini talan edip, yakıp
yıktılar. Tahribat öylesine
büyüktü ki, 1890’lara kadar
Osmanlı belgelerinde Havran
bölgesi; “Viraneli”
kaydolundu. Daha sonraları
onarılarak güzelleştirilen
şehre ‘Huriler Diyarı’
anlamına gelen HAVRAN ismi
verilmiştir.
Antik dönemde
Havranın adının “ Aureline”
altın ülkesi olarak anıldığı
söylenir. Altının simgesi
olan Au, Latince “ Avrum“
dan gelmektedir. Havran
isminin zamanla Aureline’
den ‘Altın ülkesinden
gelme’ ihtimali de oldukça
yüksektir.
Osmanlı
döneminde Havran Bölgesi,
Edremit kadılığına bağlı
büyükçe bir köy (kariye )
durumunda kalmıştır.
Çanakkale Zaferinin
kazanılmasında büyük katkısı
bulunan ve 276 kg top
mermisini kaldıran Koca
Seyit Çavuş ile yine bu
savaşta kahramanca mücadele
eden Ömer Çavuş
Havranlıdır.

I.Dünya Savaşı sonrası Milli
Mücadelede Havranlılar,
Edremit Kuvâ-yi Milliye
Teşkilatına bağlı olarak
kurulan Havran Heyeti ile
yer almış, Havran bölüğü ile
Ayvalık cephesinde 172. Alay
Komutanı Ali ÇETİNKAYA
komutasında diğer körfez
halkı ile birlikte düşmana
karşı mücadele etmişlerdir.
Buna rağmen 30 Haziran- 1
Temmuz 1919 gecesi Havran’a
giren Yunan birlikleri, 6
Eylül 1922’ de Balıkesir’ i
kurtaran Milli Müfrezenin
Balya üzerinden körfez
bölgesine hareket eden bir
kolu tarafından 8 Eylül
1922’ de düşman işgalinden
kurtulmuştur.
COĞRAFİ
DURUM: Havran, Ege
Bölgesi’nin Edremit
Körfezi’ne doğru uzanan
verimli bir ovası üzerine
kurulmuş, denizden 33 m.
yükseklikte bir yerleşim
yeridir.
İKLİM:
İlçemiz iklim bakımından
Akdeniz ve Marmara ikliminin
hakim olduğu değişik
özellikler gösteren bir
bölge olarak dikkat çeker.
Yıllık sıcaklık ortalaması
yazın 20 0C,
kışın 50C’dir.
ULAŞIM: İlçemiz Balıkesir’e 80 km., Çanakkale’ye
144 km., İzmir’e 200 km.
uzaklıktadır.
İDARİ YAPI: 1873’DE Bucak olan, Havran 1 Nisan 1957
yılında 7033 sayılı kanunla
İlçe olmuş, bu kanuna binaen
1959 yılında İlçe teşkilatı
kurulmuştur. 1 Kasaba, 25
Köy, 7 Mezra ile İlçeye
bağlıdır.
NÜFUS: 22 Ekim 2000 Genel Nüfus Sayımına göre toplam
26.670’dir.Yüzölçümü 559km2’dir.
EĞİTİM: Okur – Yazar oranı ortalama %90’dır.
İlköğretim, Ortaöğretim ve
liseler dışında Balıkesir
Üniversitesine bağlı Havran
Meslek Yüksek Okulu 3
bölümle( İşletmecilik,
Pazarlama ve Bilgisayarlı
Muhasebe)öğretim
yapmaktadır.
SAĞLIK: 1 Devlet Hastanesi, 1 Sağlık Ocağı,
B.Dere Kasabasınsa 1 Sağlık
Ocağı mevcuttur.
SANAYİ: İlçenin sanayisi tarıma dayalı olup,
Zeytin ürünleri ve sofralık
zeytin alanında Türkiye İş
Bankasına ait ANT GIDA( Fora
Zeytincilik) firması büyük
bir yatırım yapmış olup,
önemli ölçüde Zeytin üretimi
yapmaktadır. Dünyanın en
modern ve büyük Zeytin
işleme fabrikası özelliğini
taşımaktadır. 2 adet Prina
fabrikasın da ise Zeytinyağı
fabrikalarında tamamen
alınamayan yağlar benzol ile
yıkama tekniği ile düşük
evsafta zeytinyağı olarak
elde edilmektedir. 1 adet
Çiçek Yağı Fabrikası ham
çiçek yağını işleyerek iç
pazara sunmaktadır.
TARIM: Toplam arazinin ancak %24’ü tarım arazisi
olmasına rağmen Havran tipik
bir tarım ilçesidir. Tarım
arazilerinin en büyüğü
zeytinlik arazilerdir.
Üretimi yapılan diğer meyva
türleri Armut, Ayva, Badem,
Ceviz, Antepfıstığı, Elma,
Kayısı, Şeftali, Nar, Kiraz,
İncir, Vişne, Üzüm vb.
olarak sıralanmaktadır.
TURİZM: İlçemiz çok eski uygarlıklara yerleşim
merkezliği yaptığı için
Antik Mysia, Truva, Tehebe,
Lyrnessos, Pers, İskender ve
Helenistik devri, Roma,
Bizans, Selçuklu, Osmanlı
dönemi Antik Kalıntılara,
Türk- İslam dönemi yapılara,
tarihi çeşmelere, anıt yapı
ve meskenlere sahiptir.
Şifalı Derman Kaplıcalarına,
yeşilliği ile göz kamaştıran
hanlar, Eybek kışlası ve
serhat mesire yerlerine
sahiptir.
DOĞAL KAYNAKLAR:
Doğuda bulunan Eymir Köyü
civarında bol miktarda demir
cevheri, Kuzeyde bulunan
Eybek dağında linyit ve
mermer yatakları, Küçükdere
köyünde zengin altın madeni
yatakları bulunmaktadır.
İlçeye
Balıkesir Merkez otogarından
kalkan otobüslerle
ulaşılabileceği gibi diğer
komşu ilçelerden de
kolaylıkla gidilebilir.
İletişim Bilgileri:
Kaymakamlık
: 0
266 432 30 30
Emniyet Amirliği
: 0 266
432 11 24
Jandarma
Komutanlığı : 0 266
432 10 51
Sağlık Grup
Bşk. : 0
266 432 11 02
Halk
Kütüphanesi
: 0 266 432 15 20
Otogar
Müdürlüğü :
0 266 432 12 12 |
|
İVRİNDİ
|
|
|
|
TARİHÇE:
Adının nereden geldiği kesin
olarak bilinmemekle beraber,
İvrindi kelimesinin “Aya
Rindi”
kelimesinden ya da pınar
anlamına gelen “Avrandi’’
kelimesinden geldiği
sanılmaktadır.
Cumhuriyetin ilk
yıllarında bucak olan
İvrindi, 2 Ağustos 1944
tarihinde 4642 sayılı
kanunla ilçe haline getirilmiştir.
COĞRAFİ DURUM:
İvrindi; Balıkesir’in
güneybatısında ve 37 km.
mesafede olup,
Balıkesir-Edremit yolu
üzerinde 35.km.den sonra 2
km. içeride kalmaktadır.
İlçe 751 km2
alana sahip olup, denizden
yüksekliği 190 metredir.
İKLİM:
İlçemizin iklimi yazları
kurak ve sıcak, kışları ise
soğuk ve yağışlı geçer.
Yağışlar kış aylarında kar
ve yağmur şeklinde olur.
NÜFUS:
22 Ekim 2000 tarihinde
yapılan Genel Nüfus Sayımına
göre İlçemiz Merkez nüfusu
5.753, Bucak ve Köyler
nüfusu 32.256 olup, toplam
38.009’dur. İlçemizin
yüzölçümü 76.280 hektardır.
4 Beldesi, 61 Köy
bulunmaktadır.
EĞİTİM:
İlçe genelinde 3 Lise, 1
İmam Hatip Lisesi, 1 Sağlık
Meslek Lisesi, 17 İlköğretim
Okulu, 11 Merkez İlköğretim
olmak üzere 45 İlköğretim
Okulu mevcuttur.
SAĞLIK:
1 adet 30 yataklı Devlet
Hastanesi, A.Ç.S.A.B.
MERKEZİ ve 5 Sağlık Ocağı
mevcuttur.
TARIM:
Halkımızın %90’ı çiftçilikle
uğraşmaktadır. İlçede en çok
tahıl yetiştirilir. Hububat,
Bakliyat, Endüstri
bitkileri, Sebzeler ve
çeşitli meyvalar
yetiştirilmektedir.
İlçenin bitki
örtüsünü %8.9 ile kızılçam,
%26.7 ile karaçam, %1.0 ile
kestane ve %63.4’dünü
meşe-ardıç ve ibreli
ağaçları kaplamakla beraber,
diğer endemik bitkilerde
bulunmaktadır.
İlçe
ormanlarında keklik, tavşan,
bıldırcın üveyik, tilki,
domuz gibi av hayvanlarının
bulunmasının yanı sıra
dağlık yüksek kısımlarda
karaca ve ayı da
bulunmaktadır.
Balıkesir merkezinden
kalkan minibüs ve
otobüslerle ulaşmak
mümkündür.

İletişim Bilgileri:
Kaymakamlık :
0.266 456 10 01
Belediye Başkanlığı :
0.266 456 12 06
Emniyet Amirliği :
0.256 456 19 91
Jandarma :
0.266 456 10 17
Devlet Hastanesi :
0.266 456 10 07
Merkez Sağlık Ocağı : 0.266
456 10 07
Otogar Müdürlüğü : 0 266
456 14 90 |
|
KEPSUT
|
|
|
|
TARİHÇESİ:
İlçenin ne zaman ve kim
tarafından kurulduğu
bilinmemektedir. Kepsut’un
Bergama Krallığı, Misyalılar
devrindeki adı Hadri Anut
veya Herun’dur. Şimdiki adı
Kes-bit ‘Kesildiğinde hemen
yerine yenisi yetişen’
anlamına gelmektedir.
Arazinin verimli olması
mahsulün çabuk yetişmesi
nedeniyle Kesbit
denilmiştir. Halk arasında
söylenen “Arabamın espiti
dolaşalım Kesbiti”
Türküsüne bakılacak olursa
isminin “Kesbit” ten geldiği
varsayımı daha doğrudur. Bir
başka varsayım da,
(Kev-keb-i-sut) kelimesi
faydalı yıldız demektir.
1953 Yılına kadar ( KEPSÜT)
olarak resmi yazışmalarda
ismine rastlanan ilçemizin
adı İlçe olması hakkındaki
kanunda Kepsut yazıldığı
için artık o günden sonra bu
şekliyle söylenmeye
başlamıştır. Kelimelerden
hangisi olursa olsun
bölgenin verimliliğini
ifade ettiği bir
hakikattir.
1956 yılında bir arkeologun
bu bölgede yaptığı
incelemede bulduğu
eserlerden bir kısmının Tunç
devrine ait yortan tipi
mezarların mevcut olduğu, bu
mezarlardan çıkan
seramiklerden anlaşılmıştır.
İlçenin ova köylerinde Roma,
Bizans devirlerine ait
yazılı taşlara
rastlanmaktadır. Dedekaşı
Köyü hududu içinde büyük bir
yığma mezar (Tümülüs)
Akçaköy’de de devrin
büyükleri için yapılmış
mezarlar meydana
çıkarılmıştır.Kepsut,
Asya’yı Ön Asya ile Anadolu
köprüsü üzerinden dünyanın
batısına bağlayan en önemli
kavşak bitimi olan bölgede
yer alır..Osmanlılar
devrinde Bursa vilayetine
bağlı olan Kepsut, mülki
teşkilatın kuruluşundan 1283
Rumi senesine kadar Bursa’ya
bağlı bir kaza olarak
kalmış, 1867 tarihinde
nahiye olarak Balıkesir
sancağına bağlanmıştır.
27.02.1953 tarih ve 6068
sayılı Kanunla 1.3.1953
tarihinde bugünkü konumu
olan Balıkesir iline bağlı
bir ilçe haline gelmiştir.
Ayrıca ilçenin Tekkeışıklar
Köyü’nde, Yıldırım
Beyazıt’ın sancak
beylerinden olan ve Ankara
Savaşı’na katılan Ayni Ali
Bey”in türbesi de tarihi
önem taşır.
COĞRAFİ DURUM:
İlçenin kuzeyinde Susurluk,
batısında Balıkesir Merkez
İlçesi, güneyinde Bigadiç,
doğusunda Dursunbey , kuzey
doğusunda Bursa
Mustafakemalpaşa vardır.
Yüzölçümü 894 km2 olup,
Balıkesir il merkezine
uzaklığı ise 26 km dir.
İKLİM:
İlçede yazları kurak ve
sıcak, kışları ılık ve
yağmurlu geçer. Kışlar ova
bölgesinde yağmur, dağlık
bölgelerinde ise yağmur ve
kar şeklinde görülür.
İDARİ YAPI:
Merkez İlçe Belediyesi, 63
Köy ve 12 Mahalleye
sahiptir.
NÜFUS:
Son nüfus sayımına göre
Merkez İlçe 5.545, Köyler
toplamı 22.477’dir.
yüzölçümü 894 km.2’dir.
Rakım 106m.’dir.
TARIM:
İlçe ekonomisinin temeli
tarım ve hayvancılıktır.
Şeftali,çilek,elma ve
çeşitli meyve üretimi
yapılmaktadır.
Şeftali Diyarı olarak
bilinen ve yurdumuzun
şeftali üretiminde büyük
payı olan İlçemizde diğer
meyve ve sebzelere göre daha
az işçilik, daha az sermaye
ile daha fazla kar ettiği
şeftaliye rağbet her geçen
yıl artmaktadır. Her yıl
sulanabilir tarım
arazilerine 15-20 bin
şeftali fidanı
dikilmektedir. 15 Haziran -
15 Eylül tarihleri arasında
ilçemizde her zaman şeftali
bulmak mümkündür. İlçemiz
merkez, Hotaşlar,
Tekkeışıklar, Şeremetler,
Recepköy, Keçidere. Bağtepe,
Akçaköy, Beyköy ve Karaçaltı
Köylerinde olmak üzere 11
çeşidi Tüysüz Nektarin, 25
çeşit şeftali
yetiştirilmektedir.
İlçemizde yetiştirilen
şeftalinin tadı, aroma, renk
ve kalite açısından diğer
bölgelerde yetişen şeftaliye
göre daha farklılık
göstermekte bu da toprak
yapısından, tabii gübre
kullanımından ve iklimden
kaynaklanmaktadır.Ayrıca
geleneksel hale gelen
Şeftali Festivali Temmuz
ayının son haftasında 13
yıldır kutlanmaktadır.Bunun
yanı sıra ilçemizde çilek,
vişne, erik kısaca her
türlü sebze ve meyve
üretilmektedir.
İlçemize Balıkesir’e
karayolu ile ulaşım
sağlanmakta, İlden diğer
illere karayolu ve demir
yolu ulaşımı bulunmaktadır.
|
İletişim Bilgileri
|
|
Kaymakamlık : 0 266 576 1005 |
|
Belediye :0 266 576 1008 |
|
Emniyet
Amirliği :0 266 576 3451 |
|
İlçe Jandarma
Komutanlığı :0 266
576 1795
|
|
Sağlık
Ocağı : 0 266 576 10 07 |
|
Otogar
Müdürlüğü
: 0 266 576 11 33
|
|
|
MANYAS
|
|
|
|
TARİHÇE:
Coğrafyacı Strabon’a göre bu
beldenin en eski sakinleri
Dolionlardır. Eski ismi
Milotopolis veya Pemaninos
olan Manyas’ın Ergili
Mevkii’nde yapılan
kazılarında, 6. ve 7. yy’a
ait Doğu Yunan seramik
parçaları elde edilmiştir.
12. Asır sonunda Anadolu
Selçuklu Devleti çökünce
Karesi Bey, bu bölgeyi
egemenliği altına almıştı.
Manyas 1337 yılından sonra
ise Osmanlı idaresine
geçmiştir. 1877 Osmanlı –
Rus harbi sonucunda Kırım
Türklerinden 25 hane,
bölgeye yerleşmiştir. Çevre
halkı tarafından Tatar Köy
adı verilen ve çeşitli
göçlerle büyüyen yerleşim,
Bandırma’ya bağlı Manyas
nahiyesi olmuştur. 1936
yılında 3012 Sayılı Kanunla
Balıkesir’e bağlı bir ilçe
haline gelmiştir.

COĞRAFİ YAPI:
Yüzölçümü 586 km² ’dir. Kuzey kesimi
ovalık olup, toplam
yüzölçümünün %30’unu teşkil
etmektedir. %70’ini kaplayan
güney kısmı ise dağlık ve
engebeli araziye sahiptir.
19.000 hektar ormanlık saha
bulunmaktadır. İlçe Manyas
Gölü’ne 10 km mesafede
gölün güneyinde
bulunmaktadır. İlçenin
rakımı 55 m’dir.
İKLİM:
İlçemizin iklimi genelde
ılıman olup, iklim geniş
kuşaklarının etkisiyle
Karadeniz iklimi de Akdeniz
iklimi de görülmektedir.
Bölgede hakim rüzgar yaz
aylarında lodos, diğer
aylarda poyrazdır.
NÜFUS:
En son Genel Nüfus Sayımına
göre İlçemiz nüfusu toplam
25.148’dir.
İDARİ DURUM: Merkez İlçe, Salur ve Kızılköy
Belde Belediyesi ile 43 Köyü
mevcuttur.
SAĞLIK: 50 yataklı Manyas Devlet Hastanesi ve
Merkez Sağlık Ocağı
bulunmaktadır. Ayrıca İlçe
Merkezine bağlı 3 ayrı
yerleşim yerinde Sağlık
Ocağı, 8 yerleşim yerinde de
8 Sağlık Evi mevcuttur.
EĞİTİM: İlçemizde 12 İlköğretim Okulu, 4 Lise
mevcuttur. Okuma – Yazma
oranı %98.75’dir.
TURİZM: ( TERMAL TURİZMİ); İlçe sınırları
dahilinde bulunan kaplıcalar
İlçemiz turizmine katkıda
bulunmaktadır. Özellikle
şeker ve prostat
hastalıklarının tedavisi
için tavsiye edilen
kaplıcalarımız, yakın
gelecekte İlçemizi kaplıca
turizminin önemli bir
merkezi haline getirecektir.
TARIM: İlçe ekonomisinin %80’i tarım ve
hayvancılığa dayalıdır.
Sulu araziden yılda 2 ürün
alabilmek mümkündür.
Yetiştirilen ürünler
arasında buğday, ayçiçeği,
şekerpancarı, domates,
mısır, lahana başta
gelmektedir. Küçükbaş
hayvancılıkta
merinos,kıvırcık türü koyun
ve kıl keçisi
beslenmektedir.
Komşu ilçelerden ve ilimiz
otogarından her saat kalkan
otobüslerle ulaşım
sağlanmaktadır.
İletişim Bilgileri:
Kaymakamlık
0 266 8181003
Emniyet
Müdürlüğü 0
266 8181075
İlçe Jandarma
Kom. 0 266
8181005
Sağlık
Ocağı
0 266 8183923
Devlet
Hastanesi
0 266 8181033
SSK
Hastanesi
0 266 8183410
Otogar Müdürlüğü
0 266 8181061 |
|
KEPSUT
|
|
|
|
TARİHÇESİ:
İlçenin ne zaman ve kim
tarafından kurulduğu
bilinmemektedir. Kepsut’un
Bergama Krallığı, Misyalılar
devrindeki adı Hadri Anut
veya Herun’dur. Şimdiki adı
Kes-bit ‘Kesildiğinde hemen
yerine yenisi yetişen’
anlamına gelmektedir.
Arazinin verimli olması
mahsulün çabuk yetişmesi
nedeniyle Kesbit
denilmiştir. Halk arasında
söylenen “Arabamın espiti
dolaşalım Kesbiti”
Türküsüne bakılacak olursa
isminin “Kesbit” ten geldiği
varsayımı daha doğrudur. Bir
başka varsayım da,
(Kev-keb-i-sut) kelimesi
faydalı yıldız demektir.
1953 Yılına kadar ( KEPSÜT)
olarak resmi yazışmalarda
ismine rastlanan ilçemizin
adı İlçe olması hakkındaki
kanunda Kepsut yazıldığı
için artık o günden sonra bu
şekliyle söylenmeye
başlamıştır. Kelimelerden
hangisi olursa olsun
bölgenin verimliliğini
ifade ettiği bir
hakikattir.
1956 yılında bir arkeologun
bu bölgede yaptığı
incelemede bulduğu
eserlerden bir kısmının Tunç
devrine ait yortan tipi
mezarların mevcut olduğu, bu
mezarlardan çıkan
seramiklerden anlaşılmıştır.
İlçenin ova köylerinde Roma,
Bizans devirlerine ait
yazılı taşlara
rastlanmaktadır. Dedekaşı
Köyü hududu içinde büyük bir
yığma mezar (Tümülüs)
Akçaköy’de de devrin
büyükleri için yapılmış
mezarlar meydana
çıkarılmıştır.Kepsut,
Asya’yı Ön Asya ile Anadolu
köprüsü üzerinden dünyanın
batısına bağlayan en önemli
kavşak bitimi olan bölgede
yer alır..Osmanlılar
devrinde Bursa vilayetine
bağlı olan Kepsut, mülki
teşkilatın kuruluşundan 1283
Rumi senesine kadar Bursa’ya
bağlı bir kaza olarak
kalmış, 1867 tarihinde
nahiye olarak Balıkesir
sancağına bağlanmıştır.
27.02.1953 tarih ve 6068
sayılı Kanunla 1.3.1953
tarihinde bugünkü konumu
olan Balıkesir iline bağlı
bir ilçe haline gelmiştir.
Ayrıca ilçenin Tekkeışıklar
Köyü’nde, Yıldırım
Beyazıt’ın sancak
beylerinden olan ve Ankara
Savaşı’na katılan Ayni Ali
Bey”in türbesi de tarihi
önem taşır.
COĞRAFİ DURUM:
İlçenin kuzeyinde Susurluk,
batısında Balıkesir Merkez
İlçesi, güneyinde Bigadiç,
doğusunda Dursunbey , kuzey
doğusunda Bursa
Mustafakemalpaşa vardır.
Yüzölçümü 894 km2 olup,
Balıkesir il merkezine
uzaklığı ise 26 km dir.
İKLİM:
İlçede yazları kurak ve
sıcak, kışları ılık ve
yağmurlu geçer. Kışlar ova
bölgesinde yağmur, dağlık
bölgelerinde ise yağmur ve
kar şeklinde görülür.
İDARİ YAPI:
Merkez İlçe Belediyesi, 63
Köy ve 12 Mahalleye
sahiptir.
NÜFUS:
Son nüfus sayımına göre
Merkez İlçe 5.545, Köyler
toplamı 22.477’dir.
yüzölçümü 894 km.2’dir.
Rakım 106m.’dir.
TARIM:
İlçe ekonomisinin temeli
tarım ve hayvancılıktır.
Şeftali,çilek,elma ve
çeşitli meyve üretimi
yapılmaktadır.
Şeftali Diyarı olarak
bilinen ve yurdumuzun
şeftali üretiminde büyük
payı olan İlçemizde diğer
meyve ve sebzelere göre daha
az işçilik, daha az sermaye
ile daha fazla kar ettiği
şeftaliye rağbet her geçen
yıl artmaktadır. Her yıl
sulanabilir tarım
arazilerine 15-20 bin
şeftali fidanı
dikilmektedir. 15 Haziran -
15 Eylül tarihleri arasında
ilçemizde her zaman şeftali
bulmak mümkündür. İlçemiz
merkez, Hotaşlar,
Tekkeışıklar, Şeremetler,
Recepköy, Keçidere. Bağtepe,
Akçaköy, Beyköy ve Karaçaltı
Köylerinde olmak üzere 11
çeşidi Tüysüz Nektarin, 25
çeşit şeftali
yetiştirilmektedir.
İlçemizde yetiştirilen
şeftalinin tadı, aroma, renk
ve kalite açısından diğer
bölgelerde yetişen şeftaliye
göre daha farklılık
göstermekte bu da toprak
yapısından, tabii gübre
kullanımından ve iklimden
kaynaklanmaktadır.Ayrıca
geleneksel hale gelen
Şeftali Festivali Temmuz
ayının son haftasında 13
yıldır kutlanmaktadır.Bunun
yanı sıra ilçemizde çilek,
vişne, erik kısaca her
türlü sebze ve meyve
üretilmektedir.
İlçemize Balıkesir’e
karayolu ile ulaşım
sağlanmakta, İlden diğer
illere karayolu ve demir
yolu ulaşımı bulunmaktadır.
|
İletişim Bilgileri
|
|
Kaymakamlık
: 0 266 576 1005 |
|
Belediye
:0 266 576 10 08 |
|
Emniyet
Amirliği
:0 266 576 34 51 |
|
İlçe Jandarma
Komutanlığı : 0 266
576 17 95
|
|
Sağlık
Ocağı
: 0 266 576 10 07 |
|
Otogar
Müdürlüğü
: 0 266 576 11 33
|
|
|
MANYAS
|
|
|
|
TARİHÇE:
Coğrafyacı Strabon’a göre bu
beldenin en eski sakinleri
Dolionlardır. Eski ismi
Milotopolis veya Pemaninos
olan Manyas’ın Ergili
Mevkii’nde yapılan
kazılarında, 6. ve 7. yy’a
ait Doğu Yunan seramik
parçaları elde edilmiştir.
12. Asır sonunda Anadolu
Selçuklu Devleti çökünce
Karesi Bey, bu bölgeyi
egemenliği altına almıştı.
Manyas 1337 yılından sonra
ise Osmanlı idaresine
geçmiştir. 1877 Osmanlı –
Rus harbi sonucunda Kırım
Türklerinden 25 hane,
bölgeye yerleşmiştir. Çevre
halkı tarafından Tatar Köy
adı verilen ve çeşitli
göçlerle büyüyen yerleşim,
Bandırma’ya bağlı Manyas
nahiyesi olmuştur. 1936
yılında 3012 Sayılı Kanunla
Balıkesir’e bağlı bir ilçe
haline gelmiştir.

COĞRAFİ YAPI:
Yüzölçümü 586 km² ’dir. Kuzey kesimi
ovalık olup, toplam
yüzölçümünün %30’unu teşkil
etmektedir. %70’ini kaplayan
güney kısmı ise dağlık ve
engebeli araziye sahiptir.
19.000 hektar ormanlık saha
bulunmaktadır. İlçe Manyas
Gölü’ne 10 km mesafede
gölün güneyinde
bulunmaktadır. İlçenin
rakımı 55 m’dir.
İKLİM:
İlçemizin iklimi genelde
ılıman olup, iklim geniş
kuşaklarının etkisiyle
Karadeniz iklimi de Akdeniz
iklimi de görülmektedir.
Bölgede hakim rüzgar yaz
aylarında lodos, diğer
aylarda poyrazdır.
NÜFUS:
En son Genel Nüfus Sayımına
göre İlçemiz nüfusu toplam
25.148’dir.
İDARİ DURUM: Merkez İlçe, Salur ve Kızılköy
Belde Belediyesi ile 43 Köyü
mevcuttur.
SAĞLIK: 50 yataklı Manyas Devlet Hastanesi ve
Merkez Sağlık Ocağı
bulunmaktadır. Ayrıca İlçe
Merkezine bağlı 3 ayrı
yerleşim yerinde Sağlık
Ocağı, 8 yerleşim yerinde de
8 Sağlık Evi mevcuttur.
EĞİTİM: İlçemizde 12 İlköğretim Okulu, 4 Lise
mevcuttur. Okuma – Yazma
oranı %98.75’dir.
TURİZM: ( TERMAL TURİZMİ); İlçe sınırları
dahilinde bulunan kaplıcalar
İlçemiz turizmine katkıda
bulunmaktadır. Özellikle
şeker ve prostat
hastalıklarının tedavisi
için tavsiye edilen
kaplıcalarımız, yakın
gelecekte İlçemizi kaplıca
turizminin önemli bir
merkezi haline getirecektir.
TARIM: İlçe ekonomisinin %80’i tarım ve
hayvancılığa dayalıdır.
Sulu araziden yılda 2 ürün
alabilmek mümkündür.
Yetiştirilen ürünler
arasında buğday, ayçiçeği,
şekerpancarı, domates,
mısır, lahana başta
gelmektedir. Küçükbaş
hayvancılıkta
merinos,kıvırcık türü koyun
ve kıl keçisi
beslenmektedir.
Komşu ilçelerden ve ilimiz
otogarından her saat kalkan
otobüslerle ulaşım
sağlanmaktadır.
İletişim Bilgileri:
Kaymakamlık
0 266 8181003
Emniyet
Müdürlüğü 0
266 8181075
İlçe Jandarma
Kom. 0 266
8181005
Sağlık
Ocağı
0 266 8183923
Devlet
Hastanesi
0 266 8181033
SSK
Hastanesi
0 266 8183410
Otogar Müdürlüğü
0 266 8181061
|
|
MARMARA
|
|
|
|
TARİHÇE:
Adada ilk yerleşme, antik
çağda Miletoslularca
olmuştur. Adada deniz
kolonileri ile bağlanan
yerleşim, 15.yy’dan itibaren
de Türklerle devam
etmektedir. Ada halkının
çoğunluğu oluşturan Rumlar,
yüzyıllarca Türklerle yan
yana yaşamışlardır. Lozan
Anlaşması Mübadele maddesi
hükümlerince Rumlar,
Yunanistan’a gitmek zorunda
kalınca adaya özellikle
Karadeniz Bölgesinden
gelenler ile Girit
Adası’ndan mübadele ile
gelenler yerleştirilmiştir.
Antik ismi
Prokonnesos olan ada,
Kyzikos ile birlikte Delos
deniz birliğine
bağlanmıştır. İlk çağlardan
bu yana mermer yatakları
nedeniyle ülkeyi imar etmek
isteyen Roma ve Bizans
İmparatorluğu’nun en ünlü
komutanlarının ilgisini
çekmiştir. Osmanlı döneminde
de yapılan cami ve
sarayların mermerleri
buradan sağlanmıştır.

Marmara Adaları Marmara
Denizi’nin güneybatısında
ada Kapıdağ Yarımadası ile
Şarköy arasında sığ bir
deniz alanında yer alır.
Marmara Denizi’ndeki
adaların en büyüğü, ismi
mermer ve Marmor ‘dan gelen
Marmara Adası yaklaşık 110
km2 ‘lik bir
alana sahiptir. Adanın en
yüksek yeri, Radar Tepe
olarak da bilinen İlyas
Tepe’nin adeta denize kafa
tutarcasına yükselişi,
vahşi ve sarp görünümü yaşam
dolu iklimi suyu, denizi ve
nihayet denizle kaynaşmış
insanıyla, özel bir konum ve
niteliğe sahiptir. Marmara
Adası 4 Temmuz 1987 yılına
kadar Erdek ilçesine bağlı
kalmış bu tarihten itibaren
ilçe olmuştur. Marmara
ilçesine bağlı 4 köy ve 2
beldesi vardır. Çınarlı
Köyü, Gündoğdu Köyü Asmalı
Köyü, Topağaç Köyü ile
Saraylar ve Avşa Beldesi.

Adanın doğal yapısını
oluşturan mermer ilkçağdan
günümüze kadar önemli bir
ihraç ürünü olmuştur.
Çınarlı Köyü, isminden de
anlaşılacağı gibi yüzyıllara
meydan okuyup günümüze
kadar ayakta kalmayı
başaran, tarihi eser
niteliğindeki çınarlarıyla
ünlüdür. Balıkçılık da
oldukça ilerlemiştir.Asmalı
Köyü, adanın son İstanbul
çıkış noktası olması
nedeniyle yat turizmine
oldukça elverişlidir.
Turizmin yanında
zeytincilik ve balıkçılıkla
oldukça gelişmiştir. Eski
ahşap Rum evlerinin hala
kullanıldığı Asmalı Köyü’
nün birazı Pomak, çoğu
Karadenizli olan sakinleri
geçimlerini çam toplayarak
ve balıkçılık yaparak
sağlamaktadırlar. Rumlardan
kalan bu eski tahta evler
tarihten birer sayfa gibi
duvarlarına yapılan
resimleri asırlardır
korumaktadırlar.Topağaç
Köyü, adanın tarımsal
faaliyetlerine en elverişli
köyü olup, adanın sebze
ihtiyacının önemli bir
kısmını sağlamaktadır.
Saraylar, başka bir deyişle
mermerler kenti... İS.2-3.
yüzyıllarına inen en erken
buluntular, mermer
ocaklarının tarihini Roma
devrine kadar götürüyor.
Yani 1800 yıldır mermer
çıkarılıyor. Buradan
çıkartılan mermerler dünyaca
ünlüdür. Saraylar’ da bir
açık hava müzesi
bulunmaktadır.
Marmara İlçesi, sofralık
zeytin üretiminde büyük
gelişim sağlamıştır.
Balıkçılık ise temel geçim
kaynağıdır.
İlçemizin ada olması
nedeniyle sadece deniz
ulaşımı mevcuttur. Marmara
Adası’ndan Tekirdağ İstanbul
ve Erdek ‘e gemi ve
motorlarla ulaşım
sağlanmaktadır. Her gün
Marmara’dan Erdek’e gemi
seferleri düzenlenmektedir.
Bilgi için: 0.266.885 50
70
İletişim
Bilgileri :
Kaymakamlık
: 0 266 885 50 06
Belediye
Başkanlığı :
0 266 885 54 89
Avşa Adası
Belediyesi: : 0
266 896 33 00
Saraylar
Belediyesi :
0 266 887 71 51
İlçe Jandarma
Komutanlığı : 0 266 885
54 31
Sağlık
Ocağı
: 0 266 885 51 19
|
|
SAVAŞTEPE
|
|
|
|
İlçenin tarihi insanlığın ilk dönemlerine kadar dayanmaktadır. Son
yıllardaki araştırmalarla
İlçenin kurulduğu bölgede
yer alan geniş düzlük arazi
içinden akan akarsuların
kenarlarında Tunç Çağına ait
kalıntılara rastlanmıştır.
Bunlardan Sazlıdere
Höyüğü önemli kalıntılar
veren bir yapıya sahiptir.
M.Ö. 5. ve 4. yüz yıllarda
bölge kuzey ile güney
arasında bir yol güzergahı
olarak önem kazanır. Ticaret
kervanlarının uğrak noktası
oluşu sebebiyle, bugünkü
ilçenin kurulduğu yerin 2
km. kadar doğusunda
Halkapınar denilen yerde
KERASAİ / KERASA adında kent
kurulmuştur. Nitekim
Savaştepe’nin eski adı
Giresun olup bu ad ise
Kerasai – Kerasa adından
gelmektedir. Kalıntılarına
bu gün bile rastlanan kentin
adının Kerassai / Kerassa
(Halkının Kenti ) (Ossa =
Kenti) şeklinde
yazılmasından anlaşılacağı
üzere adının anlamı
unutulmuş, kiraz ile ilgili
bir ad bunun yerine geçmiş
ve Kerasous / Kerasountaş
şeklinde kullanılmıştır.
İlçeye su sağlayan
Halkapınar su tesislerinin
bulunduğu arazinin su
kaynağı bakımından zengin
olması dolayısıyla bu İlkçağ
kenti burada kurulmuştur.
İlkçağın önemli HELEN
yazıları Panopenisli Nonnos
(Panapolis ,Mısır, M.S. V.yy
) Kerasai yani Kerasah
“Halkının Kenti” diye
anmaktadır. Ortaçağda ise
Kerasai yada Kerasais adı
Türklerin bölgeye hakim
olmaları ile “Kiresin “ yada
“Kilesin” şeklinde ,
sonraları ise “ Giresun”
şekline dönüştüğü
anlaşılıyor.
10 Ekim 1934
tarihinden sonra 20 yıl
bucak örgütü olarak kalır. 4
Mart 1954 tarihinde
çıkarılan yasa ile 1 Haziran
1954 tarihinde Savaştepe
ilçe merkezi haline gelir.
Savaştepe,
Marmara ve Ege Bölgesi’nin
iklimi etkisindedir. İlçede
yazları sıcak ve kurak,
kışları soğuk ve yağışlı
geçer. Ortalama 700-800 mm.
yağış almaktadır. İlçede kar
yağışlı gün sayısı merkezde
5 ile 7, dağlık kesiminde 10
günün üzerine çıkmamaktadır.
Bitki örtüsü
olarak fakirdir. Genel bitki
örtüsü makidir. İlçenin
verimli ormanları doğusu ve
güneyinde yer almaktadır.
İlçede çok çeşitli bitki
türleri bulunmakla beraber
çam ve meşe ağaçları
çoğunluktadır.
İlçe ekonomisi
tarıma dayalıdır. Başlıca
ürünler buğday, arpa ve
baklagillerdir.
Savaştepe ilçesi ulaşım
olarak birçok yolunun asfalt
olması ile köylerde ilçe
merkeziyle il merkezi
arasındaki ulaşımı
çözmüştür. Balıkesir – Soma
yolu ilçe merkezinden
geçtiğinden, ilçe halkının
genel olarak ulaşım sorunu
yoktur. İlçe sınırları
içinden İzmir- Ankara
–Bandırma demiryolu hattı
geçmektedir.
İletişim Bilgileri:
Kaymakamlık
: 0
266 552 10 03
Belediye
Başkanlığı :
0 266 552 10 08
Emniyet
Müdürlüğü : 0
266 552 11 11
Jandarma
Komutanlığı : 0 266
552 10 45
Devlet
Hastanesi
: 0 266 552 11 28
Otogar
Müdürlüğü :
0 266 552 17 68
|
|
SINDIRGI
|
|
|
|
http://www.sindirgi.gov.tr
İlçemizin tarihi
çok eski yıllara
dayanmaktadır.Sındırgı´nın
şehir olarak kuruluşu XVI.yy’dan
daha eskilere dayanır. Antik
dönemdeki adı ‘Carsea’ olan
Sındırgı’da, mevcut verilere
göre Sındırgı ve çevresinde
Erken Tunç Çağ,Frig,Lidya,
Klasik Yunan, Helenistik,
Roma ve Bizans Dönemlerinin
kesintisiz olarak yaşandığı
anlaşılmaktadır.
İlçe merkezine
yakın Helenistik Döneme ait
tümülüsler, oda mezarları,
Frig Kaya mezarı Lidya
dönemi tümülüsler ilçenin
günümüzden 2600 sene önce
yerleşime sahip olduğunu
anlatmaktadır.

200 yıl kadar
İran egemenliği altında
kalan bölge,Bergama Krallığı
ile birlikte Romalıların
yönetimine geçmiş,daha sonra
önce Bizans sonra
Selçuklular tarafından ele
geçirilerek idare
edilmiştir.Karesi
Beyliği’nden sonra Osmanlı
egemenliği altına
girmiştir.1884 yılında
Belediye kurulmuş,1913
yılında yeniden ilçe
olmuştur.
29 Haziran 1920
tarihinde Yunan işgaline
uğrayan ilçenin halkı,canla
başla mücadele ederek
düşman
birliklerini(sindirmiş,yıldırmış),sonuçta
bir yerde
barınamayacaklarını anlayan
işgalciler bir çok yangın
çıkardıktan sonra ilçeyi
terk etmişlerdir.
3 Eylül 1922 de
işgalcilerden temizlenen
Sındırgı bugünü resmi
kurtuluş günü kabul edip,her
yıl coşku ile
kutlanmaktadır.
Sındırgı,1433 km²
yüzölçümüne sahip olup,
denizden yüksekliği 250 m´dir.
Balıkesir´in güneydoğusunda
yer almaktadır. Eski
Balıkesir-İzmir yolu
üzerinde,Balıkesir´e 63 km
uzaklıktadır.
Başlıca dağları Ulus, Sidan
ve Dikmen dağlarıdır.İlçenin
başlıca akarsuları;Simav
çayı,Ilıcalı ve Cüneyt
çaylarıdır. İlçemizde göl
bulunmayıp, bir tane baraj
bulunmaktadır.Akdeniz
iklimine sahip ilçede,
kışlar yağışlı ve ılık
yazlar kurak ve sıcak
geçmektedir. İlçe arazisinin
% 51´i ormanlık,%24´ü tarıma
elverişli alan,%22´lık kısım
dağlık ve kıraç
arazi,%3´lük kısmı ise
çayır,mera ve sulu tarım
arazisinden
oluşmaktadır.Ormanlık alan
71.550 hektardır.
İlçede tütün başta olmak
üzere, susam, buğday, kavun,
karpuz ve çeşitli hayvan
mahsulleri üretimi önem
kazanmaktadır. Dokumacılık
revaçtadır. Yağcıbedir
halıları dünyaca ünlüdür.
Ayrıca kaolen madeni
zengindir.
İlçeye ulaşım karayolu ile
yapılmaktadır. Balıkesir il
merkezine 63 km, İzmir´e 145
km uzaklıktadır. Balıkesir
otogarından her saat kalkan
otobüsler bulunmaktadır.
İletişim
Bilgileri :
Kaymakamlık
: 0 266 516 10 01
Garnizon
Komutanlığı : 0
266 516 10 05
Belediye
Başkanlığı :
0 266 516 11 24
Jandarma
Komutanlığı : 0
266 516 10 11
Emniyet
Amirliği
: 0 266 516 11 82
Öğretmen
Evi
: 0 266 516 15 18
Devlet
Hastanesi
: 0 266 516 41 03
Otogar
Müdürlüğü :
0 266 516 11 24 |
|
SUSURLUK
|
|
|
|
http://www.susurluk.gov.tr/
TARİHÇE:
İlçemiz Lidyalılar,
Romalılar, Bizanslılar ve
Selçukluların
egemenliklerinden sonra,
Karesi Beyliği’nin idaresine
geçmiştir. Osmanlı idaresine
geçmesi Orhan Gazi
zamanında gerçekleşmiştir.
Susurluk’ un bulunduğu yer,
Karesi Beylerinden İğne Bey
Vakfına ait ormanlık ve
bataklık boş bir alan iken
İğne Bey’in torunları
burasını “ Susığırlık” adı
altında bir çiftlik halinde
idare etmiştir. Daha sonra
“Miladi 1634” tarihlerinde
Karaman tarafından gelen
Hacı Hatip Oğulları adlı
akıncılar buraya
yerleşmişlerdir.
Burası çiftlik halinde iken,
Bursa ve İstanbul’ a geçen
kervanların konaklama yeri
olmuştur. 1858 ve 1878
Türk-Rus savaşında Anadolu’
ya göç eden Bulgaristan ve
Kafkas Göçmenleriyle
sonraları Ahmet Vefik Paşa
tarafından iskan ettirilen
Türkmen aşiretleriyle
kalabalıklaşmıştır.
Bir söylentiye göre; suların
bolluğu ve sığır sürülerinin
bulunması nedeniyle, buraya
“Susığırlık” denilmiş,
sonradan bu isim “Susurluk”
a dönüşmüştür.
Susurluk 1892’ de Bucak,
1926’ da İlçe olmuştur. 5
Eylül 1922 Susurluk ’un
düşman işgalinden kurtuluş
günüdür. Her yıl 5 Eylül de
“Kurtuluş Bayramı”
törenlerle kutlanmaktadır.
COĞRAFİ KONUM:
Susurluk ilçesi Balıkesir
iline bağlı bir ilçe olup,
ilin kuzey doğusunda yer
almaktadır. İlçenin
doğusunda Bursa
Mustafakemalpaşa ilçesi,
kuzeyinde Karacabey ve
Bandırma ilçesi, batısında
Manyas ve güney ve güney
doğusunda Kepsut ilçesi yer
almaktadır.
Susurluk ilçesi deniz
seviyesinden ortalama olarak
63 m yüksekliktedir. Fazla
yüksek olmayan engebeli
arazilerden oluşan ilçe
toprakları,ilin kuzey
doğusunda yer
almaktadır.Doğu kesimini
Çataldağ’ın batı uzantıları,
batı kesimlerini Sularya
dağlarının uzantısı olan
Keltepe engebelendirir.
Dağlık alanlar ormanlarla
kaplıdır.
NÜFUS:
2000 yılı Genel Nüfus
Sayımına göre Merkez, Belde
ve Köylerin toplamı
44.130’dur.
İDARİ YAPI:
İlçemizin 2 Kasabası, 44
Köyü ve bu köylere bağlı 4
Mahallesi bulunmaktadır.
Merkez Belediyesi ile
birlikte Göbel ve Karapürçek
Beldelerinde Belediye
teşkilatı bulunmaktadır.
EĞİTİM :
İlçemiz Merkezinde 6
İlköğretim Okulu, 5
Ortaöğretim Okulu, 1 Genel
Lise, 1 Anadolu Lisesi, 1
Teknik Lise ve Endüstri
Meslek Lisesi, 1 İmam-Hatip
Lisesi, 1 Kız Meslek Lisesi
bulunmaktadır. Ayrıca
Mesleki Eğitim Merkezi
Müdürlüğü 2001-2002 Öğretim
yılında eğitim öğretime
açılmıştır.
YÜKSEK ÖĞRETİM:
Balıkesir Üniversitesine
bağlı Susurluk Meslek Yüksek
Okulu mevcut olup;
bünyesinde Süt Ürünleri
Programı ve Et Ürünleri
Programlarını bulunmaktadır.
SAĞLIK:
İzmir – İstanbul karayolu
üzerinde stratejik bir
konumda bulunan İlçemizde 80
yataklı Devlet Hastanesi
mevcuttur.
TARIM:
lçemizde Tarım faaliyetleri,
oldukça çeşitli ve yoğundur.
En önemli Tarım ürünlerimiz;
Şekerpancarı, Domates,
Biber, Ayçiçeği, Buğday ve
diğer tarım ürünleridir.
İlçemiz sanayisi de;
potansiyelimiz olan Tarım
ürünlerimize dayalı olarak
çalışmaktadır. İlçemizde
bolca, Salça ve Konserve,
hazır yemek ve dondurulmuş
gıda, konsantre fabrikaları
bulunmaktadır.
İlçemizde aynı zamanda,
Meyvacılığı geliştirme
projesi kapsamında, meyva
üretiminde teşvik
edilmekte,İlçe Tarım
Müdürlüğü ve s.s. Susurluk
ve köyleri yaş sebze meyva
yetiştiricilikleri
Kooperatifi fidan desteği
sağlamakta, Seracılık
faaliyetleri de
yaygınlaşmaktadır.
Tarım arazilerinin % 92 ‘si
Tarım arazisi, %6’sı Sebze-
Meyva alanı, %0,5’i Bağlık
arazi, geriye kalan %1,5 ‘i
nadas alanı olarak
kullanılmaktadır.
Ulaşım imkanları bakımından
ilçe merkezi çok elverişli
bir konumda olup, İstanbul,
İzmir, Balıkesir ve Bandırma
karayolu üzerindedir.
Balıkesir’ e uzaklığı 44
km., Bursa iline uzaklığı
108 km.dir.
İzmir-Bandırma demiryolu
İlçeden geçmekte olup, en
yakın sivil hava alanı ise
108 Km. uzaklıktaki Bursa
hava alanıdır.
İletişim Bilgileri:
Kaymakamlık
0 266 865
19 30- 865 1931
İlçe Emniyet Müd.
0 266 865 18 74
İlçe Jandarma
Kom. 0
266 865 19 28
Devlet Hastanesi
0 266 865 25 25
Sağlık Grup
Bşk. 0 266 865
19 06
Otogar
Müdürlüğü
0 266 865 29 06 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| |
|