Çanakkale!den Ezineye giderken Geyikli sapağından sonra yol üstündeki ikinci köydür.Okul öğretmenleri ekseriye Çanakkale ikamet etmektedir.Köyümüzde lojman bulunmamaktadır. Çanakkaleye köyün içinden geçen Geyikli minibüsleri ile yaklaşık 40 dakikada varılmaktadır.
PINARBAŞI KÖYÜ TARİHÇESİ
Köyün 1.5 km ötesinde ADAKÖY isminde bir Çerkez köyü varmış.
Bu köy Menderes Çayı’nın iki kolu arasında bulunduğundan Adaköy denilmiştir.
Kış mevsiminde çayın suları altında kalıyor, köy haklıda kışı geçirmek için şimdiki köyün yerine geliyor, yaz mevsiminde tekrar köylerine dönüyorlardı. Bu durum yıllarca devam etmiştir. Rivayete göre bu köyün tüm evleri, camileri bile saz evmiş veya başka bir deyişle örgüdenmiş. Bazı yıllar yağmur çok yağdığından bu saz evleri sel suları alıp götürürmüş. Köy halkı o yaz evleri sil baştan yeniden yaparmış. Hükümet yetkileri köyün Pınarbaşı’na taşınmasını köy halkına bildirmişler fakat köy halkı bunu kabullenmemiş. Başka bir yıl çay o kadar çok taşmış ki camiyi bile sel suları altında bırakmıştır. Bunun üzerine halk mecburen şimdiki yerine taşınmıştır. O zamanlar şimdiki adıyla Araplar Boğazı adıyla anılan boğazda da bir köy varmış bu köy halkı da Pınarbaşı yerleşkesine taşınmıştır. Daha sonraları halk arasında 93 seferi diye bilinen 1877 Osmanlı-Rus savaşlarından sonra da hükümet göçmenleri bu köye yerleşmiştir. Böylece Çerkez, Yörük, muhacirlerle karma bir köy oluşmuştur. Cumhuriyet devrinde ise 1952 yılına kadar pek gelişme kaydedemeyen Pınarbaşı 1952 yılında Batak Ovayı kurutup bataklıktan kurtarmasıyla hızla köye gelen göçlerin ardından hızla büyümeye başlamıştır. Bu tarihten sonra göçler çoğunlukla diğer ilçelerimizden gelen Pomaklarla olmuştur.