KİTAP OKUMAYA TEŞVİK
İNSAN, KELİMELERLE DÜŞÜNÜR. İnsan, ne Kadar çok kelime bilirse, düşünme
ufku o kadar genişler, zekâ seviyesi o nispette artar. İnsan zekâsını
ölçen en keskin kriter; KELİME HAZİNESİDİR. Zekâ aynen kaslara benzer.
Ne kadar çok çalıştırılırsa, o nispette güçlenir. Egzersiz yaptırmanın
yolu; problem çözme, kitap okuma, dinlediğini okuduğunu yorumlama ve
kelime ezberlemedir.
Kelime ezberlemenin en kolay yolu; ÇOK KİTAP OKUMADIR. Shakespeare
yazdığı eserlerinde; 80.000, Goethe 50.000 kelime kullanmıştır. Ve
bugün, herhangi bir İngiliz, Alman talebesi bu kitapları çok rahat
anlayabilmektedir. Bu, bu talebelerin bu kadar kelimeyi bilmesi manasına
gelir. Ama bizim memleketimizde bir üniversite mezunu; 3.000-4.000
kelime bilmektedir. Bu kadar az bilinmesinin sebebi de kitap okuma
alışkanlığı kazanmaması, kitap okumamasıdır. Bizim millet olarak en
büyük eksikliğimiz kitap okumak. Ama bu durumda, netice de ortada.
Avrupa ilimde, teknolojide ileri giderken, biz hâlâ yerimizde sayıyoruz.
A.B.D.’ de bir okulda, ZEKAYLA alakalı bir deney yapılmış. 2 ayrı
sınıftaki öğrencilerin sene başında, zeka seviyeleri ölçülmüş. Ve bir
yere kaydedilmiş, daha sonra 1. Dönem boyunca, her iki sınıfa da
matematik anlatılmış. 1. Dönemin sonunda, her iki sınıftaki öğrencilerin
zeka seviyeleri, aynı oranda artmış. 2. Dönem bir sınıfa yine sadece
matematik anlatılırken, diğer sınıfa matematikle beraber, kitap
okutulmuş. 2. Dönemin sonunda görülmüş ki; sadece matematik görenlere
nazaran, hem matematik öğrenen, hem de kitap okuyanların zeka
seviyeleri, 2 misli artmış.
Bundan şunu çıkarmamız gerekir ki; BİZİM KİTAP OKUMAMIZ sadece Türkçe’yi
değil, matematik ve fen derslerini de iyi öğrenmemize tesir edecektir.
İmtihanda, sözel sorularda en çok soru Türkçe’den geliyor. Bu Türkçe
sorularının da 2-3 tanesi dil bilgisi çalışılmasa dahi, okulda görüldüğü
kadarıyla, dil bilgisi soruları yapılabilir. Geriye kalan Türkçe
soruları da 3 çeşide ayrılıyor.
a) PARAGRAF SORULARI : Yarım sayfa ya da tam sayfa
paragraf verilip bununla ilgili 7-8 tane soru soruluyor. Kitap okuma
alışkanlığı olmayan, okuduğunu fotoğraf gibi hemen hafızasına
kaydedemeyen birisi paragrafı okur, sorulara geçer ama okuduğunu
unuttuğu için tekrar okumak zorundadır. Her bir soru için koskoca
sayfayı tekrar okur. Bu da, zaman kaybına neden olur.
b) KELİMEYLE ALAKALI SORULAR : Kelimelerin eş anlamlarını
ya da zıt anlamlarını soruyorlar. Yani kelime hazinesini ölçüyorlar.
Kelime hazinesini geliştirmenin tek yolu da KİTAP OKUMAKTIR.
c) OKUDUĞUNU ANLAYIP, YORUMLAYABİLME SORULARI : Yani,
düşünce kabiliyetini ölçen sorular. Bunu geliştirmenin tek yolu yine çok
kitap okumaktır. Bu gibi tavsiyelerle, her şeyden önce KİTAP okumayı bir ihtiyaç haline
getirmeliyiz.
Ben, imtihanlara hazırlanmada kitap okumayı, matematik – fen çalışmakla
eşit tutuyorum. Hatta daha üstün tutuyorum. Çünkü kitap okumak, sadece
Türkçe’ye değil, zekamı artırdığı için hem Fen’e hem de Matematiğe tesir
ediyor. O yüzden, Matematik-Fen’den ödev vereceğim gibi, kitap okumayı
da ödev olarak vereceğim. Ve senin kitap okuma alışkanlığını
kazanabilmen için, kendi başına kitap okuduğun gibi, benim yanıma
geldiğinde de kitap okuyacaksın hatta bazen karşılıklı kitap okuyacağız.
Öğrenciye önereceğimiz kitapların reklamını çok iyi yapmalı, çok güzel
sunmalı, merak uyandırmalı, kitabı bizden istemesini, okumak için arzu
etmesini temin etmeliyiz.
Bunun içinde her şeyden önce vereceğimiz kitapları öncelikle biz okumalı
ve içindeki çarpıcı pasajları ezberden anlatarak ilgisini çekmeliyiz.
Daha sonra da; içindeki enteresan yerlerinden 1-2 paragraf okuyarak
iştiyak uyarmalıyız.

|