Ulusumuzda Halk Eğitimi hareketleri Cumhuriyet ten çok önceki devirlere ve tarihimizin derinliklerine kadar uzanır. Cumhuriyet Türkiye’sinde büyük Atatürk’ün öncülüğü ile girişilen her alandaki faaliyetler ve devrimler ve devrimler meydanında halk eğitimi çalışmalarına yer verilmiş ve bu etkinlikler Türk yurdu ve ulusunun ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmasında önemli rol oynamıştır. 1938 Harf Devrimi ile büyük önder Atatürk ün başöğretmenliğinde girişilen “Okuma-Yazma Seferberliği” ile bir yıl içerisinde yarım milyondan fazla vatandaşın okuma–yazma öğrenmesi sağlanmıştır, dünya eğitim tarihinde en başarılı büyük bir halk eğitimi hareketi olarak kabul edilir.
Cumhuriyetin ilk yıllarında Halk Eğitimine derin ve acil ihtiyaç duyulmuş ve valiliklerin bu konudaki görüşleri alınmıştır.Bu görüşler sırasında “HALKI TENVİR MÜDÜRİYET-İ UMUMİYESİ” kurulması istenmişse de ancak 1926 yılında Milli Eğitim Bakanlığı içinde “Halk Terbiyesi Şubesi” kurulabilmiştir. “Millet Mektepleri” ile başlatılan yaygın ve etkili okuma-yazma hareketi, 1933 yılına kadar devam etmiş, bu tarihten sonra bu alandaki çalışmaların hızı yavaşlamıştır.
1932 yılında kurulan Halkevleri, gezici kadın ve erkek kursları ve Halk Eğitimi Yayınları devletçe ele alınan önemli ve yaygın halk eğitimi hareketleri olarak yer almaktadır. Ayrıca tarım, sağlık ve kültür alanlarındaki gelişmeler halk eğitiminin yayılmasını sağlamıştır. Bu teşkilatlanma ve yayılma hareketleri az sayıda da olsa sahaya intikal ettirilmiş ve yeni bir anlayışla, 1953 yılından itibaren bucak ve köylerde “HALK OKUMA ODALARI” ve ilçelerde “HALK EĞİTİMİ MERKEZLERİ” açılmaya başlamıştır. |