Sınava
hazırlık sürecini planlı ve verimli değerlendiren öğrenciler
doğal olarak amaçlarına ulaşacaklardır. Dileğimiz hepinizin
beklentilerinin gerçekleşmesidir. Uzun yıllar boyunca
yapılan gözlemler başarısızlığın en önemli nedenlerinden
birinin planlı ve düzenli çalışma alışkanlığının eksikliği
olduğunu göstermektedir. Bir konuyu öğrenmek ve
bilgilerinizi kalıcı hale getirmek ancak bol soru çözmek,
tekrar yapmak ye planlı çalışmakla mümkün olacaktır.
Öğrenme
Nedir?
Öğrenme, kişinin öğrenme
yaşantısı sonucu davranışlarında meydana gelen kalıcı izli
davranış değişikliğidir. Tanımdan da anlaşılacağı gibi
öğrenmede "davranış değişikliği" vardır. Çalışma sonucunda
davranış değişikliği gözlemlenmiyorsa öğrenme gerçekleşmemiş
demektir. Öğrenme olumlu yönde olabileceği gibi olumsuz
yönde de olabilir. Önemli olan öğrenilen bilgiler arasında
bağlantı kurabilmektir.
Öğrenmede "tekrar ve
yaşantı" önemli bir rol oynamaktadır. Bireyin öğrenmesini
sağlayan kişisel ve çevresel etkenler vardır. Kişisel
etkenler yaş, zeka ve genel uyarılmışlık halidir. Zeka ne
kadar yüksekse öğrenme o kadar hızlı olur. Düzenli ve
bilinçli yapılan tekrarlar ise öğrenmede kalıcılığı sağlar.
Hedefe
Ulaşmada Amaç ve Öncelik Belirleme
Etrafınıza dikkatlice
baktığınızda, başarılı kişilerin ne yapmak istediğini bilen, hedefini önceden
belirleyen ve başaracağına inanan kişiler olduğunu
görürsünüz.
Bir şeyi elde etme
sürecinde ne istediğini belirlemek yani amaçları oluşturmak
ilk adımdır. Amaçları önceden belirleme, kişide ulaşılması
gereken bir nokta düşüncesini belirler. Kişi o amaca ulaşmak
için çalışır. Kısaca amaç belirleme, çalışmak için itici bir
güçtür; çünkü istenilen, varılması gereken bir nokta vardır.
Bu noktaya ulaşmaksa ancak çalışmakla olacaktır. O zaman
yapılacak iş vakit kaybetmeden çalışmaya başlamaktır. Şu
anda biz de hayatımızın en önemli süreçlerinden birine adım
atıyoruz. Hedefimize ulaşmamız bu süreci nasıl
değerlendireceğimize bağlıdır.
İnsan bir şeyi
gerçekten istemeye görsün, hiç bir şey aşılmayacak kadar
yüksek değildir.
Hedefe
Giden Yolda Etkin Zaman Kullanımı
Nasıl Bakarsan Öyle
Görürsün!
Fransa'da, ağır işçilerin
işleri hakkında ne düşündüklerini incelemek üzere
araştırmayı yürüten bir görevli, bir inşaat alanına
gönderilir. Görevli, ilk işçiye yaklaşır ve sorar: "Ne
yapıyorsun?"
"Nesin sen, kör mü!" diye
öfkeyle bağırır işçi, "Bu parçalanması imkansız kayaları
ilkel aletlerle kırıyor ve patronun emrettiği gibi bir araya
yığıyorum. Cehennem sıcağında kan ter içinde kalıyorum. Bu
çok ağır bir iş, ölümden beter."
Görevli hızla oradan
uzaklaşır ve çekinerek ikinci işçiye yaklaşır. Aynı soruyu
sorar: "Ne yapıyorsun?" İşçi cevap verir:
"Kayaları mimari plana uygun şekilde
yerleştirilebilmeleri için, kullanılabilir şekle getirmeye
çalışıyorum. Bu ağır ve bazen de monoton bir iş, ama karım
ve çocuklarım için para gerekli sonuçta bir işim var. Daha
kötü de olabilirdi."
Biraz cesaretlenen görevli
üçüncü işçiye doğru ilerler. "Ne yapıyorsun?" diye sorar.
"Görmüyor musun," der işçi kollarını gökyüzüne kaldırarak,
"bir katedral yapıyorum."
Bu hikayenin enteresan
tarafı her üç işçinin de aynı işi yapıyor olmaları. Görmeyi
seçtiğiniz yol sizin tutumunuza bağlıdır. Bugün hava biraz
bulutlu mu yoksa biraz güneşli mi! Güllerin dikeni mi
vardır, dikenli dalların gülleri mi! Bardağın yarısı boş
mudur, yarısı dolu mu! Yoksa bardak olması gerekenin iki
katı büyüklükte mi! Seçim size ait.
Hedefe Ulaşmada
Başaracağına İnanmak
Hepimiz hayatımızda yapmış
olduğumuz işlerin başarıyla tamamlanmasını isteriz. Kim bir
işin başarısızlıkla sonuçlanmasını isteyebilir ki? Özellikle
de sonuçlanmasını istediğimiz durum ÖSS/OKS gibi bizim için,
ailemiz ve çevremiz için bu denli önem taşıyorsa!
ÖSS/OKS sadece başarılı
olmak için hazırlandığımız bir sınav değildir. ÖSS/OKS aynı
zamanda gelecekteki yaşam standartlarımızı da belirleyen bir
ara aşamadır. Aslında bu ara aşamayı iyi sonuçlandırarak tüm
hayatımızda başarılı olmayı da belirliyoruz. Tabi ki bunlara
ulaşabilmek için de başarıyı "hedef" olarak belirlememiz ve buna gerçekten inanmamız
gerekiyor. Bazen içimizden bir ses bize bunu
yapamayacağımızı fısıldar. Bunu duyduğumuzda,
hissettiğimizde etkilenebiliriz. Önemli olan bu etkiyi her
zaman pozitif yöne çevirmek, hedefimize ulaşmakta araç
olarak kullanmaktır.
Olumsuz ifade ya da durum
ne olursa olsun; başarılı bir insan olarak bunları
değerlendirip hedefe ulaşmak için alternatifler üretmeliyiz.
Çünkü başarı için gerekli güç içinizde, o fısıldayan sesin
hemen yanı başındadır. Bu gücü harekete geçirmek ise tabi ki
sizin elinizde. Kendinize hedefinize ulaşmayı ne kadar
istediğinizi sorun. "ÇOK" değil mi? Öyleyse şu egzersizi ses
tonunuzu her defasında daha da yükselterek tekrarlayın:
BAŞARACAĞIM!
BAŞARACAĞIM!
İçinizdeki gücü
hissediyorsunuz değil mi? Tabi ki başarıya ulaşmak sadece bu
güçle ve inanmakla olmayacaktır. Bunlar bizim başarıya doğru
yürümemizi, adımlarımızı atmamızı sağlayan öğelerdir.
Başarıya ulaşmak için hedefe doğru yılmadan, vazgeçmeden
yürümemiz adım atmamız gerekecektir. Her adımda, her soruda,
her nette hedefimize daha da yaklaşırız. Unutmayın, mermeri
delen de suyun gücü değil, sürekliliğidir. Bu yüzden hedefe
doğru yürürken "süreklilik" esastır.
Hedefe Ulaşmada Planlı
Çalışmak
Eğer siz de "derslerimi
yetiştiremiyorum, okul dersleri ile ÖSS/OKS'ye hazırlık bir
arada gitmiyor, zaten yazılılar da üst üste geldi,
yetişemiyoruuum!!!" diyorsanız, plansız çalışıyorsunuz
demektir.
Peki böyle bir sorunu
nasıl çözümleyebiliriz? Tabi ki plan yaparak!
Plan, yapılacak işlerin
belli bir süre ve düzene sokulmasıdır.Yani hangi derse ne
zaman ve ne kadar çalışacağınızı belirlemektir.
Bu kadar çalışma yeter.
Ben yapamam ki!
Bugün çok yorgunum
Benim çalışmaya ihtiyacım yok.
Bu konu çok zor.
Bu konular hayatta lazım olmaz.
Bugün zamanım yok.
Yukarıdaki cümlelerden
bazıları ya da hepsi sizin de sık sık kullandıklarınız
arasındaysa artık plan yapmaya başlamalısınız demektir! İşte
size plan yapmanın bazı püf noktaları:
Evinize gittiğinizde
kendinize belirli bir zaman dilimi ayırın ve bu süre
içerisinde dinlenin. Günlük ders çalışma programı hazırlayın
ve hazırlarken şunlara dikkat edin:
Verimli olarak ders
çalışabileceğiniz zaman dilimini ve çalışacağınız dersleri
belirleyin. Zorlandığınız derslerden çalışmaya başlayın,
konsantrasyonunuz daha yüksek olduğundan algılamanızı
kolaylaştıracaktır. Çalışırken ders sıralamasının bir sözel
bir sayısal olmasına dikkat edin. Böylece beyninizin sözel
ve sayısal alanları eşit şekilde çalıştığından daha yüksek
verim alacaksınız. Ders çalışırken her 45 dakikada bir 5
dakikalık kontrol tekrarı yapm, 10 dakika dinlenin. 10
dakikalık molalar sırasında zihninizi dinlendirecek
faaliyetlerde bulunun ancak televizyondan uzak durun. Çünkü televizyonu açmak, için çok küçük bir enerji
yeterlidir ancak kapatmak gerçek bir mücadeleyi gerektirir.
Hedefe Ulaşmada
Çalışmaya Başlamak ve Sürdürmek
Dikkatin dağılması
sebebiyle çalışma veriminin düşmesi hem ders başında geçen
sürenin uzamasına hem de size keyif veren ve dinlenmenizi
sağlayan etkinliklere daha az zaman ayırmanıza yol açar.
Diğer taraftan dinlendirici etkinliklere zaman ayıramamak da
başarının düşmesine neden olur. Bu durumda zihnimizi
dağıtacak etkenlerin ne olduğunu bilmeli ve onları ortadan
kaldırmaya çalışmalıyız.
Zihnin dağılmasına yol açan iç sebepler hayal kurmak ve
endişelere kapılmaktır. Ders çalışırken hayal kurduğunuzu
fark ettiğinizde bir an durup ne yapmakta olduğunuzu ve
hedefinizi düşünün. Ders çalışırken kurduğunuz hayal
hedefinize ulaşmada size ne kadar yardımcı olabilir?
ÖSS/OKS'ye hazırlanırken ders çalışmanın yanında kendinize
de zaman ayırmalısınız. Önemli olan ders çalışma süresi
içinde yalnızca ders çalışmak, eğlence zamanlarında da
yalnızca eğlenmektir. Yani yaptığımız etkinliğin planlanan
zaman dilimi içinde hakkını vermektir. ÖSS/OKS ye
hazırlanırken duyulan bazı endişeler de zihnin dağılmasına
yol açar.
Kazanabilecek miyim?
Başarılı olamazsam
ailemin yüzüne nasıl bakacağım?
Deneme sınavlarındaki
kadar yüksek netler yapamayacağım!
Ben arkadaşlarım kadar
hazırlanmadım, onlar kazanacak ben kazanamayacağım!
Sanırım kazanamayacağım!
Bu sınava bir kez daha
hazırlanamam!
Zaman çok azaldı,
çalışacak çok konu var, hayatta yetişmeyecek!
ÖSS/OKS sürecinde
öğrencilerin kimi zaman kendilerini sorgulamaları normaldir.
Önemli olan bunları endişe boyutuna getirmemek, bu tür
düşüncelerin zihninizi dağıtmasına engel olmaktır.
Motivasyonunuzun düştüğünü hissettiğiniz an geleceğinize ve
üniversiteye yönelik hayaller kurun. Şu an çalıştığınız
konuların sizi hedefinize yaklaştıran bir basamak olduğunu
düşünün. Böylece ders çalışmak sizin için daha anlamlı bir
hale gelecektir.
Hedefe Ulaşmayı
Engelleyen Çevresel Etkenler
Çalışma Odası ve Masası:
Ders çalışma etkinlikleri
mümkünse hep aynı ortamda yapılmalıdır. Bu sayede ortam
öğrenmeyi tetikleyici bir iç disiplin sağlayacaktır.
Masanızdaki dağınıklık dikkatinizin dağılmasına neden
olacaktır. Mümkün olduğu kadar düzenli ve iyi ışık alan bir
masada çalışın. Çalışma ortamınız sade olmalı poster afiş
gibi dikkati dağıtacak unsurlardan arındırılmalıdır. Odanızı
sık sık havalandırın, çünkü havadaki oksijenin azalması
gerginliğe yol açar ve bu durum baş ağrısı gibi öğrenmeyi
güçleştiren bir çok etkenin doğmasına neden olur.
Yatarak ders çalışma:
Dikkat dağınıklığına neden
olur. Ne kadar iyi niyetli olursa olsun ders kitabını alıp
şöyle uzanarak çalışmak istemenin tek sonucu vardır: uykuya
dalmak veya çalışamayacak kadar gevşemek.. Çünkü uyku ve
uyanıklığı sağlayan anatomik yapılar beyin sapındadır. Kas
geriliminin belirli bir düzeyde olması uyanıklığı sağlar.
Eğer kas gerilimi belirli bir düzeyin altına düşerse beyin
sapına gönderilen mesajlar ile uykuyu başlatan maddeler
salgılanmaya başlar böylece öğrenmeyi sağlayan dikkatin ön
şartı olan uyanıklık bozulmuş olur.
Müzikle ders çalışma:
Araştırmalara göre insan
beyni aynı anda birden fazla uyarıcıyı alabilir ancak
dikkatini bir tek noktada odaklayabilir. Bu sebeple insanın
hem müzik dinleyip hem de ders çalışması olanaksızdır! İnsan
ya müzik dinler ya ders çalışır. Bizim önerimiz ders
çalışırken müzik dinlememeniz müziği planlarınızı
gerçekleştirdikten sonra ödül olarak kullanmanızdır.
Telefon:
Çalışırken aklınıza gelen
bir şeyi söylemek veya dersle ilgili bir soruyu yöneltmek
için telefon başına gitmek çok sık rastlanılan bir durumdur.
Bizim tavsiyemiz ders çalışma seansını tamamlamadan kimseyi
aramamanızdır.
Hedefe
Ulaşmada Dikkat Toplama Yolları
Verimli ders çalışma için
gerekli temel niteliklerden biri de konsantrasyonu
sağlamaktır. Ders çalışırken dikkatimizi çalıştığımız konu
üzerine yoğunlaştırmalı, bütün enerjimizi çalıştığımız
konuya vererek ders çalışmayı öğrenmeliyiz. Konsantrasyon,
dikkatin aynı noktaya toplanması, tüm öğrenme
mekanizmalarının aynı noktaya yönlendirilmesi, bütün
alıcıların öğrenmeye hazır hale getirilerek algının en
yüksek performansına ulaşması olduğu için, bu şekilde
yapılan bir çalışma çok verimli olacaktır.
Ders çalışırken şu ve
benzeri nedenler dikkatinizi dağıtabilir:
1. Duygusal sorunlar
2. Fizyolojik
rahatsızlıklar
3. Önemsiz
ayrıntılara takılma
4. Öğrenilecek
bilgilerin zor ve karmaşık olması
5. Çalışma
ortamınızın uygun olmaması
6. Önemsiz bazı
sorunların zihninizi oyalaması
Plansız ve düzensiz
çalışma
Önemli olan dikkatimizin
dağıldığının farkına varıp zihnimizi tekrar çalıştığımız
konu üzerine yoğunlaştırabilmektir. Bunun için de aşağıdaki
yöntemleri deneyebilirsiniz. Çalışmaya başlamadan önce,
kendinize çalışma sonunda gerçekleştireceğiniz bir hedef
belirleyin. Çalışılan konuya ilgi ne kadar yüksekse öğrenme
o kadar kalıcı olur, bu nedenle yapacağınız çalışmayı sevin.
Çalışmalarınızda daha önce hazırlamış olduğunuz plana
mutlaka uyun.
Bir konuyu çalışırken
okuyun, yazın, anlatın kısacası birden fazla öğrenme
etkinliği kullanın. Çalışmaya başlamadan önce iyice
dinlenin ve mümkünse planlanan saatler içinde çalışma
masanızdan kalkmayın. Başarısızlık korkusunu yenmenin yolu
kendine güvenmektir. Kendinize güvenin ve yeterince
çalıştığınız takdirde bu sınavı başaracağınızı unutmayın.
Hedefe
Ulaşmada Tekrarın Önemi Nasıl Tekrar Yapmalıyız?
Belli bir süre sonunda
öğrenilen bilgiler unutulur bu gayet doğaldır. Ancak ÖSS
gibi hazırlık aşaması uzun bir süreçte gerçekleşen
sınavlarda yapılan periyodik ve bilinçli tekrarlar unutmayı
minimal düzeye indirir. Araştırmalar göstermistir ki:
45 dakikalık çalışma
sonunda yapılan 5 dakikalık tekrarlar öğrenilen bilgilerin 1
gün, 1 günlük çalışma sonrasında yapılan 10 dakikalık
tekrarlar öğrenilen bilgilerin 1 hafta ,1 haftalık çalışma
sonunda yapılan 20 dakikalık tekrarlar öğrenilen bilgilerin
1 ay ,1 aylık çalışma sonunda yapılan 30 dakikalık tekrarlar
öğrenilen bilgilerin uzun süreli
HAFIZADA KALMASINI
SAĞLAR!
Yukarıdaki bilgilerden de
anlayacağımız gibi sistemli tekrarlar öğrenme, kavrama ve
hatırlama konularında birikim sağlar.
Gerekli-gereksiz her şeyi
öğrenmek yerine işinize yarayacak bilgileri öğrenin.
Öğrenmeniz bir amaca
yönelik olsun.
Öğrenmeye karşı istek
duyun.
Somut kavramların soyut
kavramlara göre daha kolay öğrenildiğini unutmayın.
Öğrendiğiniz bir formülü, ilkeyi soruların çözümünde
kullanarak somutlaştırın. Öğrendiğiniz konular arasında
bağlantı kurun, birbiriyle ilişkilendirilen konular belleğe
daha kolay aktarılır ve hatırlanır.
Öğrenirken alacağınız
küçük notlar hatırlamanızı kolaylaştırır.
Bilgiyi ezberlemeyin,
yorumlamaya çalışın.
İSOAT
Etkin okuma olarak
tanımlayabileceğimiz İSOAT yöntemi 5 adımda gerçekleşir. Bir
bilginin öğrenilmesi kadar uzun süreli hafızada
saklanabilmesi de önemlidir. Hafızada tutabilmek de düzenli
tekrarlar ve öğrenilen bilgiyi anlamlı hale getirmekle
mümkün olacaktır.
İSOAT öğrencinin aktif
olarak öğrenmesini sağlaması, beyninde soru işaretleri
yaratıp cevaplarını bulmaya yönlendirmesi, öğrenilen bilgiyi
kullanmasını ve düzenli tekrar yapmasını sağladığı için
öğrenme etkinliklerinde kullanılması gereken çok önemli bir
yöntemdir. Şimdi bu yöntemin adımlarını tek tek inceleyelim.
Bu adımda yapılması
gereken 5 dakikalık bir süre içerisinde konunun ana
hatlarını okumak, göz gezdirmektir. Burada önemli olan
konunun tamamını değil, başlıklarını, altı çizilen ya da
koyu yazılan cümleleri, ana hatları ile okumak resim ya da
şemaları gözden geçirmektir.
Bu adımda izle
basamağında yaptığınız hızlı okuma verilerine dayanarak
konuyla ilgili soru oluşturmak temel amaçtır. Anlatılan ya
da okunan bir konuyu anlayabilmek için aklınızda sorular
oluşturmanız gerekir. Eğer okuduğunuz metne ilişkin aklınıza
soru işaretleri oluşmadıysa yeterince anlayamamışsınız
demektir. Bu durumda l.adım olan "izle" basamağına geri
dönmelisiniz. Konu başlıkları, benzerlik ve farklılıklar ve
konuda geçen tanımlar muhtemel sınav sorularıdır, bu
soruları bir kağıda not almanız yerinde olacaktır. Bu adım
yaklaşık 5 dakika sürmelidir.
Bu adımda bir önceki
"sor" basamağında çıkarmış olduğunuz soruların cevaplarını
bulmalı ve bir kağıda not almalısınız. Okumuş olduğunuz
konudaki ana fikirlerin, işaret kelimelerin dikkatinizi daha
çok çekebilmesi için altını çizin ya da yanlarına bir işaret
koyun (küçük bir yıldız, ünlem vb.). Sonuç olarak, her
zaman, özetle vb. kelimelerin ardından önemli bir açıklama
geleceğini unutmayın. Bu adım çalıştığınız konunun içeriğine
göre yaklaşık 20 dakika sürmelidir.
Bu adımda önünüzdeki metne
bakmadan "sor" basamağında çıkardığınız sorular ve "oku"
basamağında aldığınız notlara dayanarak konuyu sanki
karşınızda sizi dinleyen birileri varmış gibi yüksek
sesle anlatın. Öğrenilen
bilgilerin yarısından çoğunun ilk bir saatte unutulduğunu
göz önüne alırsak "anlat" basamağındaki tekrar, öğrenmenin
kalıcı olması için büyük önem taşımaktadır. Bu adımda
önünüzdeki kitabı ve aldığınız notları kaldırıp konuyu kendi
kendinize anlatmaya çalışın. Unutmayın ki yeterince
öğrenmediğiniz bilgileri anlatmanız mümkün değildir. Bu
nedenle yapılan tekrarlar varsa, eksiklerinizi görmek ve
tamamlamak açısından oldukça önemlidir.
Hedefe
Ulaşmak İçin Olumsuz Düşüncelerden Uzaklaşın
ÖSS/OKS'yi kendiniz için
bir "olmazsa olmaz" haline getirmek sınav hakkında olumsuz
düşüncelere kapılmanıza neden olacaktır. Bu tür düşünceler
kendinize olan saygınızı kaybetmenize ve kendinizi değersiz
görmenize yol açabilir. Bunun yerine sınavı kazanmanın tek
seçeneğiniz ve son şansınız olmadığını kedinize kabul
ettirin, doğru olan da budur. Geçmişteki
başarısızlıklarınızı değil, başarılarınızı düşünün. Bu size
itici bir güç sağlayacaktır. Kendinize güvenin ama bunun
için nedenleriniz olması gerektiğini unutmayın!
Başarısızlıklarmıza
hayıflanmak yerine nedenlerini bulmaya çalışın. Aynı
nedenlerin yeni başarısızlıklara yol açmasına izin vermeyin.
Sınav başarınızla kişilik değerinizi eş görmeyin. Unutmayın
ki sınavlarda uygulanan kişilik testleri değil, bilgi ve
başarı testleridir. OKS / ÖSS ciddi bir hazırlık gerektiren,
zaman zaman stresi de beraberinde getirebilecek bir
süreçtir. Bazen enerjinizin tükendiğini hissedebilirsiniz.
Böyle durumlarda paniğe kapılmayın, çünkü panik sadece
öğrenmenizi engeller. Kendinize bu tür endişelerin sadece
zaman kaybı olduğunu tekrarlayın ve ders çalışmaya devam
edin.
Matematik Dersİne NasIl ÇalIŞmalIyIz ?
Bir gün soru çözmemek için
izin!
Demek bu gün izin istiyorsun. Gel ne istediğine beraberce
bir göz atalım:
Sınava 180 gün var. Hafta içi her gün 8 saat okulun var bu
60 gün ediyor, geriye 120 gün kaldı. Her gün 1 saat yemek
molası ile geçiyor. Bu da 180 gün içinde 8 gün ediyor,
geriye kaldı 112 gün. Hafta sonları dershaneye geliyor ve 5
saat orada bulunuyorsun bu da eder 11 gün, geriye kaldı 101
gün. Günde ortalama 8 saat uyuyorsun bu da eder 60 gün,
geriye kaldı 41 gün. Hafta içi etütlere 3 saat katılıyorsun
bu da eder 3 gün, geriye kaldı 38 gün. Her gün yollarda eve
gidiş geliş için 2 saatin gidiyor bu da eder 15 gün geriye
kaldı 23 gün.
Zaten bu süre içinde en az 3 gün hastalık iznin olacak.
Kaldı 20 gün. Bu süre içinde 7 gün bayram izni
kullanacaksın, kaldı 13 gün. Şubat tatilinin bir haftasını
dershaneye gelerek geçirecek geriye kalan 7 günü izin olarak
kullanacaksın, geriye kaldı 6 gün.Her gün yarım saat çay ve
sohbet molası veriyorsun bu da eder 4 gün geriye kaldı 2
gün. Günde 8 dakika aynanın karşısında kendini izliyorsun bu
da eder 1 gün. Geriye kalıyor sadece 1 gün ve eğer ben sana
bu 1 günü izin olarak verirsem sen nasıl sınavları
kazanacaksın.
OKS ve ÖSS 'de Matematik Testinde başarılı olmak
istiyorsanız;
Ön hazırlık yaparak derse gir
İyi beslenerek derse gir
Yeni şeyler öğreneceğini düşün ve anlayacağına inan
Tüm gücünle derse odaklan ve öğretmen anlatırken asla yazma,
öğretmen bitirdikten sonra yaz.
Anlamadığını derste mutlaka öğretmenine sor ve tartış,
farklı bir yöntem düşünüyorsan onu da paylaş.
Eve gittiğinde mutlaka o gün öğrendiklerini yazarak ve
çözerek yeniden tekrar et, derste anladığın halde eve
gelince unuttuğun,karıştırdığın her ne varsa mutlaka not al
ve de onları sonraki derste sor.
İyi bir defter tut, püf noktaları farklı kalemlerle
işaretle. İyi bir defterin ders esnasında tutulan defter
olduğunu unutma. Derste not tutup eve gelince onları yeniden
yazmaya dayalı bir sistemin etkin olmadığını da hatırla!
Öğrenilen konu parçasıyla ilgili ek temel sorular çöz ve
test uygula. Arkasından öğrendiğin konuyla ilgili çıkmış
sınav sorularını mutlaka çöz.
Yatmadan önce yarınki programını yap. Çabuk unutulan ama
mutlaka bilinmesi gerekenleri uyumadan biraz önce tekrarla
ve aynı şeyi sabah kalktıktan hemen sonra yap.
İyi bir program, zamanı en iyi bölüştüren bir program
olmayıp, kişinin alışkanlıklarını, koşullarını dikkate alan
programdır. Her insanın biyo ritmi, dikkat aralığı,
yoğunlaşma gücü ve çalışma alışkanlıkları farklıdır. Belki
de bütün bunlar dikkate alınmadığı için okullarda ve
dershanelerde yapılan çalışma programları işlevsiz oluyor.
Düzenli olarak kitap oku, akşamları ciddi bir kanaldan
haberleri izle.
Çok iyi bir kahvaltı yapmadan asla çıkma. “Yapamıyorum!”
deme yerine, “yapacağım” de. Aç karnına iki bardak suyu
yavaş yavaş iç ve özellikle de soğuk olmamasına dikkat et.
Okulda ders dinlerken “nasıl olsa dershanede” anlarım
diyerek dersten uzaklaşma yani okulun işini dershaneye
bırakma. Aynı şekilde dershanede de “nasıl olsa özel kursta
öğrenirim” diyerek dershane işini özel kursuna bırakma.!
Geçmiş dönemlerde çıkmış OKS ve ÖSS sorularını mutlaka
çözmelisiniz.Çünkü bugüne kadar gittiğiniz hiç dershane
sorusu ÖSYM nin hazırlamış olduğu bu soruların özgünlüğünü
yakalayamamıştır.
Akşamları uykunun geldiği kritik anları belirle ve o anlar
geldiğinde konumunu değiştir , farklı bir etkinlikte bulun.
Örneğin bir arkadaşınla telefon görüşmesi yap. Göreceksin ki
uykun kaçacak. Arkasından git dersinin başına otur. Bunu
yapabilmek için mutlaka günlük somut planların olmalı.
Her sınav öncesinde aşamalı olarak ulaşılabilir hedefler
belirle.Diyelim ki üçüncü sınavda 30 matematik nete ulaşmış
isen dördüncü sınavda 35 nete odaklan ve gerçekleşmezse de
umutsuzluğa kapılma, hedefinde ısrarcı ol!
Yapacağın her işi görev olarak yapmak yerine onu bir
sorumluluk olarak yapmaya çalış, yani yaşam tarzına dönüştür
FEN BİLGİSİ DERSİNE NASIL ÇALIŞMALIYIZ?
Fen Bilgisi dersi, derste
öğrenilir. Sizler de dersi çok iyi takip ederek ayrıntıları
yakalamaya çalışın. Kaçırdığınız veya anlayamadığınız
noktaları ise derste öğretmeninize hemen sorun ve sonuçları
not alın.Okulda öğrenemediğiniz Fen Bilgisini Dersanelerde
öğrenemezsiniz.
Derste mutlaka kendi notlarınızı kendiniz tutun ve
öğretmenin özellikle vurguladığı noktalara daha sonraki
tekrarlarınızda anlayabileceğiniz işaretler koyun. Derste
çözülen örnek soruları eksiksiz olarak not alın ve gerekli
açıklamaları not düşün. Hazırladığınız bu notlarınızı günü
gününe tekrarlar yaparak öğrendiklerinizi pekiştirin ve
sonra konu ile ilgili örnekler (özellikle daha OKS de önceki
yıllarda çıkmış sorular) çözerek bilgilerinizin kalıcı
olmasını sağlayın.Fen Bilgisi konularının zihnimizde kalıcı
olmasını sağlamak için, konuyu dinlediğiniz akşam mutlaka en
az bir 10 dakika tekrarını yapın.
Soru çözümüne, kolaydan zora doğru ve özellikle çözümü
yapılmış sorulardan başlamanız daha yararlı olacaktır.
Çözemediğiniz soruların örneklerini inceleme imkanınız
olacaktır. Ayrıca geçmiş yıllardaki OKS de çıkmış soruları
çözmek size, çıkabilecek soru tipleri hakkında fikir
verecektir.Fen Bilgisi sınavlarında sorular yorum ağırlıklı
olduğundan dikkat ön plana çıkmaktadır. Bu nedenle
dikkatsizlikten yanlış yapma oranı oldukça fazladır. Burada
dikkat edilecek şey sorunun açıklama ve esas vurgulanan
kısmının çok iyi okunmasıdır.
Özellikle altı çizili olan kelimeler dikkatle tekrar
okunmalıdır.Unutulmamalıdır ki Puan hesaplamasında özellikle
Fen lisesi hedefleyen öğrencilerimiz için Fen soruları çok
daha önem arz etmektedir.
Formülleri ezberlemektense, formülü sık sık kullanarak, o
bölümle ilgili bol örnek sorular çözerek hafızada kalıcılığı
sağlanmalıdır.
Ders çalışırken başarılı olmanız için odanızın fiziki
şartlarını ders çalışmayla uygun hale getirin. Dikkatinizi
dağıtabilecek; müzik, tv, bilgisayar, oyuncak, poster ve
telefon gibi etmenleri çalışma ortamınızdan uzak tutun.
Hedefe koşarken gücünüzü, motivasyon seviyenizi yüksek tutup
hızınızı en uygun şekilde ayarlayın.
FİZİK DERSİNE NASIL ÇALIŞABİLİRİZ
İlk olarak yapılması gereken iş, fiziğe karşı olan ön
yargıdan kurtulmak olmalıdır. Fizik konularına cesaretle
yaklaşmalı, bu dersi başarabileceğimize inanmalıyız.
Unutulmamalı ki Einstain, İbn-i Hacer, Çiçero gibi insanlar
önceleri kabiliyetsiz, düşünme özürlü zannedilirken
sonraları inançları, kendilerine güvenleri ve azimleri
sayesinde dünya çapında büyük düşünür ve bilim adamı hâine
gelmişlerdir.
Özellikle son yıllarda Liselere Giriş Sınavlarında VE ÖSS de
bilgiye dayanan yorum sorularının ağırlıklı olarak geldiğini
görmekteyiz. Bundan dolayı, sadece konulardaki vurguları ve
formülleri ezberlemektense, konunun amacı ve mantığı
anlaşılmaya çalışılmalıdır. Böylece aynı konu içinde
sorulabilecek çok farklı tipteki yorum soruları çözülebilir
Fizik dersinin birçok dersten farklı yanı günlük hayatta
kullanılan veya gerçekleşen şeylerin bu dersle ilgisi
olmasıdır. Bu nedenle öğrendiklerinizin günlük hayatla
bağlantısını kurmanız öğrenmenin verimini artıracaktır.
KİMYA VE BİYOLOJİ DERSİNE NASIL ÇALIŞMALIYIZ
Biyolojiyi öğrenmenin en etkili yolu sık sık tekrardır. Her
dersin zeka ile halledilebilecek yoruma dayalı yönünün
yanında ezberlenecek yönü mutlaka vardır. Biyolojideki
kavramları ezberlenecek kısımdan kabul edebilirsiniz, aynı
matematikteki formüller gibi. Bu yapılırken görsel malzeme
kullanılabilir. Örneğin kalp ile ilgili kavramları
öğrenecekseniz resim, afiş, fotoğraf, tablo veya maketlere
bakarak çalışabilirsiniz.
Çalışmalarınızı düzenli olarak yapmalısınız. Bunun için
çalışma plânınızda biyolojiye periyodik olarak yer verin. Ya
günlük, ya da haftalık çalışın.
Ders çalışırken anlayamadığınız ya da kafanıza takılan
noktaları not etmeli, öğretmenlerinize sormalısınız. Akıllı
insan aklını kullanır, ondan daha akıllısı başkalarının
aklının da kullanır
Sınavlarda soruyu anlamak çözümü için bir aşamadır.
Başarmanın yolu soruyu anlamaktan geçer. Bu nedenle soruda
altı çizili kelimelere dikkat edilmelidir. Özellikle olumsuz
sorularda, kesinlikle, en az, en çok, yanlıştır, doğru
değildir, olamaz vs. gibi sorunun çözümünde anahtar görevini
üstlenen kelimelerin altı çizilidir. Bu kelimelerin
anlamlarına dikkat edilerek sorunun cevabı düşünülmelidir.
Şekil çizimlerine önem verin ve gerekli gösterimleri şekil
üzerinde yapın. Soru çözümünde kolaydan zora doğru hareket
etmiş ve özellikle çözümü için düzenli bir aşama takip etmiş
olursunuz. Bu sizin bakış açınızı genişletir. Soruyu
anlamanızı kolaylaştırır.
Unutmayın ki en büyük düşmanınız kendi
önyargılarınızda,ilköğretimin 6-7 ve 8. sınıflarında Fen
Bilgisi dersine karşı geliştireceğiniz önyargı temelini
oluşturduğu lise Fizik,Kimya,Biyoloji dersleri için de bir
nevi köprü vasifesi taşımasıdır. Fen Bilgisi dersi asla
başarılamayacak zor bir ders değildir!.. Bu düşünceyi her
zaman kendinize fısıldayın ve başarabileceğinize kendinizi
inandırın. Belirtilen bu uyarılara uyabildiğiniz zaman
göreceksiniz ki, Fen Bilgisi ne kadar zevkli ve kolay bir
dersmiş.
Yorum yeteneğinizin ve test çözme hızınızın artması için çok
sayıda test çözmelisiniz. Sınavlardaki soru çeşitliliğini
düşünecek olursak kullandığınız kaynaklar da silerin
motivasyonunuzu hep üst düzeyde tutacak şekilde olmalı benim
tavsiyem dergiler olacak sizlere.
TÜRKÇE DERSİNE NASIL ÇALIŞALIM?
Sevgili öğrenciler,
Amacınız İster Anadolu ve Fen Liselerine İster Üniversiteye
girip, güzel bir eğitim alarak yarınlara en iyi şekilde
hazırlanmak ve idealinizdeki mesleğe ulaşıp onu en iyi
şekilde yapmak olsun. Bu amaca ulaşmak için gireceğiniz OKS
sınavında sorulan 100 sorunun 25'i Türkçe dersinden ÖSS de
ise sorulan soruların 60 tanesi Türkçe dersinden
gelmektedir. OKS ve ÖSS Sınavlarını analiz ettiğinizde ve
katsayılar dikkatle incelendiğinde Türkçe'nin önemini daha
iyi anlayabilirsiniz.Türkçe’yi bütün kurallarıyla bilmek,
sizin başarınız açısından oldukça önemlidir. Türkçe’yi iyi
bilmek sadece Türkçe sorularını çözmekte değil, diğer
derslere ait soruları çözmekte de işe yarayacaktır.
Sevgili öğrenciler, OKS ’de çıkan Türkçe soruları
1-Sözcükte,Cümlede Anlam Bilgisi,
2-Dil Bilgisi,
3-Anlatım Bozuklukları
4-Yazım Bilgisi
5-Edebiyat Bilgileri olmak üzere 5 temel başlıkta karşınıza
çıkmaktadır.
Anlam bilgisi, her şeyden önce hızlı ve doğru okumanızı;
okuduğunuzu anlamanızı ve anladığınızı yorumlamanızı
gerektirir. Soruların büyük çoğunluğunun anlam bilgisi
olması ve ezbere dayalı bir bilgi istememesi bunun
kanıtıdır. Anlam bilgisi soruları kelime, cümle ve paragraf
düzeyinde karşımıza çıkar. Sözcük anlamında, sözcüğün cümle
içinde kazandığı değişik anlamları bulma, yorumlama ve
deyimlerin anlamlarını kavramaya yönelik sorular sorulur.
Cümle anlamında cümlede verilen yargıyı kavrama, yargının
oluşmasında etkili olan yardımcı yargıları bulma, yargıyı
aktaran kişinin yansıttığı duyguyu, düşünceyi anlama ile
ilgili sorular gelmektedir. Cümle anlamında sizlerin anlama
yeteneğiniz ölçülür. Ayrıca birbirine benzer yargılar
arasından farklı olanı bulabilme üzerinde durulur.
Paragrafta sizden istenen, değişik yargılardan oluşan bir
bütünü kavramanızdır. Bunu kavrarken aynı zamanda onun
parçalarla olan ilgisini de anlamanız istenir. Paragraf
soruları uzun olmasından dolayı zor soru olarak algılanır.
Oysa bu soruların cevabı soruda verilen parçanın içinde
gizlidir. Bu yönüyle belki de en kolay sorular paragraf
sorularıdır. . Paragraf sorularını kolay çözmenin yolu bol
paragraf sorusu çözmekten geçer.Paragrafı okumadan önce soru
kökünü mutlaka okuyun ve ne sorulduğunu anlamaya çalışın.
Ayrıca Anlam Bilgisi konusundan gelen soruları çözebilmek
için az da olsa kitap okumaya çalışmalısınız. Ayda bir iki
kitap bitirmeniz size fayda sağlayacaktır. Okuduğunuz metni
özetlemeye, eleştirmeye çalışırsanız yaptığınız işin
verimliliği daha da artacaktır. Burada değinmek istediğimiz
önemli bir husus da sözlük kullanımıdır. Okuduğunuz metinde
karşılaştığınız kelimelerden anlamlarını bilmediklerinizi
öğrenmek, deyimlerin tam karşılığını bilmek, atasözlerini
kavramak istiyorsanız bir Türkçe sözlük ve bir de atasözleri
sözlüğü edinmelisiniz. Böylece sınavlarda çıkacak muhtemel
deyim, atasözü ve kelime anlamı sorularını çok rahat
çözebilme yeteneğine kavuşmuş olacaksınız.
Anlam bilgisi soruları nasıl çözülür?
Anlam bilgisi konusu Türkçe dersinin en önemli konusu olup,
sınavlarda soruların % 85'inin de geldiği bölümdür.
Dolayısıyla bu konuyu öğrenmek, başarıya ulaşmak için çok
önemlidir. Türkçe dersinin en önemli konusu olan anlam
bilgisin gelebilecek soruları çözmek için şunlara dikkat
edilmelidir:
Günde bir sayfa da olsa kitap okunmalıdır. Kitap okuma
alışkanlığı olmayanlar ilk başlarda gazetelerden ilgilerini
çeken köşe yazılarını, daha sonra Dünya Klasikleri'nden olan
hikâye ve romanları daha sonra ise düşünsel içerikli deneme
kitaplarını okumalıdırlar.
Televizyon seyrederken, birilerini dinlerken, okurken veya
herhangi bir nedenle duyulan ve anlamı bilinmeyen kelime ve
kelime gruplarının anlamları sözlüklerden araştırılıp hemen
öğrenilmeliler. Bunu için de her öğrencinin kütüphanesinde
bir Türkçe sözlük, bir deyimler sözlüğü,bir atasözleri
sözlüğü bir de imla kılavuzu bulunmalıdır. Okul Türkçe
kitaplarının konularının işleniş bölümünde yer alan "Kelime
çalışmaları" ve "Okuma, anlama, Anlatma" çalışmaları
bölümleri mutlaka incelenmeli, çalışılmalıdır.
Okunan metinler üzerinde çalışma yapılarak konuları, asıl
anlatılmak istenen düşünceleri, metinden çıkarılabilecek
düşünceleri ve metnin yazarının veya şairinin konuyu ortaya
koyarken içinde bulunduğu ruh hâlini belirleyerek not etmek
gerekir.
Bu metinler başkalarına da anlatılabilir. Okunan hikâye veya
bir romansa özetleme yapılabilir veya benzer kısa hikâyeler
de yazılabilir. Veya hikâye belli bir noktada bırakılarak
okuyucu tarafında tamamlanabilir.
Bu çalışmalar kişinin okuduğunu anlama ve anladığını sözlü
veya yazılı şekilde ifade edebilme yeteneğini geliştirir. Bu
kabiliyetleri gelişen kişilerin soruları daha kolay ve
hızlı, ayrıca da doğru olarak çözebilecekleri görülecektir.
Soruları çözerken kalem kullanmak gerekir. Kelimelerin,
cümlelerin anlamları belirlenip yanlarına yazılmalıdır. Bu
belirlemeler yorumlanmalı ve kıyaslanmalı, sonra da istenen
bilgiye ulaşılmalıdır.
Özellikle paragraf sorularında kalem kullanmak çok
önemlidir. Sözel bir metindir, okumayla yapılır düşüncesi
eksiktir. Okunan ve parçadan çıkarılan düşünceler, konu, ana
fikir ve yazarın içinde bulunduğu durum not edilmelidir. Bu
veriler sorunun çözümünde bizden istenen bilgiler olacaktır.
Türkçe konuları birbirinin devamı olduğu için konuları
sırayla ve anlayarak çalışın. Bir konuyu çok iyi anlamadan
diğerine geçmeyin.
SOSYAL BİLGİLER DERSİNE NASIL ÇALIŞMALIYIZ?
Tarih Dersine Nasıl
Çalışmalıyız ?
· Öncelikle konu öğrenilmelidir. Önemli yerlerin altı
çizilmeli, bir taraftan da not alınmalıdır. Konu
öğrenilirken olabildiğince muhakeme yapılmalı, olaylar
arasında bağlantılar kurulmalıdır.
· Konu çalışılırken önemli tarihler not edilmelidir. Böylece
zaman kavramı yerleşecek, olaylar arası ilişkiler daha rahat
kurulacaktır.
· Tarihi olaylar neden - sonuç ilişkisine dayanır. Bundan
dolayı bir konu öğrenilmeden diğerine geçilmemelidir.
· Tarih ve coğrafya dersine çalışırken mutlaka harita
kullanılmalıdır. Bu, öğrenmeyi pekiştirecek, öğrenmenin
kalıcı olmasını sağlayacaktır.
· Bir konu iyice öğrenilmeden o konuyla ilgili test
çözülmemelidir. Konu tam öğrenilmeden soru çözülürse,
yapılan yanlışlar moralinizi bozabilir.
Coğrafya Dersine Nasıl Çalışmalıyız ?
· Coğrafya dersine sevgi, merak ve ilgiyle yaklaştığınızda,
onun zevkli bir ders olduğunu göreceksiniz.
· Her konuda olduğu gibi coğrafyada da öncelikle tanım ve
kavramları öğrenmek gerekir. Çünkü anlatılacak konular, bu
tanım ve kavramlar üzerine oturur. İklimin tanımını bilmeden
hava durumu ile arasındaki farkı anlayamazsınız.
· Tanım ve kavramları öğrendikten sonra konu içinde
anlatılan kurallara yoğunlaşmalı, bunların hangi durumlarda
geçerli olduğunu öğrenmelisiniz.
· Konuları daha iyi ve kalıcı öğrenmeniz için atlaslardan,
şekillerden, fotoğraflardan ve resimlerden
yararlanmalısınız.
· Konunun anlaşılması bu dersin öğrenilmesi için yeterli
değildir. Konuları bilmenin yanında bu bilgilerden hareketle
yorum da yapabilmelisiniz. Bu ise bol bol test çözerek
kazanabilecek bir niteliktir.
· Konularla günlük yaşantı arasında ilişkiler kurmalısınız.
Anlatılan konuları adeta gözünüzde canlandırmalısınız. Bunun
için kitaplarda yer alan görsel malzemelerden (resim,
grafik, tablo...) yararlanabilirsiniz.
· Yanlış yaptığınız sorular üzerinde durarak doğru cevabını
ve sebebini mutlaka öğrenmelisiniz. Bu, ilk etapta zaman
kaybı gibi görülse de ileride size zaman kazandırdığını ve
artık daha az hata yaptığınızı göreceksiniz.
Tarih dersine çalışırken şunlara dikkat etmelisiniz:
* İlk önce Tarih müfredatı gözden geçirilmelidir. Daha sonra
konunun bilgi kısmı, iyice öğrenilmelidir. Konu çalışılırken
önemli yerlerin altı çizilerek özet çıkarılmalı, daha sonra
bu özetler kısa aralıklarla tekrar edilmelidir.* Not
çıkarırken kendinize göre ilgi çekici işaretler
kullanılmalıdır.
* Tarihle ilgili temel kavramlar ve terimler çok iyi
bilinmelidir. (Merkezi otorite, siyasi birlik, feodalite,
rönesans, manda ve himaye gibi)
* Temel bilgiler ve kavramlar arasındaki bağlantılar iyi
kurulmalıdır. Örneğin Haçlı Seferleri'nin sonuçlarıyla
Avrupa'daki siyasal, sosyal, ekonomik, bilimsel gelişmeler
arasındaki etkileşim gibi)
*Olaylar arasındaki benzerlikler, ortak özellikler ve
neden-sonuç ilişkileri iyice kavranmalıdır.
* Atatürk'ün Hayatı ve Kişiliği,Kurtuluş Savaşı ,Atatürk'ün
İlke ve İnkılapları konularına özen gösterin.
* Tarih konuları arasında bütünlük olduğu unutulmamalı ve
bir konu iyice öğrenilmeden diğerine geçilmemelidir.
* Konu çalışıldıktan sonra dergi ya da konu anlatımlı
kaynaklarınızdan sorular çözülmelidir.
* Bol soru çözmek, soruları çözerken hızınızı arttıracağı
gibi konulardaki bilgi eksikliklerinizin görülmesini de
sağlayacaktır.
* Testlerde yanlış yapılan soruların konulan kısa
aralıklarla tekrar edilmelidir. Coğrafya dersine çalışırken
şunlara dikkat etmelisiniz:
* Konulan daha iyi öğrenmek için atlaslardan, şekillerden ve
resimlerden faydalanılmalıdır.
* Konulan pekiştirmek için bol bol test soruları çözmek
gerekmektedir. Konularla ilgili çıkmış sorular muhakkak
çözülmelidir. Çünkü bu sorular gerçek sınavda gelebilecek
sorular hakkında size bilgi verecektir.