Çoğu kez birbiriyle karıştırılan "büyüme" ile
"gelişme" sözcükleri, gerçekte birbirinden farklı
kavramlardır; biri diğerinin yerini alamaz. Yapısal artışı dile
getiren "büyüme", bedende gerçekleşen sayısal
değişiklikleri içermektedir. (Kilo, boy artışı gibi). Buna karşılık
"gelişme" kavramı; düzenli, uyumlu ve sürekli bir ilerlemeyi dile
getirmektedir. Gelişim, anne karnından başlayıp ölünceye kadar geçen
bir süreci kapsarken her çocuğun gelişim çizgisinin farklı olduğunu
unutmamak gerekir.Bu nedenle çocuklarımızı bedensel, zihinsel,
sosyal, duygusal yönden karşılaştırmamız gerekir.
GELİŞİM DÖNEMLERİ
- GÜVEN VE GÜVENSİZLİK (0-1 YAŞ)
Çocukluğun 'bebeklik' ya da 'süt
çocukluğu' dediğimiz 0-1 yaşta bebek bütünüyle annesine
ve çevresine bağımlıdır.Onun içinde temel gereksinmesi
'güven'dir.Bunu alamazsa ona 'güvensizlik'
egemen olacaktır. Çocuğun acıkması 'güvensizlik'tir,
doyurulması 'güven'. Çocuğunun altının
kirlenmesi 'güvensizlik'tir , temizlenmesi
'güven'. Annenin uzaklaşması 'güvensizlik'tir,
gelmesi 'güven'.
İnsanın hayatının başında en büyük gereksinmesinin güven olması
çok düşündürücüdür.Daha sonraki yıllarında da bu gereksinme
sürüp gidecektir.Bebeğin temel gereksinmeleriyle ilgili görünen
güven ve güvensizlik ikilemi hayat boyunca sevgiyle ilgili
olarak, başarı ile ilgili olarak, toplumsal korkularla ilgili
olarak sürüp gidecektir.
- ÖZERKLİĞE (BAĞIMSIZLIK) KARŞI UTANÇLA GERİLEME (2 - 3
YAŞ)
Başkalarına güven duygusunun gelişmesinden sonraki aşama kendine
güven duygusu ve kendi işini yapmadır. Bu dönemdeki çocuklar bir
çok işi kendi başlarına yapmaya çalışarak özerk (bağımsız) olmak
istediklerini belirtirler. Bu isteklerini "ben yaparım",
"kendim yapacağım" gibi ifadelerle ortaya
koyarlar. Tamamen başkalarına bağımlı olmak istemezler teşebbüs
ettikleri işleri yaparak kendilerine olan güvenlerini artırmaya
çalışırlar. Yetişkinlerin yaptıkları işe karışmalarını
istemezler. Eğer yaptıkları iş engellenirse öfkelenip
hırçınlaşırlar. Buna karşılık yetişkinler çocukları iki yaşından
itibaren toplumun istediği biçimde davranmaya zorlarlar. Çünkü
çocuklarının toplum kurallarına uyum sağlayabilen bireyler
olarak yetişmelerini isterler. Ancak bu yaş çocuklarının
zihinsel gelişimi henüz doğruyla yanlışı ayırt edebilecek düzeye
ulaşmamıştır.
Bu dönemdeki çocukların kazanmaları gereken önemli bir
alışkanlık tuvalet alışkanlığıdır. Ancak bu alışkanlığın
kazandırılması sırasında baskı yapmak çocuğun kişiliğine tamiri
güç zararlar vermektedir.
Özerklik duygusunun kazanıldığı bu gelişim döneminde aşırı
koruyucu, kısıtlayıcı ve cezalandırıcı ana-baba tutumu özerkliği
bastırmaktadır. Kendisine fırsat tanınmayan , bir iş başarma
heyecanının yaşayamayan çocuklar ileriki yaşlarda çekingen kendi
başına karar veremeyen ve kendine güvenemeyen bir insan haline
gelmektedirler. Ana-baba, çocuk bir işi yapamadığında onu
suçlamamalıdır çünkü sürekli olarak becerisizlikle suçlanan
çocuk cesaretini kaybetmekte ve başarısızlığının yüzüne
vurulması dolayısıyla öfkelenmektedir. Bu öfkenin sonunda ise
utanma duygusu hakim olmaktadır.
- GİRİŞKENLİĞE KARŞI SUÇLULUK (4 - 5 YAŞ)
Girişkenliğe karşı suçluluk dönemindeki çocuk, kendisinin ve
aile üyelerinin rollerini daha açık bir şekilde kavramaya
başlar. Çevresindeki bireylerle yakın ilişkiler kurar,
konuşkandır çok soru sorar. Cinsel kimliğin geliştiği bir
dönemdir.Bu nedenle kızlar annelerini erkek çocuklar ise
babalarını model alırlar.Çocuğun merak duygusu, soruları
bastırılır bunlara cevap verilmezse çocukta suçluluk duygusu
gelişir.
- ÇALIŞMA VE BAŞARILI OLMAYA KARŞI AŞAĞILIK DUYGUSU (6 -
12 YAŞ)
Doğumundan 6 yaşına kadar aile ile daha çok zaman geçiren çocuk
için okula başlama çok büyük bir değişimdir. O güne kadar herkes
tarafından yaptıkları kabul edilen, sevilen ve pek rakibi
olmayan biri iken okul ortamında kendi yaşıtı olan birçok kimse
içinde çocuk yeni bir sürece girmiş olur.
Bu dönemde çocuklar arkadaşları arasında bir yer edinmek,
öğretmenin gözüne girmek başarılı olmak için çalışır, çünkü elde
ettiği başarılar neticesinde takdir ve kabul edilmeyi bekler. Bu
dönemdeki çocuk eğer çevresinden destek görürse kendine duyduğu
güven ve saygı artar ve daha fazla çalışmaya ve başarılı olmaya
yönelir. Aksi halde yaptıklarını değersiz olduğuna inanır ve
aşağılılık duygusuna kapılır.
Yetersizlik ve aşağılık duygusu bu dönemdeki en büyük
problemdir. Aşağılık duygusu geliştiren bir çocuk çevresiyle
sağlıklı ilişkiler kuramaz ve uyum güçlüğü çeker.Bu bakımdan
6-12 yaşları arasındaki çocuklara başarılı olabilecekleri
ortamlar oluşturmak son derece önemlidir. Ancak okul yaşamında
ve normal yaşamda çocukların her zaman başarılı olmaları da
mümkün değildir. Dolayısıyla burada önemli olan başarısızlığı
önlemekten çok ;önce ana-baba olarak kendimizde sonrada
çocuklarımızda başarısızlığı olumlu ve verimli karşılama
becerisini geliştirmektir. Bu konuda öncelikle çocukların kendi
yeteneklerine olan inançlarını güçlendirmeliyiz. Eğer çocuk
kendi yeteneklerinin başarılı olma konusundaki gücüne inanırsa
yaşayacağı başarısızlıkları çaba eksikliğine bağlayacak ve
kişiliği konusunda olumsuz değerlendirmeler yapmayacaktır.
Ana-babaların bu konuda çocuklarına yapacakları en büyük yardım
onları başkaları ile kıyaslamaktan vazgeçmeleri olacaktır.
6 YAŞ GELİŞiM DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ
5 yaşa göre daha hareketli ve gürültücü bir dönemdir.
Bedenlerini daha rahat kontrol ederler, koşmaktan,
zıplamaktan, hareketli oyunlardan hoşlanırlar.
Müzikle dans etmekten şarkılar dinlemekten keyif
alırlar.
Süt dişleri yerini kalıcı dişlere bırakmaya başlarlar.
Bulaşıcı hastalıklara karşı duyarlıdırlar.
Bedenlerinin zarar görmesine karşı duyarlıdırlar.
Tuvalet ve temizlik işlerini kendi başlarına
yapabilirler.
Kendi başlarına giyinip soyunabilirler ama giyimde,
yemekte, masada kendi seçimleri önemlidir.İstekleri
karşısında çocuk inatçılıkla suçlanmamalıdır.
Kız erkek farkı belirginleşmiştir, kızlar bebekle,
erkekler top oyununda ustalaşırlar.
İlginin merkezi olmak isterler, her şeye hevesle başlar,
ama sonunu getiremezler.
Kurallar zor gelir bu nedenle evde olmak isterler.
Meraklıdırlar, bu nedenle etrafı dağıtıp kendilerine
zarar verebilirler ya da uygun cevabı alıncaya kadar
üstelerler.
Özellikle söylenen bir kuralı veya yasağı hemen kabul
etmek yerine 'neden' diye sorarlar.
Bir çok faaliyeti yaparken anne babayı yanlarına
isterler.
Yetişkine daha az bağımlıdır.Arkadaşları vazgeçilmez
olmaya başlamıştır.
Arkadaşları ve öğretmeni önemlidir.
Oyun grupları geniştir, oyun kurallarını koyup bunlara
uyulması konusunda yeni gelen çocukları uyarabilirler.
Oyunlarda ön plana çıkmak isterler.
Bu dönemde rekabet ve kıskançlık duyguları ön plana
çıkar, kendi düşüncelerini kabul ettirmek, lider olmak
önemlidir.
Kendiliğinden fark ederek öğrendiği her şey çok
önemlidir.
Bu yaşta birbirleriyle alay etmek, ad takmak çok sık
görülür.
Değişken yapısı nedeniyle ev v okul davranışları arsında
faklılıklar görülebilir.
Korkuları vardır(gök gürültüsü, rüzgar, karanlık,
hırsız) . Korkuların nedeni yeni bir çevreye açılmak, dış
dünya ile yeni bilgiler öğrenmesi tümünü kavrayamamasıdır.
Somut düşünürler.
Zengin hayal güçleri vardır.
Resim yapmayı, makas kullanmayı severler, bu el
becerileri ilköğretime hazırlıktır.
BEDENSEL GELİŞİMİ DESTEKLEMEK
İÇİN
Parka gidilebilir(koşsun, zıplasın)
Makas, kağıt, kalemler, boyalarla, oyun hamuruyla,
oynayabilir(oynayarak, dokunarak büyük ve küçük kaslarını
geliştirirler)
Önemli olan yediği miktar değil besleyici değeridir.
Yemek ortamlarının olumlu geçmesi sağlanmalıdır.
Çocuk yemeğinin miktarını kendisi ayarlamalıdır.
BİLİŞSEL GELİŞİMİ DESTEKLEMEK
İÇİN
Öğrendiği duyduğu hikayeleri anlatabilir.
Yetişkinler tarafından ona öyküler hikayeler okunabilir.
Hikaye kasetleri dinleyebilir, sonraki bölümlerde neler
olacağını tahmin etmesi istenebilir.
Çocukla konuşurken o-bu-şey kelimelerini kullanmak
yerine nesnelerin eşyaların isimleri söylenmelidir.
Çocuğun sorularına cevap verilmelidir.
KİŞİLİK GELİŞİMİNİ DESTEKLEMEK
İÇİN
Ayrı bir varlık olduğu kabul edilmeli
Koşulsuz sevgi verilmeli
Verilen sözler tutulmalı
Vakit ayrılmalı
Çocuk zorluklarla karşılaşınca hemen yardıma
koşulmamalıdır.Aksi takdirde bağımlı, dirençsiz, olur.Doğru
yaklaşım çocuğu sabırla izlemek, yardım isterse hemen sorunu
çözmektense onunla konuşarak birlikte çözüme ulaştırmaktır.
7 YAŞ ÇOCUĞUN ÖZELLİKLERİ
- Fiziksel - Motor Gelişim:
Bu yaş çocukları çok hareketlidir, enerjileri çok fazladır.
Eğer bu enerji olumlu ve amaca uygun olarak kullanılamazsa,
rahatsız edici düzeyde hareket halinde olma, kalem ısırma,
tırnak yeme gibi yollarla dışa vurabilir. Evde fiziksel
hareketi kısıtlayıcı aktiviteler yerine, enerjilerini yapıcı
şekilde dışa vurabilecekleri etkinlikler düşünmekte yarar
olabilir. Ev ortamının buna uygun düzenlenmesi, anne babayı
sürekli "dur, yapma, koşma, dikkat et…" gibi uyarılarda
bulunmaktan kurtarabileceği gibi, çocuğu da "yaramaz"
etiketinden koruyabilir. Örneğin evde eğer varsa, uzunca ve
mümkün olduğunca boş (dantel örtülü fiskos masalarından,
telefonun durduğu kocaman sehpalardan, üstü ve içi biblo
dolu ne işe yaradığı kimse tarafından anlaşılamayan
gümüşlüklerden vs. arındırılmış) bir koridor, bu yaş
çocuğunun fiziksel enerjisini kimseye sıkıntı vermeden dışa
vurabileceği uygun bir mekan olabilir. Burada asılı bir
basket potasına atışlar yapabilir, bisikletiyle
turlayabilir, bir uçtan bir uca zaman tutarak koşabilir,
arabalarıyla yarışlar yapabilir, bebeklerini gezintiye
çıkarabilir, evdeki basit eşyaları kullanarak çiftlik
kurabilir, çadır kampı yapabilir, hayal gücü ve enerjisini
dilediğince serbest bırakabileceği bir ortamın keyfini
yaşayabilir. Bu yaş çocuklarının dinlenmeye ihtiyaçları
vardır. Fiziksel ve zihinsel çalışmalarda kolayca
yorulurlar. Evde dinlenmeleri için fırsatlar yaratmak uygun
olur. Özellikle ödev yapma işinin kabusa dönüşmesini
engellemenin birinci şartı, çocuğun "çocuk" olduğunu
unutmamaktır! Onlara "küçük memur" muamelesi yapmak, evde
gereksiz ve çözümsüz çekişmelere yol açacağı gibi
çocukluklarına da yapılabilecek en büyük haksızlıktır.
Sadece onların dinlenme şekilleri farklıdır. Siz televizyon
karşısında ayağınızı uzatarak oturmakla veya gazete okumakla
(yani pasif fiziksel aktivitelerle) dinlenmeyi tercih
ederken, çocuğunuz hoplayıp zıplayarak, oyuncaklarını ortaya
dökerek dinlenmeyi isteyebilir.
Bu yaş çocuklarının büyük kas gelişimi, küçük kas gelişimine
oranla daha iyidir. Kalem tutmak ve buna benzer etkinlikler,
küçük kas gelişimidir. . Küçük kas gelişimini hızlandırmak
için, örneğin evde resim yapma çalışmaları yararlı olabilir.
Logo türü oyuncaklar hem dikkat üzerinde hem de kas gelişimi
üzerinde olumlu bir etkiye sahiptir. Kesip yapıştırma
etkinliklerinin de küçük kas gelişimine yararlı etkisi
olabilir. Evde rahat bir ortam hazırlayarak, çocuğunuzun
hayal gücünün ve kas sisteminin gelişimine katkıda
bulunabilirsiniz. Hele bir de duvardaki bir panoda
eserlerini sergileme olanağı tanırsanız, bu onun için çok
zevk aldığı bir aktivite haline gelebilir.
Bu yaş çocukları küçük harfleri ve nesneleri görmede
zorlanabilirler. . Evde çalışırken yararlanabileceği bir
yazı tahtası çok işe yarayabilir. Bu tahta, hem yapıcı bir
oyuncak (örneğin öğretmencilik oyununda) hem de kalem tutma
ve yazı yazma becerisinin gelişimine katkıda bulunacak bir
araç olabilir. Kendisi için yeterli büyüklükte yazı yazma
olanağı tanıması açısından da yararlıdır.
Bu yaşlarda çocukların fiziksel etkinlikleri çok fazladır.
Hiç durmazlar, ancak bu hareketlilik sırasında etraftaki
tehlikelerin çok fazla farkında olmayabilirler. Bu yaş
çocuğu kendini zararlı aktivitelerden koruyamayabilir. Bunun
bir sebebi, tehlikeyi farkında olmayışı diğer sebebi ise kas
kontrolünün zayıf oluşudur. Ev ortamının mümkün olduğunca
fiziksel olarak çocuğa zarar verebilecek eşyalardan (köşeli
cam sehpalar, yüksek eşikler, kapanmayan dolap kapakları,
takılabileceği büyük vazo ya da saksılar vs.) arındırılmış
olması kaza riskini azaltabilir.
Kemik gelişimi henüz tam tamamlanmamıştır, Kemikleri kolayca
çatlayabilir. Özellikle beden eğitimi etkinliklerinde bu
nokta çok önemlidir. Spor etkinliklerinde çok sert olanların
seçilmemesi (karete, judo vs.) ya da en azından 10 yaştan
sonraya ertelenmesi uygun olabilir. Örneğin yüzme, bale,
folklor, dans, atletizm gibi daha yumuşak ve kemik
gelişimine olumlu katıları olabilecek sportif etkinlikler
seçilebilir. Beslenme konusunda da dikkatli olmak
yararlıdır.
- Sosyal - Duygusal Gelişim:
Arkadaş seçiminde daha titiz olmaya başlarlar. 1-2 tane iyi
ve sürekli arkadaşları olabilir, düşmanları da
(sevmedikleri) ! Sırdaş olmak çok önemlidir, ancak çok iyi
sır sakladıkları söylenemez. Özellikle okul uyumunda
arkadaşlarının rolü büyüktür. Okulda arkadaş ilişkileri iyi
gidiyorsa, okulu oldukça severler ama ilişkilerinde ters
giden bir şeyler varsa okula gitmek istemeyebilirler ya da
gönülsüz giderler. Arkadaşlarının düşüncelerini çok
önemserler ama ilişkileri için verdikleri kararları çabuk
unuturlar. Bu noktada anne baba olarak verdiği kararı
hatırlatmak ya da öğütler vermek yerine, etkin dinleme
yöntemini kullanarak kendi çözümlerini üretmesine fırsat
tanımak yararlı olabilir. Yetişkinler kadar tutarlı ve sabit
ilişkileri olmasını ummak, yaşlarına uygun düşmeyen ve
gerçekçi olmayan bir beklentidir.
Küçük grup oyunlarını severler, ancak bu devrede moral
(ahlaki) gelişim yönünden kuralları kesin ve değişmez olarak
algıladıkları için, grup oyunlarında kuralların
değiştirilmesine (az da olsa) tepki verirler. İki kişi
oynarken herşey yolundayken ortama üçüncü birinin girmesi
işleri karıştırabilir. Burada daha çok birinci tercih
olamama kaygısı hakimdir. Bu yaş çocuklarının hemen hepsinde
arkadaşları tarafından ilk tercih edilen kişi olma isteği
vardır. Üç ya da daha fazla kişinin olduğu oyun gruplarında,
lider olan kişiyi çekememe, onun koyduğu kurallara isyan
etme ama bunun yanında onunla arkadaş olmaktan vazgeçememe
gibi çelişik içerikli ilişkiler yaşayabilirler. Kuralların
ya bozulmaması ya da sadece kendileri tarafından
değiştirilmesi gibi egosentrik bir yaklaşımları vardır. Bu
daha çok, henüz kendini değerlendirme becerisine sahip
olmayışlarından kaynaklanır. Kavgaları, münakaşaları sık sık
olur. Bu yaşlarda erkek çocukların fiziksel saldırganlığı,
kız çocukların ise sözel saldırganlığı daha çok yeğlediği
gözlenir. Birbirlerine karşı oldukça acımasız eleştiri ve
davranışları olabilir. Çok radikal kararlar verip, bunları
uygulamaktan derhal vazgeçebilirler. İçinde bulundukları
grupta prim yapan davranışları farkedip benimseyebilirler ve
bunlar gerçekten çok acımasız olabilir.
Bu yaş çocuğu eleştirilere karşı çok hassastır. Bu yaş,
çocuğun kendini kolayca "üretken" veya "beceriksiz"
hissedeceği bir devredir. Evde becerileri ve iyi
yapabildikleri üzerinde daha fazla durarak, eksiklerini
kapatması yönünde motive edilebilirler. Bu yaş çocuğu
kolayca motive olur, kaba tabiriyle gaza gelir. Yapması
istenen şeyin, sadece nasıl söylendiği önemlidir. Hemen
heveslenir ama bu hevesi kısa sürer. Sık sık çabasının ve
ürünlerinin ödüllendirilmesi, takdir edilmesi gerekir.
Başarısızlıktan, tıpkı bizler gibi, hoşlanmazlar. Sürekli
başarısızlıkları yüzlerine vurulursa, kolayca düşük benlik
saygısı geliştirebilirler. Mutsuz hissederler ve
motivasyonları düşer. Başarısızlık, kaçınılması olanaksız
bir kader gibi görünebilir gözlerine ve çabalamaktan
vazgeçebilirler. Bu noktada anne babanın hassas davranması
gerekir. Eksik ve zayıf yanlarının görmezden gelinmesini
önermiyoruz ama bunların nasıl iletildiği çok önemlidir.
Kırgın, kızgın, hayal kırıklığına uğramış ve ümitsiz bir
yaklaşım çocuğu o konuya küstürebilir. Yüksek bir beklenti
ise üzerinde yoğun bir baskı hissetmesine ve denemeden
vazgeçmesine sebep olabilir. Bunun yerine anne babanın
başarısızlıklarda bile olumlu bir şeyler bulmaya çalışması
ve onu yüreklendirmek, geliştirmek için nasıl bir yardımda
bulunabileceği sorunu kendine yönelterek işe başlaması
yararlı olabilir. Hatta bu soruyu direk çocuğa sormak,
kişilik gelişimi adına son derece yapıcı bir davranıştır.
Bu yaş çocuğu, karşısındaki kişilerin duygularına karşı da
daha hassastır. Özellikle yakın çevresini "hayal kırıklığına
uğratmaktan" çok korkar. Onun davranışlarına karşı
hissettiklerinizi "ben dili" ile iletmek bu noktada çok
önemlidir. Aile içinde olan biteni izlemeye başlar ve
gerginliklerden uç sonuçlar çıkarabilir. Örneğin anne
babasının basit bir tartışmasını boşanmayla sonuçlanabilecek
trajik bir olay olarak algılayabilir (hele bir de
arkadaşları arasında anne babası boşanmış olanlar varsa!).
Kendisine suçlanma payı çıkarıp, kaygı duyabilir. Bu
yaşlarda duygusal şantaj ya da baskılar kişilik gelişimini
çok olumsuz etkiler. Kişiler arası ilişkilerde güvensiz,
başkalarını kırmamak için kendini ifade etmekten çekinen,
fazla verici kişiliklerde, genelde bu yaşlara özgü
"sevdiklerine hayal kırıklığı yaşatma korkusu"nun
ebeveynlerce desteklendiğine rastlanmaktadır. Anne babalara,
çocuğun taşımakta güçlük çekeceği düzeyde beklentilerden
uzak durmalarını ve duygusal şantaja asla başvurmamalarını
öneririz.
- Bilişsel Gelişim:
İlkokul çocuklarının öğrenmek, üretmek için güdüsü çok
fazladır. Anne babaya düşen, bu güdüyü en iyi biçimde
değerlendirmeye çalışmaktır. İlgi çekici, renkli ve kolay
izlenebilen materyallerle çocukların bu ilgileri
desteklenebilir. Ürettiklerini beğenmek ve ödüllendirmek ise
anne babanın asli görevidir!
İlkokul çocukları, konuşmaya, tekrarlamaya çok meraklıdır.
Yazmaya ilgi ve merakları daha azdır. Bu yaş çocuklarını
sınıfta öğretmenin, evde anne babanın sık sık sıraları
geldiğinde konuşmaları ve sıralarını beklemeleri konusunda
uyarması gerekir. Özellikle yoğun geçen bir iş gününün
ardından çocuğunuzu dinlemek çok güç olabilir ama son bir
çabayla ona zaman ayırmaya çalışmanızı öneririz. Aktif
olarak ona ayıracağınız sadece yarım saat bile, onun bu
gereksinimini karşılamaya yetebilir. Unutmayın birlikte
geçirilen zamanın niteliği niceliğinden çok çok daha
önemlidir!
Bu yaş çocukları,aynı zamanda şikayet etmeyi de çok
severler. Bu onların moral (ahlaki)gelişimde kuralları katı
bir biçimde algılamalarından ve davranışın ardındaki niyeti
henüz dikkate alamamalarından kaynaklı olabilir. Ayrıca çok
sevdikleri öğretmenlerinin, anne babalarının dikkatlerini
çekmek ya da kıskançlık gibi nedenlerle de bu davranışı
gösteriyor olabilirler. Ama gerçekten sıkıntıları
olabileceğini de gözardı etmemek gerekir. Sonuçta sebep ne
olursa olsun, sizden destek istediğinin bir göstergesidir bu
şikayetler. Ancak bunları çok fazla ödüllendirmenin, şikayet
etmeyi genel bir davranış kalıbı haline getirmesine yol
açabileceği olasılığını da unutmayın!
Bu yaş çocukları somut düşünme döneminde oldukları için,
çoğunlukla görerek ve yaparak öğrenirler. Bu nedenle
söylediklerinizden çok davranışlarınızın önemli olduğunu
unutmayın! Sözcükler ve dolayısıyla konuşma soyuttur. O
sizin davranışlarınızı öğrenir.
8 - 9 YAŞ
- BEDENSEL GELİŞİM
Hareketlidirler, enerjileri fazladır.
Dinlenme tarzları yetişkinlerden fazladır.
Kaza oranının en yüksek olduğu dönemdir.
Kemik gelişimi henüz tamamlanmadığı için sert
spor dalları yerine yüzme, folklor, bale gibi
etkinlikler tercih edilmelidir.
- SOSYAL VE DUYGUSAL GELİŞİM
Okul kurallarına alışmışlardır.
Arkadaş grupları kısa sürelidir.
Sırdaş olmak önemlidir.
Arkadaşlık ilişkileri iyiyse okula severek
gelirlerken ters giden bir şeyler varsa okula gitmek
istemeyebilirler.Bu nedenle 'Okula gitmelisin'
şeklinde öğütler vermek yerine aktif dinleme
yapılmalı, öğrencinin kendi çözümlerini üretmesine
izin verilmelidir.
Oyunlarda kuralların hiç bozulmaması ya da
kendileri tarafından değiştirilmesi gibi düşünceleri
vardır.
Kızlar sözel erkekler fiziksel saldırganlığı
yeğlerler.
Birbirlerine lakap takma, alay etme sık görülür.
Öğretmeninden gelecek destek ve övgü çok
önemlidir.
Kolayca motive olurlar.Bu hevesin devam etmesi
için davranış ve çabalar ödüllendirilmeli, takdir
edilmelidir.
Başarısızlıktan hoşlanmazlar.Sürekli
başarısızlıkları vurgulanırsa olumsuz benlik algısı
gelişebilir.Bu nedenle kızgın, kırgın, hayal
kırıklığına uğramış gözükme baskı yapma ya da
görmezlikten gelme yerine başarısızlıklarda bile
olumlu bir şeyler bulmak 'kendisine nasıl yardım
edeceğini' çocuğa sormak gerekir.
Yakın çevresini hayal kırıklığına uğratmaktan
korkarlar, kolayca suçluluk duyguları
geliştirebilirler.'Ben dilini' kullanmak gerekir.
Arkadaş grubu içinde yeterli oyun becerisi
kazanamama olumsuz benlik algısına neden olabilir.
3.sınıfta olgunlaşma, büyüme istekleri nedeniyle
otoriteyle çatışma görülebilir. Bu yaş çocuklarını
isyankar, ukala gibi adlandırma çok görülür.
- ZİHİNSEL GELİŞİM
Çocuk öğrenmeye, konuşmaya çok
heveslidir.Sorulara cevap vermekten hoşlanır.Yazmaya
ilgi azdır.
Görerek ve yaparak öğrenirler.Bu nedenle öğüt
vermek yerine model olmak önemlidir.
10 YAŞ
- BEDENSEL GELİŞİM
Ön ergenlik belirtilerinin görüldüğü yaş olarak
tanımlanmaktadır.Bedensel değişiklikler hakkında
bilgilendirme yapılmalıdır.
Kızlar hızla büyümeye başlar.Boy atma olayı
hızlanır.
Erkek çocuklar kızlara göre daha ufak
görünümlüdürler.
İştah ve yeme artar.
Kızlar daha az hareketli ritmik dramatizasyon
içeren oyunları tercih ederken, erkek çocuklar takım
oyunlarını tercih ederler.Yüzme ise hem kızlara hem
de erkek öğrencilere cazip gelen spor dalıdır.
Her iki cinste de eklemler hala yumuşak olduğu
için ağır yük altında kalma, kambur oturma ve düzgün
yürümeme gibi durumlarda bozulmaya
eğilimlidir.Bunlarla ilgili uyarılar yapılmalıdır.
Oniki yaşa doğru süt dişleri yerini kalıcı
dişlere bıraktığı için dişlerin bakımı ile ilgili
alışkanlıklar artık yerleşmeli, gerekli uyarı ve
kontrollere devam edilmelidir.
Dengeli beslenme ve süt içme alışkanlıkları
pekiştirilmelidir.
Bulaşıcı hastalıklara karşı vücut direnci
artmıştır.
- SOSYAL VE DUYGUSAL GELİŞİM
Gelişim döneminin altın çağıdır.
Genel olarak mutlu, coşkulu, iyi bir öğrencidir.
Hoşgörülü, uysal ve geçimi kolaydır.
Spordan hoşlanır.
İşbirliğine yatkındır.
Bu uyum esnekliğe karşın davranışları
dağınıktır(kendine bakma, giyinme, temizlenme, üzerinden
çıkardıklarını kaldırmak gibi)
Bu yaş çocuğunda öfke patlamaları görülür ama bu
kendisinden küçüklere yöneliktir.
Ahlaki gelişimde üzerlerinde durdukları en önemli
konu haksızlıktır.Buna rağmen kimi zamanda oyunlarda
mızıkçılık yaparlar.
Arkadaş beğenisi kazanma ve sürdürme yine önemlidir.
Bir grubun üyesi olma (oyun grupları, eğitsel ve
sosyal faaliyet grupları) önem kazanır.
Karşı cinsten olan akranlarla bir gerginlik
yaşanır.Bu gerginlik ve düşmanlığı doğal saymak
gerekir.Çünkü çocuk karşı cinsi reddederek 'kendi
cinsiyetini kabul etme' görevini başarmış olur.
Aynı cinsten olanlar beraber oynarlar.
Oyun becerisi az olan erkek çocukların kızlarla
oynamaları ve küçük kardeş muamelesi görmesi mümkündür.
En iyi arkadaşlıklar aynı sosyoekonomik düzeyden
gelen aynı zihin gücü ve başarı düzeyine sahip, benze
ilgileri olan ve aynı yaştaki çocuklar arsında
olmaktadır.
Çocuğun yeteneğinin üstünde bir başarı ve sosyal
beceri beklemek onun benliğine karşı olumsuz tutumlar
geliştirmesine ve yetersizlik duygular yaşamasına neden
olmaktadır.
Kapasitesi ölçüsünde başarı bekleyip bunu önemsemek
çocuğa başarı ve yeterlik duygusunu sağlayacaktır.
Macera kahramanlık konulu kitaplardan
hoşlanırlar.Özellikle kız çocukları duygusal içerikli
kitaplara ilgi duyarlar.
Küçük puntolu az resimli kitapları okurlar.
11 YAŞ
- BEDENSEL GELİŞİM
Ön ergenlik belirtilerinin görüldüğü yaş olarak
tanımlanmaktadır.Bedensel değişiklikler hakkında
bilgilendirme yapılmalıdır.
Kızlar hızla büyümeye başlar.Boy atma olayı
hızlanır.
Erkek çocuklar kızlara göre daha ufak
görünümlüdürler.
İştah ve yeme artar.
Kızlar daha az hareketli ritmik dramatizasyon içeren
oyunları tercih ederken, erkek çocuklar takım oyunlarını
tercih ederler.Yüzme ise hem kızlara hem de erkek
öğrencilere cazip gelen spor dalıdır.
Her iki cinste de eklemler hala yumuşak olduğu için
ağır yük altında kalma, kambur oturma ve düzgün yürümeme
gibi durumlarda bozulmaya eğilimlidir.Bunlarla ilgili
uyarılar yapılmalıdır.
On iki yaşa doğru süt dişleri yerini kalıcı dişlere
bıraktığı için dişlerin bakımı ile ilgili alışkanlıklar
artık yerleşmeli, gerekli uyarı ve kontrollere devam
edilmelidir.
Dengeli beslenme ve süt içme alışkanlıkları
pekiştirilmelidir.
Bulaşıcı hastalıklara karşı vücut direnci artmıştır.
- SOSYAL VE DUYGUSAL GELİŞİM
Arkadaşlarıyla, çevresiyle uyumlu olan 10 yaş çocuğu
11 yaşında ergenliğe geçişi yaşadığı için birdenbire
anne babanın kurallarına değer yargılarına aldırmamaya
başlar.
Evdeki ya da okuldaki otoriteye gizli bir direnişe
geçer.
Evde herhangi bir konuda yardıma be işbirliğine
yanaşmaz, kardeşleriyle geçinemez.
Anne ve babanın yanlışlarını bulmaya çalışır.
Bencilleşir.
Okulda da yerinde duramaz, sürekli konuşur.Enerji
doludur, hareketlidir.
Yalnız bütün bu yazılanlar her çocukta görülecek
diye bir genelleme yoktur.Çünkü her çocuğun kendine özgü
değişik tavır ve tutumları vardır.
Kız ve erkek çocuklar ayrı ayrı gezer ve oynarlar.
Bu dönem ergenlik boyunca olacak değişimlere bir
hazırlıktır.Şimdiye kadar ailesinin değerleriyle yani
onların doğruları yanlışları ve iyi kötüleri ile yaşamış
olan çocuk artık bunları sorgulamaya başlar.
Çocuk bir yandan kendini arkadaşlarına beğendirmek
isterken anne ve babalarını kırdıkları için üzülürler.
Kızlar bu dönemi erkeklere göre daha yumuşak,
duygusal geçirirler.
Arkadaşlarla sık sık bozuşurlar sonra
barışırlar.Çünkü toplumsal ilişkilerde ilk deneyimlerini
yaşamaktadırlar.
Kızlarla oğlanlar geçinemezler.
Bütün bu karşı çıkmalar rağmen çocuğunuz yine de
sizi sevmekte ve size ihtiyaç duymaktadır.O baş kaldırsa
bile onunla ikili ilişkilerinizi, beraberliklerinizi
sürdürmekte direnin.Çünkü bu dönem:
*Geçici bir dönemdir.
*Davranışlara hemen tepki göstermek yerine
soğukkanlılığınızı kaybetmeden bu davranışın
altındaki nedeni araştırın.
Çocuğunuzun yeni bir kişilik geliştirdiğini artık o
uyumlu size bağlı çocuk olduğu fikrini kafanızdan
çıkarın.
Çocuğunuzun yeteneğinin üstünde bir başarı ve sosyal
beceri beklemek onun benliğine karşı olumsuz tutumlar
geliştirmesine ve yetersizlik duyguları yaşamasına neden
olmaktadır.